Tüm Uygulamaları Telefonumdan Kaldırarak Nasıl Huzur Buldum?

Tüm Uygulamaları Telefonumdan Kaldırarak Nasıl Huzur Buldum?
Kaan Ezgimen
Kaan Ezgimen - | Yazılım
YORUM YAZ

Bazen üzerinizde ne kadar yük taşıdığınızın farkına varabiliyor musunuz? Bütün bu "sosyal teknoloji" omuzlarınızın üzerinde ağırlaşmıyor mu? Cevap vermek zorunda olduğunuz mesajlar, telefonun bir ucundan sıcak bir merhaba yerine "neredesin" diyen sevgililer ya da yakınlarınız, sizi rahatsız etmiyor mu? Sosyal medyadaki ego savaşları, başkasıymış gibi yapmalar, hesap sormalar ve tüm o sidik yarışları midenizi bulandırmıyor mu? Sürekli bir şeyler pazarlamaya çalışan banka müşteri hizmetleri, sizden para sızdırmak için taklalar atan reklamlar, paradan başka bir şeyi konuşmayan insanlar, içinizi daraltmıyor mu? Tüm bunların akıllı telefonlarınızla cebinizde taşıdığınızın farkında mısınız peki?  Ben geç olmadan fark ettim. Bakın bu aydınlanmadan sonra ne yaptım.


Tüm günlük alışkanlıklarımın değişmesinde sosyal medya uygulamalarını akıllı telefonumdan kaldırmamın büyük etkisi var. Sadece e-posta ve bir tarayıcıdan başka hiçbir uygulamayı telefonumda barındırmıyorum. Böylelikle kimden, ne zaman, nasıl bir bildirim geleceği hakkında bir endişe taşımıyorum, takip etme, geri dönme gibi bir zorunluluk hissetmiyorum. Peki, sosyal medyayı tamamen hayatımdan çıkardım mı? Hayır. Sadece akşamları bir saatimi bu mecraya ayırıyorum. Arkadaşlarımı takip etmiyor, ilgi duyduğum özel alanlardaki sayfaları takip ediyorum. Bu sayfalar genellikle haber, müzik, teknoloji, edebiyat ve sinema sayfalarından oluşuyor ve toplamı 20’yi geçmiyor. Arkadaşlarım bana WhatsApp, Snapchat, Facebook Messenger gibi uygulamalardan ulaşamıyorlar. e-posta yazmaya alıştılar ya da telefon ediyorlar. Çünkü bu uygulamalar telefonumda yok. Bundan dolayı işime ve boş zamanlarıma daha rahat konsantre olabiliyorum. İnterneti de sadece işim için kullanıyorum. Benim için internet mesai demek. Elbette internete karşı değilim ama işimi de eve götürmüyorum.

Bu bana ne kazandırdı biliyor musunuz? Boş zaman, hem de tonlarca. Bunun ne kadar önemli olduğunu anlatamam. Kendimi eskiden yaptığım tüm etkinliklere adamaya başladım. Konserlere ve sinemaya gitmek, kahve içerek kitap okumak ve arkadaşlarımla sadece telefonla iletişim kurarak, dışarda bir mekanda buluşarak ruhumu dinlendiriyor, besliyorum. Çevremde olan bitene karşı daha duyarlıyım. Sokak hayvanları ile ilgili ya da ve çevresel etkinliklere katılıyor, bisiklet grupları ve fotoğraf severlerle uzun sohbetler ve geziler yapıyorum. Dünyam genişledi. Küçük ekranların, var olmayan, erişemeyeceğim dünyaların hayallerinden kurtularak, ayakları yere basan bir birey olmayı başardım. Bir dünya kazandım.

Bu dünyaya katılmak için yapmanız gereken tek şey var. Uygulamalar kafesinden çıkarak, var olan dünyada iletişiminizi sürdürmek. Uygulamaları kaldıramıyorsanız, en azından bildirimlerini kapatın. Akıllı telefonla sosyalleşmekten vazgeçerek, bireysel ve grup etkinliklerine katılın. Gerçek dostlar edinmeye çalışın. Var olan bir sosyal çevre yarattığınızda kendi kişiliğinizin gerçekten takdir edildiğini görmek, size büyük bir motivasyon sağlıyor.

Şimdi sokaktan bulduğum ve uzun süre sağlık bakımlarını yaptıktan sonra beraber evimi paylaştığım sokak köpeğim Kaşık ile Kültür Park’a yürüyüşe çıkıyorum. Üstelik hava da çok güzel. Akıllı telefonumu yanıma alsam bile çevrimiçi olmayacağım. Bir ara yazışırız.

Sevgiler.

Çocuklar ve Teknoloji Üzerine Düşünülmesi Gereken Önemli Noktalar

Teknoloji Bağımlılarının Hayatlarını Değiştirecek Öneriler

Teknolojinin Bizi Depresyona Sürüklediği 5 Nokta

YORUMLAR