Facebook Hayatımızı Karartıyor Ama Farkında Değiliz

Facebook Hayatımızı Karartıyor Ama Farkında Değiliz
Kaan Ezgimen
Kaan Ezgimen - | Sosyal Medya
YORUM YAZ

Evet! Son derece doğru. Başlıkta bir hata yok. Facebook hayatımızı mahvediyor. Bunu nasıl yaptığının 10 örneğini tek tek sizlere açıklamak istiyoruz. Sosyal ağ devi Facebook'un bunda suçu var mı? Orasına yazımızın sonunda siz karar verin.

Çok muhteşem zaman geçirdiğimizi düşündüğümüz Facebook, aslında bir karabasan gibi hayatımızı ele geçiriyor, tüm alışkanlıklarımızın bambaşka huylara dönmesini sağlıyor. Sosyal ağların en kalabalık mecrası Facebook'un hayatımızı aslında nasıl kararttığını anlamak için size sadece 10 örnek seçtik. 

1-Artık kimse bize doğum günü kartı atmıyor

Gerçek posta kutunuzda, evet o apartman girişinde duran kutudan bahsediyorum, sizi mutlu kılacak, uzun süre saklayacağınız tebrik kartlarından hiçbir eser kalmadı değil mi? Böyle bir gelenek olduğunu hatırlamayan bir nesil yetiştiğini biliyor muydunuz? Geçenlerde telefonuyla Facebook üzerinde gönderi paylaşan bir çocuğun, babasına 'tebrik kartı nedir' diye sorduğunu duydum. Gerçekten insan üzülüyor. Tebrik kartlarında ki o samimiyet, ilginç resimler ve iyi dilekler yerini soğuk dijital karakterlere, anlamsız işaretlere bıraktı.

2-En iyi haberleri monitör başında öğreniyoruz

En son ne zaman mutlu bir haberi yüz yüze kutladınız. Bir yeğeniniz olduğunu, en iyi arkadaşınızın terfi aldığını hatta uzaktaki kuzeninizin şehre geldiğini hep Facebook'tan öğreniyorsunuz. En iyi arkadaşlarınız bile ilişki durumlarını sizden önce Facebook ile paylaşıyorlar. Siz bu paylaşımların altına sadece bir 'like' atıyorsunuz. Hatta sizden önce onlarca kişinin yorum attığını görerek kendinizi değersiz hissetmiyor musunuz? Bir telefon bile açmaya üşendiğimiz arkadaşlarla dolu listemizde kimin ne yaptığını en son biz öğreniyoruz.

3-Başkalarının hayatı sizi gerebiliyor

Onların daha güzel evleri, daha iyi tatilleri ve daha güzel çocukları olabilir. Bunları her ne kadar iyi ve sıkı dost da olsanız gözünüze sokmakta hiçbir beis görmüyorlar. Hayatınızı sorgulamaya başladığınızın farkında mısınız? Neden onlar gibi mutlu tatilleriniz, güzel mobilyalarınız yok? Her resmin altına bir yorum yazarken bu görüntülerden etkilenmiyormuş gibi yapmaktan sıkılmadınız mı? 

4-En güzel filmlerin ve dizilerin tadı kaçıyor

Heyecanla takip ettiğiniz bir dizinin, seyretmediğiniz bölümlerinin patavatsızca anlatılmasına ne kadar daha dayanacaksınız? Bazı filmlerin sonunu öğrenmemek için harcadığınız çabanın farkında mısınız? Herkes en sevdiğiniz dizinin seyretmediğiniz bölümlerinde neler olduğunu tartışırken, bu zevkiniz de elinizden uçup gidiyor. 

5-Hayalkırıklıkları bitmek bilmiyor

Paylaşımlarda bu eleştiriyi yapmıyor olmanız olanak dışı. Mutlaka bazı paylaşımları esefle izliyor olmalısınız. Oysa arkadaşlarınızı böyle bilmezdiniz. O paylaşımlar, zoraki espriler, klişe alıntı sözlerle etki bırakmaya çalışanlar, klavye filozofları ne kadar şaşkınsınız değil mi? Şimdi bazı gerçekleri mi öğreniyorsunuz yoksa, bunca yıldan sonra. 

