Eğer Bu Sesleri Tanımıyorsanız Teknoloji Tarihi Dersinden Sınıfta Kalırsınız

Eğer Bu Sesleri Tanımıyorsanız Teknoloji Tarihi Dersinden Sınıfta Kalırsınız
Kaan Ezgimen
Kaan Ezgimen - | teknoloji
YORUM YAZ

Belki teknoloji tarihi diye bir ders görmüyorsunuzdur ama olsaydı "Bu neyin sesi?" diye sorduklarında işiniz biraz zor olabilirdi. Teknolojinin hemen her safhasında elektronik cihazlardan gelen sesler, teknolojik gelişimin ve evrimin kilometre taşları gibi. Belli dönemlerde yaşayan ve teknolojiye sahip olma şansına sahip kuşaklar için bu sesler bugün o zamanı hatırlatacak eski aile albüm fotoğrafları gibi sanki. Yani bu seslerle o kadar iç içe yaşadık ki unutmak da kolay olmadı. Ama kesin bazılarınızın bunlardan haberi bile olmayabilir.

Bu hafta biraz nostalji yapalım istedim. Teknolojik nostalji yapmak için kullanılabilecek en etkileyici konunun ise teknolojik sesler olabileceğini düşündüm. Çünkü bir nesil bu seslerin “peri masalı” olduğunu düşünüp hiçbir şekilde gerçek olabileceklerine inanmazken, bir nesil sadece hayal meyal hatırlıyor. Öte yandan bu seslerle beraber teknolojiyle tanışanlarımız da oldukça fazla. Peki, siz aşağıda örneklerini verdiğim Retro-teknolojik gürültülerden kaç tanesini hatırlıyorsunuz?

Floppy Disk

Eskiden verilerimizi 1.44BB’lık disklerde saklardık. Şimdi böyle bir şey o zamanlar nasıl mümkünmüş diye düşünen bir nesil var. Oysa pek de güzel işimizi görüyordu bu Floppy’ler. Belki bir oyunu ya da uygulamayı PC’ye yüklemek için 5-10 ya da daha fazla Floppy kullanmak zorunda kalıyorduk ama olsundu, mutluyduk ki biz. Sesi de bize heyecan veriyordu. Bu sesi hatırlayanınız var mı?

XT Sabit disk sesi

Sesi demek biraz iyimser kalıyor aslında. Buna gürültüsü desek daha doğru olacak. Şimdi düşünüyorum da eskiden biz bu sese nasıl dayanıyorduk. Gerçekten sinir bozucuymuş. Buyrun burdan dinleyin.

İlk Playstation’ım canım canım

Playstation 1 evimize ilk girdiğinde kendimi tavanda yürüyebilecekmiş gibi hafif ve mutlu hissettiğimi hatırlıyorum. O zamanlar Türkiye’de çok az sayıda şanslı insan bu cihaza sahip olabiliyordu. Çok az derken gerçekten az. Playstation 1’in başlarken çıkardığı ses ise neredeyse bağımlılık yaratmıştı. Bu ses ile büyüyen ya da onu hatırlayan kaç kişi vardır şimdi. Merak ediyorum.

İnternete ses çıkarmadan bağlanmak mı?

Dial-up görmemiş bir nesil yaşıyor dışarda. Dial-up nedir dendiğinde onu organik bir meyve zannedenine rastladım, yemin ederim. Eski püskü modemlerle bizim zamanımızda internete bağlanırken öyle sessiz sedasız operasyonlar gerçekleştirmemiz mümkün değildi. Hatta bir süre internete bağlanan telefon hatları biz bağlı olduğumuz sürece aramalara meşgul kaldılar. Kimse biz internetteyken bize ulaşamadı. Bir de o ses, ah o ses dünya açılan kapının gıcırtısı gibi gelmiştir bana hep. Sahi, aranızda hatırlayanınız var mı?

Tetris Marşı

1989 yılında tıpkı bugün olduğu gibi insanların kafası bir teknolojik cihazdan kalkmıyordu. Evet, tıpkı bugün nasıl her fırsatta kafalarımızı cep telefonlarına gömüyorsak, o yıllarda da Nintendo’nun Tetris’ine büyülenmiş gibi müptela olmuştuk. Ben o zamanlar Tetris açılış müziğiyle sevgilisine “bak sokaktan geçiyorum hadi balkona çık” diye ıslıkla haber veren gençler biliyorum. O zaman cep telefonu falan yok tabii.Öyle yer etmişti hayatımızda. 

Gameboy ve Marioland salgını

Bundan kurtulmak inanın kolay olmadı. Tam Tetris’ten sıyrılmak için kendimizi telkin etmeye çalışırken, Nintendo ikinci darbesini Gameboy ile indirdi. Hele ki Marioland. Unutulacak gibi değildi. Hala tüylerim ürperir. Bir nesil bu sesle helak oldu diyebilirim.

