Akıllı Evlerle İlgili Bilinmesi Gereken Yanlışlar ve Doğrular

Ancak akıllı evler teknolojisinin henüz çok başındayız. Bu yüzden akılı evler hakkında olmadık her şeye inanıveriyoruz , Peki, sizce bu ne kadar doğru?

Kaan Ezgimen -

Artık teknoloji hayatımızı çepeçevre kuşatmış durumda. Tüm teknolojik gelişmeler ceplerimizden evlerimize kadar kendini entegre edecek bir yer buluyor. Ancak akıllı evler teknolojisinin henüz çok başındayız. Bu yüzden akılı evler hakkında olmadık her şeye inanıveriyoruz ve boyumuzdan büyük paralar harcamaya kalkışabiliyoruz.

Akılı evlere dahil edilen elektronik ürünler henüz kullandığımız bir çok elektronik aygıtın bir arada uyumlu çalışmasından daha büyük bir yenilik taşımıyorlar. Nesnelerin İnterneti teknolojisini de henüz yolun başında olduğunu düşünürsek, günümüz akıllı evleri hakkında abartılan bazı durumların söz konusu olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor. Özellikle bazı ürünler her ne kadar akıllı ev teknolojisine entegre olabiliyor diye tanıtılsalar da, henüz o kadar abartılacak bir durum yok ortada.

Akıllı evler şimdilik birer şovdan mı ibaret?

Teknoloji hayatımızı elimizden bu kadar almaya yüz tutmuşken, buna biraz şüpheci yaklaşmakta fayda var diye düşünüyorum. Çünkü dikkat ederseniz pek çok enteresan cihaz aslında sadece göz boyamaktan başka bir işleve sahip değil. Bu ürünleri geçekten faydalı, hayatınızda bir şeyler değiştirecek ürünlerden ayırt edebilmeniz oldukça yararlı olabilir. Yoksa boşuna para harcamaktan öteye geçemiyorsunuz.

Akıllı evler neden çok pahalı oluyorlar?

Akılı evlere entegre edilebileceği argümanıyla pazarlanan bir çok ürün, uzun vadede ev ekonomisine katkıda bulunacaklarını iddia ederler. Mesela akılı ampuller. Bu ürünler 200 dolar fiyatla satılıyorlar. Bir evde ortalama 10 kadar ampul kullanacağınızı var sayarsak elektrik faturasından uzun vadede tasarruf etmek adına bir anda 2 bin doları gözden çıkarmak her yiğidin harcı değil. Oda sıcaklıklarını dengeleyen ve ısıtma birimleriyle entegre olarak çalışan akıllı termostatların ise sadece kumandaları 180 dolar fiyatla satılıyor. Sistemin uygulama masraflarından bahsetmiyorum bile. Bu aydınlanma ve ısıtma alt yapısının eve montajı neredeyse 4 bin doları bulabiliyor. Ancak bunları yapabilen daha hesaplı düzenekler kurmak da mümkün. Bu noktada ize “ucuz etin yahnisi” atasözünü yaşamamak için ince eleyip sık dokumak gerekiyor. Aşağıdaki resme bakarak, tam teşekküllü bir akıllı eve sahip olabilmenin ne kadar da mümkün olamayacağını kavramak hiç zor değil aslında.

Akılı evler çok teknolojik mi?

Her hangi bir cihaz tanımlarken işin içine artık “akıllı” sıfatı girdiğinde durum biraz değişiyor. Kafamızda hemen her işin altından kalkabilen teknolojik aletler geliyor. Bize bu hissi veren en önemli yanılgılardan biri son derece karmaşık kumanda kutularına, kontrol mekanizmalarına ve alacalı bulacalı gösterge panelleri olabiliyor. Evin bir kısmını kaplayan bu gereçler gerçekten bir uzay gemisinde yaşıyormuşuz his veriyor tüketiciye. Oysa bu karmaşık gösterinin arkasında çalışan gereçler bu kadar karmaşık değiller. Çoğu akıllı ev teknolojisi ürünleri son derece basit bir şekilde var olan cihazlarınıza (klima, sigorta kutusu, kapı zili gibi) tak çalıştır şeklinde bağlanabiliyorlar. Ancak diğer yandan bir uzay üssü tadında elektronik kumanda birimlerine sahip evler de yok değil. Bu birimler evde her şeyi sesle kontrol edebilecek, ısı ya da hareket sensörleriyle tüm elektronik cihazları çalıştırabilecek kadar yüksek teknolojiye sahip olabiliyorlar.

Herkesin bir akıllı evi olmalı mı?

Akılı evler neden ve ne zaman bir ihtiyaç oldu? Teknoloji fanatikleri her piyasa sürülen irili ufaklı teknolojik aygıtı monte edecek ya da kullanacak bir bulmaya devam ettikçe, “Akıllı Ev” trendi asla yükselen değer olma potansiyelini kaybetmeyecek. Bunu yanı sıra emlak pazarı tüm pazarlama ve satış stratejisini de bu kavram üzerine oturtmuş durumda. Aslında akıllı evler uzun süre düşünüldüğünde kulağa hoş gelen bir ütopyadan ileri gidebilme potansiyeline sahip değiller. İşten çıkarken akılı telefonunuzla akıllı evinize telefon ettiğinizde buzdolabındaki eksikleri marketten sipariş edebilen bir mutfak kim istemez? Ya da, mevsimine göre bir mesajla ev sıcaklığını ayarlayabilmeyi. Bunlar mümkün ancak herkesin ihtiyacı mı? Elbette bu kadar “über teknolojik” cihazlarla donatılmak keyifli olabilir. Yeni inşa edilen lüks konutların birçoğu bu tip yeteneklere sahip cihazlarla dolu evler pazarlıyorlar. Ancak bu evlerin fiyatlarını dilendirmek bile cesaret istiyor.

Akılı evler özel yaşamı kısıtlıyor mu?

İnternet üzerinde, evimizde barındırdığımız pek çok cihazın kişisel hayatımıza yönelik tehditler oluşturabileceği hakkında haberler okuyoruz. Bunların çoğu doğru. Ancak duruma göre doğru olduğunu da akılda tutmak gerekiyor. Teknolojik hayat siber saldırılara her birimiyle son derece açık. Bundan dolayı alınması gereken önlemler de çeşitlenebiliyor. Akıllı cihazların hacklenerek kişisel bilgilerin sızdırılması mümkün değil gibi bir düşünce ne kadar yanlışsa, bu cihazlar siber saldırılara karşı korumasız demek de en az o kadar yanlış. Ancak yine de risk taşıdıklarını hep aklımızın bir köşesinde tutmamız gerekiyor.

Nesnelerin İnterneti Özel Hayatımızı Ne Kadar Tehdit Ediyor?

Nesnelerin İnterneti Altyapısına Bağlamak İstemeyeceğimiz 5 Hayati Cihaz

Windows ve OS X Malware'dır, Nesnelerin İnterneti Eşekliktir

 

Benzer İçerikler

YORUMLAR