Facebook'ta Arkadaş Listenize Almak İstemeyeceğiniz 5 Sosyal Medya Karakteri

Facebook'ta Arkadaş Listenize Almak İstemeyeceğiniz 5 Sosyal Medya Karakteri
Kaan Ezgimen
Kaan Ezgimen - | Sosyal Medya
YORUM YAZ

Facebook ya da herhangi bir çevrimiçi sosyal mecra üzerinden kurulan arkadaşlıklar son yılların en revaçta arkadaş edinme yöntemlerinden biri. Sosyal medyayı kullanarak arkadaş olma refleksi artık toplumun her kesiminde kullanılan ve gelenekselleşmeye yüz tutmuş bir davranış biçimi. Ancak bu yolla yaptığımız arkadaş seçimleri bazen sıkıcı ve bunaltıcı bir kumar oynadığımız anlamına da gelebiliyor. Kimin bizim için iyi ya da kötü arkadaş olma potansiyeli olduğunu anlamakta zorluk çekebiliyoruz. Bazen gerçekten saçımızı başımızı yolmadan önce gerçekleri görmemiz mümkün olamayabiliyor. 

Facebook’ta arkadaş olmak istemeyeceğiniz ya da arkadaş listeniz de varsa hemen kurtulmak isteyeceğiniz 10 kullanıcı profilini sizin için sıralamaya çalıştım. 

Dikkat çekmek isteyenler

Facebook’ta sorunlarını açık uçlu ve sonuca bağlanmamış şekilde paylaşan kullanıcılara bu isim veriliyor. Sorunun ya da paylaştığı olayın sonunu merak ettirmeye çalışarak çevresinden özel bir ilgi bekleyen bu güruh, sürekli kendine ya da kendi yaşantısına ait ucu açık paylaşımlar yapmaya bayılırlar. Mesela “Tamam artık son olsun, bir daha o restoranda yemek yersem ne olayım…” benzeri paylaşımlarla dikkat mıknatısı olmaya çalışırlar. Bazen sadece hiç yoktan yere, öyle ortaya “Allah kahretsin ya!” diye yazanlara rastlamışlığım var.

Okuldan "hatırlatmacılar"

“Hey selam ne haber ben okuldan … hatırladın mı?” diye arkadaşlık teklifleri alıyorsunuzdur. Bir şekilde hafızanızı zorlayıp yakınlık derecenizi bulmaya çalışıyor ve zorlanıyorsanız bu insanlardan uzak durun. Bu tipler genellikle hatıralarınızın arasında kalmış sisli puslu sahnelerden dem vurarak kendilerini kabul ettirmeye çalışırlar. Bu tip arkadaşlık tekliflerini kabul ettiğinizde genellikle okuldan olduğunu iddia eden ancak yalanlarla hayatınıza girmeye çalışan bir karakterle karşı karşıyasınız demektir. Zaten hayatınızda bir önemi olsaydı hemen hatırlardınız değil mi?

Alıntı-kolikler

Size de alıntı okumaktan yeter gelmedi. Bir dikkat edin Facebook sayfanızda bir alıntı kaç tur ve kaç kişide birden tekrarlanıp duruyor. Aynı alıntıyı kaç kez görüyorsunuz. Bu kişileri arkadaş listenizden çıkarmak belki çok sert bir tutum olabilir ama benim gibi yapabilirsiniz, takip etmeyi bırakıverin. Alıntı-kolikler kendilerini gündeme, felsefeye ve dünyadaki her şeye açık her konuda bir şey söylemek ya da paylaşmak zorunda hisseden tiplerdir. Ancak maalesef kendileri bu evrene ait fikri olmayan insanlar olabiliyorlar. Bundan dolayı alıntılar yaparak hem kendilerini tanımaya hem de kafamızı şişirmeye devam ediyorlar. Tek amaçları "Bakın ben ne kadar farkındalıklı bir insanım..." diyebilmek. 

Abartılı paylaşımcılar

Ne yapıp ediyorlarsa dakikası dakikasına Facebook’ta paylaşan insanlar gerçekten o anda yaptıkları her şeyi kendileri için değil sadece sosyal medyaya hava atmak için yapıyorlar. Aslında bunun rahatsız edici olduğu kadar ezik bir durum olduğunu da kabul etmek lazım. Bilmem ne restoranında kaç kişiyle olduğunu hatta bunu da geçtim, yemek tabaklarındaki porsiyonları ya da hesap pusulasının fotoğraflarını paylaşmak çok hoş değil. Bu modaya seyahate çıkanlar, yeni araba alanlar, bebek bekleyenler ve yeni evlenenler hemen uyum sağlayabiliyorlar. Ben bu insanlardan çoktan uzaklaştım. Takip etmiyorum artık.

Eşyalarına tapanlar

Böyle bir sosyal medya kullanıcı profili var. Yeni aldığı veya bir süredir sahip olduğu son derece pahalı bir ev eşyası ya da elektronik eşyayla fotoğraflarını paylaşanlardan bahsediyorum. Yeni cep telefonuyla aynada selfie çekenleri de bu gruba dahil ediyorum. Amaç o telefonu da göstermek değil mi? Aslında TV setlerini, arabalarını, buzdolaplarını, yeni PC’sini ya da konsolunu paylaşan kullanıcıların aslında ne tip insanlar olduğunu anlamak için mülayim olmak gerekmiyor. Sinsi gülümsemelerle “Baaak ben de ne var…” tarzı oyunlar oynamak için vaktiniz varsa siz bilirsiniz, böyle oyuncu çok var. Ancak bu güruhtan uzak durmak en iyisi.

Bonus karakterler, büyük anne ve büyük babanız

Yanarsınız. Benden söylemesi. Paylaşımlarınızın altında garip ve sadece sizin anlayabileceğiniz, belki sadece size doğrudan söylenmesi gereken yorumlar ve paylaşımlarla karşılaşmak istemiyorsanız aman, yapmayın. Zaman içerisinde bebekli resimleriniz “Bak canım nasıl şirinmişsin…” şeklinde herkesle paylaşılabilir. Paylaşımlarınızın altında saç baş yolduracak yorumlarla karşılaşabilirsiniz. Peki, bu onların suçu mu? Hayır elbette değil. Onlar belki de hepimizden daha doğal davranıyor olabilir. Ancak her şeyin de bir yeri ve zamanı var değil mi ama?

Son söz

Facebook bünyesinde dünya kadar karakter barındıran, iyisiyle kötüsüyle karma karışık bir ortam. Ama madem orada bulunacaksınız çevrenize dikkat etmekte fayda var. Facebook arkadaşlarınızı şöyle bir göz gezdirin ve şunu kendinize sorun “bana bir şey olsa bu arkadaşlarımdan kaçı yardımıma koşar” ya da tam tersi siz kaç kişi için yardım elini uzatırsınız, çevrimiçi değil bizzat tüm varlığınızla. Bu karşılaştırmayı yapmak bence önemli.

Ergenlik ve Sosyal Medya Kullanımıyla İlgili Dikkat Çekici Detaylar

Cebinizde Olmazsa Olmaz 20 Sosyal Medya Uygulaması

YORUMLAR