MSN’de muhabbet

MSN diye bir şey vardı, evet vallahi vardı. Hayatımızın bir bölümünü tıpkı bugün WhatsApp ya da Messenger’da yaptığımız gibi orada geçirirdik. Elbette bu mesajlaşma uygulamasından nasibini almış kuşağın unutamayacağı bazı uyarı sesleri de hafızalarına bir şekilde kazınmış oldu. Diğer tarafta ise MSN’den bile haberi olmayan bir gençlik var. Siz hangi taraftasınız.

ICQ var mı ICQ?

Telefon numarası istenmezdi bir zamanlar. Zaten akıllı telefonlar da çok pahalıydı ve ülkede sayılı insanın cep telefonu vardı. Ama ICQ ile birebir mesajlaşmanın keyfi bambaşkaydı, telefona ne gerek vardı ki? ICQ’unun uyarı sesleri de tıpkı MSN gibi belleklerde yer etmiştir. Hala bazen duyar gibi oluyorum.

8 milimetre diye bir şey vardı

Evet, film makaralarımız vardı bizim. Onları özenle projeksiyon makinelerine takardık. Bir film seyretmek için 3 ya da 5 makara değiştirmek zorunda kalabiliyorduk. Ama bu çok da umurumuzda olmuyordu (?). Kütüphanelerimiz de filmler bu makaralara sarılı olarak dizilir, dış etkenlerden korumak içinde cicili bicili kutularda saklanırdı. Bunu hatırlayanınız olduğunu sanmıyorum. Film seyrederken derinlerden gelen makara sesi müzik gibiydi. Şaka yapıyorum ya! Seyrettiğin makarada filmin kopması, odada gürülü bir ortamda birşeyler islemeye çalışmak hatta bazı makinelerin ses özelliğinin olmaması gibi durumlar son derece sıkıcıydı. Ben nefret ederdim şahsen.

İğne vuruşlu dot-matrix yazıcılar

Var mı hatırlayan? İğne vuruşlu yazıcılardan çıkan size bize kendimizi çok önemli bir iş yapıyormuş gibi hissettirirdi. Çıktısını aldığımız belgenin önemi, kulağımıza sanki gürültüsüyle doğru orantılı gibi gelirdi. Bir dönem ofisinde 3 ya da 5 dot matrix yazıcı kullanan iş yerlerinde gürültüden telefonla konuşamadık. Aşağıdaki videonun iki dakika sesini açıp dinleyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Mac bilgisayarların açılış ve çöküş sesleri

Apple kullanmak 80’lerde de çok havalı bir şeydi. Hatırlıyorum PC ve Mac savaşlarının başladığı dönemlerde aynı bugün olduğu gibi hararetli tartışmalar yaşadık. Ancak her bilgisayar gibi Mac’ler de açılırken ve elbette itinayla çökerken bir uyarı sesi veriyorlardı. Hatırlamak isteyenleri aşağıdaki videoyla selamlamak istiyorum. Bu arada bazılarını hatırlıyor olmanız için minimum 40 yaşında olmanız gerekiyor. Hemen hatırlatayım Mac’lerin ilk yıllarında açılış sesi vardı ama çöktüğünde bir uyarı sesi konmamıştı. Mac’lerden Macintosh 2’ye kadar da her hangi bir çöküş uyarısı sesi gelmedi, sessiz sedasız çöküverdiler. 

Hayatımızı değiştiren ses Windows 95

Hala Windows 95 kullanan var mı bilmiyorum ama açılış ve kapanış sesi rüyalarımıza giren bir işletim sistemi oldu. Unutmak mümkün değil. Şahsen ben Windows işletim sistemlerinin açılış ve kapanış seslerini her zaman Apple cihazlara tercih ederim. Hemen hatırlayalım.

Bir dönemin unutulmaz klasiği Nokia 3310

Hala adından söz ettiren tüm dünyanın önünde saygıyla eğildiği mobil telefon Nokia 3310’u bu listede assolist olarak en sona almak istedim. Nokia 3310 iletişim dünyasının vazgeçilmez cihazlarından biri olarak teknoloji tarihinde yerini aldı. Hala kullanan olduğunu biliyorum. Ama şu sesi hatırlatmadan geçmek istemedim.

Artık derin sessizlikler içinde tekonolojinin tadını çıkarııyoruz. Ya da bilmiyorum, belki de çıkaramıyoruzdur. Çünkü hala "Acaba sabit disk çalışıyor mu?"  diye kulağını PC'lere dayayan bir neslin çocuklarıyız.

Paramız Olsa Bile Henüz Satın Alamayacağımız Teknolojiler - Haziran 2015

Paramız Olsa Bile Henüz Satın Alamayacağımız Teknolojiler (Ekim 2015)

YORUMLAR