Kablosuz Şarj Teknolojisi Nereden Çıktı, Nasıl Çalışıyor, İşimize Yarıyor mu?

Kablosuz Şarj Teknolojisi Nereden Çıktı, Nasıl Çalışıyor, İşimize Yarıyor mu?

Kablosuz enerji aktarımı yeni bir teknoloji değil. 200 yıla yakın bir süredir bilim insanlarının kafasını kurcalayan ve üzerinde sayısız deneyler yapılmış bir teknoloji kolu. Aslında Nikola Tesla’nın hayali olan kablosuz enerji aktarımı teknolojisi, tam onun kafasındaki gibi olmasa da bugün bir anlamda telefon şarj ederken kullanılmaya başlanılmış bir durum.

200 yılı aşkın bir süredir üzerinde kafa yorulan bu teknoloji, henüz çözümü etkin olarak yaşama geçirilmiş değil. Ancak "ucundan azıcık" faydalanabildiğimiz durumlar mevcut. Nikola Tesla ile başlayan bu serüven, teknolojinin çok disiplinli bir alan olarak yön almasıyla önemini giderek artırdı ve teknolojide farklı disiplinlerin ortak bir çalışma alanı haline geldi.

Nikola Tesla’nın en büyük hayali

Nikola Tesla büyük düşünüyordu, en büyük amaçlarından biri elektriği herkes için ulaşılabilir kılmaktı. Bu amaç için öncelikle elektriği kablosuz olarak transfer etmeyi planladı. 1895 yılında laboratuvarında çıkan büyük yangından sonra taşındığı Colorado Spring kasabasında yaptığı deneylerin çoğunu, bu hayalini gerçekleştirmek için oluşturmuştu. Tesla büyük düşünüyordu derken amacının Londra ve New York arasında elektriği kablosuz iletmek olduğunu da ekleyeyim. Ancak Tesla’nın finansörü J.P Morgen enerjinin yok fiyata satılacağından endişe ederek projeden tüm desteğini çekmesiyle bu proje rafa kalktı. Tesla daha sonra bu fikri George Westinghouse’a da teklif etti ama o da aynı gerekçeyle projeyi reddetti.

Kablosuz şarj teknolojisi ve günümüz

Tesla’nın önünün tıkanmasından yüzyıllar sonra, ancak bugün kablosuz enerji aktarımıyla ilgili gelişmeleri gözlemleyebiliyoruz. İnsan “Tesla’yı reddetmeselerdi bugün teknoloji nerede olurdu?” diye düşünmeden edemiyor tabii. Gelelim kablosuz şarj olayına, "Kablosuz şarj" indüksiyon yoluyla şarj etme teknolojisi olarak da biliniyor. Yani yeni terminolojisi bu diyebiliriz. Bu teknoloji, manyetik bir alan oluşturan bir istasyona sahip. İndüksiyon bobiniyle donatılmış bir cihaz, fiziksel bir kablo bağlantısına gerek duymadan şarj olabiliyor. Daha detaylı anlatmak gerekirse; indüksiyon teknolojisi, bir cismin kendi doğal frekansına eşit ya da çok yakın frekansla uyarılması ile cismin kendi doğal frekansının genliğini bırarak, onu etkiyen frekansın genliğine uyum sağlıyor.  Üzerinde bir çeşit RFID (Radyo Frekansı ile Tanımlama) kartı veya enerji transferine uygun entegre bulunan cep telefonu yerleştirildiğinde, enerjiyi bu karta boşaltıp, diğer düzenleyici entegreleri de kullanarak enerjiyi telefondaki pile iletiyor. Böylece telefon manyetik etkisi zayıf olmadığı sürece hızlı bir şekilde şarj olabiliyor.

Kablosuz şarj için ortak bir standart geliştirilmedi. Bu durum uzun yıllar tüketici elektroniklerinde yer almasına engel oldu. Ancak bu, geçenlerde yayınladığımız Intel, Duracell ve 195 Teknoloji Şirketi Kablosuz Şarj Teknolojisinde İttifak Yapıyor haberimizle değişiyor. AirFuel Alliance ortak anlaşması sayesinde Asus, HTC, Huawei, LG, Motorola, Nokia, Samsung, BlackBerry ve Sony tarafından kablosuz şarj teknolojisine bir standart kazandırılacak. Mobil telefon üreticilerinin yanı sıra Broadcom, Gill Electronics, Integrated Device Technology (IDT), Intel, Qualcomm, Samsung ve  WiTricity gibi kablosuz şarj teknolojisi tasarlayan elektronik firmaları da, yeni belirlenecek olan bu standartlara uyum sağlamaya hazır olan şirketler.

Avantajları ve dezavantajları

Nicola Tesla’nın bu hayalini minnacık bir seviyede de olsa, ilk gerçekleştiren ve kablosuz şarjı kullanan firma Oral-B diş fırçası üreticisi. Oral-B 1990 yılından itibaren bazı diş fırçası modellerinde kablosuz şarj teknolojisini kullanmıştı. Peki, “Bu teknoloji bize ne kazandırıyor ya da kaybettiriyor?” diye soracak olursanız hemen sıralayayım.

Avantajları

  • Elektrik şokuna maruz kalma ve kısa devre olaylarının minimuma indirgemesinden dolayı son derece güvenli
  • Kablo ve şarj aleti taşımak tarihe karışıyor
  • Şarj olması için kullanılan manyetiğin aynı zamanda diğer aletleri de şarj edebilmesi, bu da her teknolojik alet için farklı şarj aleti bulundurmayı ortadan kaldırıyor.

Dezavantajları

  • Kablolu şarj kadar hızlı ve etkili değil (henüz)
  • Etki alanının kısa olmasından dolayı şarj olurken telefonu kullanmak sıkıntı çıkarıyor,
  • Biraz pahalı,
  • Sisteminin daha karışık olmasından dolayı geliştirilmesi uzun sürüyor.
  • Umudumuz AirFuel Alliance 

Üst Seviye Samsung Akıllı Telefonlarda Kablosuz Şarj Standart Olacak

Giyilebilir Teknoloji Cihazlarını Şarj Etmek İçin Yeni Bir Yöntem

Teknoloji Bağımlılarının Hayatlarını Değiştirecek Öneriler

YORUMLAR