Apple'a Dava Açan 'Türk Siri' Haksız Bulundu (Güncellendi)

Apple'a Dava Açan 'Türk Siri' Haksız Bulundu

Apple'ın sesli asistanı Siri'de sesinin izinsiz kullanıldığını iddia ederek ABD'li şirkete dava açan radyocu ve seslendirme sanatçısı Yelda Uğurlu, mahkeme tarafından haksız bulundu.

Türkçe Siri'ye hayat veren kadın olarak bilinen Uğurlu, bir dönemin en çok merak edilen ve konuşulan isimlerinden bir tanesiydi. 

Sözcü'den Fatma Vurgun'un haberine göre, seslendirme sanatçısı Uğurlu, sesinin toplu taşıma anonslarında kullanılacağını düşünerek Nuance Communications isimli şirketle 2011 yılında bir anlaşma imzaladı. Uğurlu, sesinin Nuance Communications tarafından kendisinden onay alınmadan Apple Türkiye'ye satıldığı gerekçesiyle, her iki şirkete de dava açtı. 

türkçe Siri

Tam bu noktada Uğurlu'nun 2015 yılında Türkiye Gazetesi'ne verdiği röportajı hatırlamak gerekiyor. Ömer Temür'e verdiği demeçte, Siri olduğunu sonradan öğrendiğini belirten seslendirme sanatçısı, "Teklif Apple'dan gelmedi. Bir arkadaşım seslendirme şirketinin iki kadın sesi aradığını söyledi. Sesli demo göndermem için beni 15 dakikada bir arıyordu. Ben pek istekli değildim ama sonra kabul ettim. Sesimin metro ve uçakta kullanılacağını sanıyordum; ancak Siri'de duyunca olayın boyutunu anladım"  ifadelerini kullanmıştı. Uğurlu aldığı ücreti ise "Sözleşmeye göre söylemem yasak" diyerek açıklamamıştı.

Davalı taraflar Apple ve Nuance Communications şirketleri, sesin tamamen Yelda Uğurlu'ya ait olmadığını, insan sesine benzer elektronik ses olduğunu söyleyerek, "Davacı, 2011 yılında imzaladığı sözleşme ile kaydedilen sesinin ‘konuşma sentezleme yazılımları’ bakımından izin vermiştir, bu kayıtlı ses birimlerinin Siri uygulamasında kullanılmış olmasını fırsata dönüştürerek haksız kazanç elde etmeye çalışmaktadır”  dedi.

Bilirkişi Raporu Yeniden Düzenlendi

Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi, uzun süren incelemelerin ardından söz konusu sesin Uğurlu'ya ait olduğuna yönünde bir rapor düzenleyerek, "İddia edildiği gibi bu sadece bilgisayar sesi olsaydı ne kişiyle sözleşme yapmaya ne de stüdyo ortamında günlerce ses kaydı almaya lüzum kalırdı. Davalı Apple bu kullanımı yapmak için davacıdan izin aldığını tespit edememiştir" dedi.

Bilirkişi raporuna itiraz eden Apple Türkiye ve Nuance Communications, yeniden bilirkişi raporunun alınması için mahkemeye başvurdu. İkinci kez düzenlenen bilirkişi raporunda ise, Uğurlu'nun 2011 yılında imzaladığı sözleşme gereğince, Apple Türkiye ve Nuance Communications şirketlerinin sesi kullanmasında hakkı olduğu belirtilirken, Uğurlu’nun sesinin direkt olarak değil programla oluşturulup işlenmiş ses yoluyla kullanıldığı ifade edildi.

Davacı vekili Mutlu Çakır, ilk bilirkişi raporunun esas alınmasını isterken, Nuance vekili Eda Uğurlu ve Apple vekili Mutlu Yıldırım Köse ise ikinci bilirkişi raporunun kabul edilmesini talep etti.

Mahkeme, Uğurlu'nun sesinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak kullanıldığını ve kişilik haklarının ihlal edilmediğini belirterek, davayı reddetti. Hukuki süreç, bir üst Mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesi’nde devam edecek.

Dava Devam Ediyor

Yelda Uğurlu'nun avukatı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

" Altını tekrar çizmek isteriz ki;  karar kesin bir karar değildir. Yargılama devam etmektedir. Bu haberler basında yer aldıktan sonra, ilk günkünden de büyük bir kararlılıkla, davayı takip etmeyi sürdürüyoruz. Haklı olduğumuz, dosya içeriği ve bilirkişi raporlarıyla sabittir. Bu davada, Adaletin, er geç yerini bulacağından da şüphemiz yoktur"

YORUMLAR