6-Ne kadar sıkıcıymışsınız meğer

Attığınız gönderileri neden kimse beğenmiyor? Üstelik sizinkinden bin beter gönderilerin altı yorum dolu ve bir sürü 'like' almış olduğu halde. Facebook arkadaşlarınız sizi görmezden mi geliyor? Yoksa sıkıcı mı buluyorlar. Kendinizi Facebook’da öne çıkarmak için harcadığınız çabanın farkına hiç vardınız mı? Sırf sizin gönderilere insanlar baksın diye hiç size yakışmayan zevksiz şeyler paylaştınız mı? Dürüst olmak gerekirse kim yapmamıştır ki? Facebook’da sıkıcı olursanız tüm hayatınız kararmış gibi gelebilir insana. Zevkinizin ve zekanızın kriterlerini siz değil trendler belirledikçe Facebook'da olmak zor zanaat. Acaba bir çıkıp sonra yine geri mi dönseniz, belki daha çok ilgi çekerseniz?

7-Neden orada değilsiniz?

Bir sürü arkadaşınız en iyi arkadaşınızla beraber resim çektirmiş, herkes birbirini etiketlemiş. Siz neden orada değilsiniz? Size haber vermemiş olmaları biraz kalbinizi burkmuyor mu? Neden davet edilmemiş olabileceğinizi düşünmekte gözünüze uyku girmeyen geceler olmadı mı? 

8-Özgüven sarsan reklamlar

Bazı reklamları neden görüyorsunuz ki? Şişman biri değilsiniz. Neden devamlı diyet ve spor salonu reklamı gösteriliyor size? Bu kategoriye nasıl girmiş olabilirsiniz? Bu ve buna benzer kendinize olan güveninizi sarsacak birçok gönderiyle karşılaşmaktan artık sıkılmış olmalısınız. 

9-Tüm zamanınızı alıyor değil mi?

Girdiniz mi çıkamıyorsunuz? En son ne zaman ailenizle yemek yerken lokmaları hızla yutup bilgisayarın başına koşmadınız ki? Ya da oturup ailenizle veya ev sakinleriyle sohbet ettiniz, diye sormak daha doğru olabilir? Gönderileriniz beğenildi mi, resimlerin altına ne yorumlar geldi, kaç kişi 'like' attı, arkadaşlık isteği gönderdikleriniz geri döndüler mi saplantısı yüzünden ihmal ettiğiniz insanların ve harcadığınız zamanın farkında mısınız? Hayatta geri dönmeyecek tek şeyin zaman olduğunu arada bir de olsa hatırlamalısınız.

10-Facebook olmasaydı neler yapardınız bir bilseniz...

Her ay en az 4 kitap okuyabilir, arkadaş toplantılarına, sanat galerilerine ve konserlere gidebilirdiniz. Her ne kadar adı sosyal ağ da olsa inanın daha çok sosyalleşme imkanı bulabilir, yeni gerçek arkadaşlar edinebilir daha verimli bilgi alışverişi sağlayabilirdiniz. Facebook girdabına kapılmayan insanların hayatlarının çok daha renkli geçtiğine gözlerinizle şahit olabilir, hayatların monitörlere hapsolmadığı yanını keşfederek daha özgür düşünebilirdiniz.

Unutmamak gerekiyor ki; her şeyin aşırısı bünyelere zarar veriyor. Sosyal ağlarında bu konuda bir ayrıcalığı yok. Bu yüzden yapılması gereken en önemli şey Facebook'a da bir sınır koyarak hayatımızı orada aşındırmaktan vaz geçmek olacak. 

Facebook'un Yeni Uygulaması Facebook Lite Yayınlandı

Facebook Kullanıcılarından Özür Diledi

Mark Zuckerberg İnternetin Gelecek 10 Yılını Değerlendirdi

YORUMLAR