Sosyal Medyaya Erişim Durunca Kullanıcılar Ne Tepki Veriyor?

Sosyal Medyaya Erişim Durunca Kullanıcılar Ne Tepki Veriyor?
Kaan Ezgimen
Kaan Ezgimen Sosyal Medya
YORUM YAZ

Eskiden Türkiye’de elektrik ve su kesintileri vardı. Biz bununla yaşamayı kanıksamıştık. Saat kaçta kesileceğini bilir, ona göre önlem alırdık. Türkiye yıllar boyunca kesintiler cenneti olmuştur su kesintisi, elektrik kesintisi, doğalgaz kesintisi bilmediğimiz ve tecrübe etmediğimiz şeyler değil. Ancak Türkiye çevrimiçi yaşamaya kendini o kadar hızlı kaptırdı ki, artık elektrik kesintisi yaşarken üzüldüğümüz tek şey sosyal medyadan, ya da genel olarak çevrimiçi olmaktan uzak kalmak zorunda oluşumuz. 1 saat suyumuz akmasa bulaşıklar, çamaşırlar dağlar kadar olsa umurumuzda olmaz. Fakat durum internet ya da sosyal medya erişimi kesintisi oldu mu, hayata küsüyoruz.

Facebook ya da Twitter’dan uzak kaldığınız zaman ne yapıyorsunuz. İlk 10 dakika kesinlikle çoğumuz uzun süre sinirli oluyoruz. Tolerans kat sayımız bu kesinti uzadıkça düşüyor. Her şeye anında sinirlenebiliyoruz. Oysa bu kısa teneffüsü bir fırsat haline getirebilmek mümkün.

Sosyal medya bağımlılığı

19 Ağustos’ta yapılan bir araştırmaya göre TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) Türkiye'de 16-74 yaş grubunda internet kullananların oranını yüzde 55,9 olarak belirledi. Aynı rapor bu oranların yüzde 64 erkek, yüzde 45,6 kadın olarak işaret ediyordu. TÜİK istatistik raporunda internet kullanım amaçları arasında sosyal medya ilk sırada yer alıyor. İstatistik verilerine göre, bu yılın ilk üç ayında internet kullanan bireylerin yüzde 80,9’u sosyal medya üzerinde profil oluşturma, mesaj gönderme veya fotoğraf gibi aktiviteler gerçekleştirmiş.

Bu rakamlar ardı ardına bir anda okunduğunda bir şey ifade etmiyor olabilir. Ancak sosyal medyaya olan bağımlığımızın önemli göstergesi olarak değerlendirilmeli.

Türkiye sosyal medyadan neden uzak kalıyor uzak kalınca ne yapıyor?

Bunun başlıca sebeplerinden biri politik sorunlardan kaynaklanıyor. Ülkemizde basın yasakları ve sosyal medyaya erişim engellemeleri oldukça sık başvurulan hükümet politikalarından biri. Burada bunun nedenini tartışmayacağım. Çünkü yazının özünde neden bunu yaşadığımızı değil bunu yaşarken ne yaptığımızı anlatmak istiyorum.

Sosyal medya iletişimde bulunmak kadar egolarımızı okşamak için de önemli bir araç. İki saat uzak kalırsak bireysel gündemimizi paylaşamamanın getirdiği sıkıntıyı çok ağır bir şekilde yaşıyoruz.

Mesela aile bireylerimizle yaşadığımız sosyal medya erişim sıkıntısından başka konuşacak pek bir şeyimiz olmadığının farkına varıyoruz. Bu da durumu daha sıkıcı hale getirebiliyor. Sosyal çevrimizin iletilerini yanıtlamakta geç kalıyor olmak bizi yapay gündemimizden tamamen uzaklaştırıyor. Bir şeylere geç kalıyormuşuz hissi yaşıyoruz. Bu durum Sosyal medyada akışkan ve güncel bir profil (?) çizmemizi engelliyor. Küçük bir buhran geçiriyoruz.

Gündemi sosyal medyadan takip ediyor olmak aslında çok da sağlıklı bir durum değil. Çünkü dezenformasyon tehlikesi çok yüksek. Gündem profillere özel yaratıldığı için aslında bu gündemle beraber gerçek hayattan uzaklaşıyoruz. Sosyal medyada yapay gündeme sığınma alışkanlığımız çok ağır bastığı için bunun her ne sebeple olsun elimizden alınmış olması sıkıntı yaratıyor. Gerçek sıkıntılarımıza geri dönmek zorunda kalmak bizi yoruyor.

Sosyal medya olmasa olmaz mı?

Elbette olur aslında. Çevremizle birebir iletişim kurabilme şansını elimize geçirdiğimiz her dakika, aslında kişisel gelişimimiz ve gerçek dünya farkındalığımız için önemli. Ama biz bunu pek değerlendiremiyoruz. Hep bir şeylere yetişmek, cevap vermek ve takip etmek için gerekli olduğuna kendimizi inandırdığımız bu mecra elimizden alındığında boşluğa düşüyoruz.

Komplo teorileri üretiyoruz

Sosyal medyaya erişimin sebebi ne olursa olsun komplo teorileri üretmeye bayılıyoruz. Bu gerçek olmasa da inanmayı seçiyoruz. Çünkü zihnimizde sosyal medya bizim en özgür olduğumuz yer ve eğer erişim duruyorsa mutlaka birileri özgürlüğümüzü elimizden alıyordur düşüncesi daha baskın. Gerçi Türkiye’de böyle düşünmek için haklı sebeplerimiz çok fazla. Ya hacklenmişsek, ya yasak geldiyse, acaba izleniyor muyum, mutlaka hesabıma girdiler gibi felaket senaryoları daha baskın oluyor.

Türkiye sosyal medya kesintilerine elektrik ya da su kesintileri gibi kolay alışamadı. 2010 yılında Facebook yaklaşık 3 saat kesildiğinde kullanıcılar neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Oysa sebebi tamamen Facebook sunucularının yaşadığı bir sorundu. Ama buna inanmak nedense kullanıcılar için çok zordu.

Son söz

Bağımlısı olduğumuz bir durumun birden bıçak gibi kesilmesi konu ne olursa olsun hoşumuza gitmez. Bu her şey için geçerli. Ancak sosyal medya bambaşka bir bağımlılık. Oysa hazır fırsat varken kendimizi biraz bu alışkanlıktan uzak durmaya alıştırsak fena mı olurdu?

Facebook'ta Başka Bir Kimliğe Bürünmemizin 7 Sebebi

Sanal Gerçeklik ve Gittikçe Artan Gerçek Yalnızlığımız

Facebook'ta Geçmişe Yönelik Pişmanlık Duyduğunuz Paylaşımlardan Kurtulmanın Yolları

YORUMLAR