Eski Astronottan Rekor: Dünya'nın En Derin Noktasına Daldı

Dünya'nın en derin noktasına dalan astronot bir ilki başardı. Mariana Çukuru'na dalış yapan eski astronot keşifleriyle gündem oldu.

Dünya'nın en derin noktasına dalan astronot bir ilki başardı. Dünya'nın en derin bölgesi olarak bilinen Mariana Çukuru'na dalış yapan eski astronot Richard Garriott, hem uzaya hem de Dünya'nın en dibine ulaşarak merak uyandırıyor.

İngiltere doğumlu girişimci ve eski astronot Richard Garriott, Mariana Çukuru'nun dibine gerçekleştirdiği dalış sayesinde dünyada bir ilki gerçekleştirmeyi başardı.

Modern RPG'lerin temellerini atan efsanevi Ultima oyununun geliştiricisi olan Richard Garriott, hem Mariana Çukuru'na hem de uzaya giden ilk insan olarak tarihte önemli bir yer kazandı.

İngiliz oyun geliştiricisi ve eski astronot, hayatı boyunca tüm zamanını ve finansının çoğunu hayalini gerçeğe dönüştürmek için harcadı. Garriott'un macerası 1998'de Güney Kutbu'nun keşfi ile başladı ve sonraki yıllarda bir astronot olarak eğitilmek ve 2008'de Uluslararası Uzay İstasyonunu ziyaret etme fırsatına sahip olmak için 30 milyon dolar ödeyerek devam etti.

Ultima'nın yaratıcısı bu isteklerini gerçekleştirmeyi başardıktan sonra ise keşif çalışmalarını Kuzey Kutbu'na ulaşma amacıyla sürdürdü. Güney ve Kuzey Kutbu'na ek olarak Uzay İstasyonu'na giden Richard Garriott, yolculuğun dördüncü aşamasında ise Pasifik Okyanusu'nun derinliklerine daldı.

Dünya'nın en derin noktasına dalan astronot bir ilki başardı

Dünya yüzeyinden yaklaşık 11 kilometre alçalarak Mariana Çukuru'na giden ve dünyanın en dibini görmeyi başaran girişimci, "Kutuplardan uzaya, uzaydan dünyanın derinliklerine giden ilk kişiyim" ifadelerini kullandı.

The Explorers Club'ın yeni başkanı olan Garriott dalışı, ilk ticari sertifikalı derin su altı aracı olan Limiting Factor ile yaptı. Garriott bu gezinin, Mariana Çukuru'nda araştırma yapmayı ve bilimsel örnekler toplamayı amaçlayan bir dizi dalışın parçası olduğunu belirtti.

Dört saatlik bir yolculuk sonrasında Çukur'un en dibine ulaşmayı başaran eski astronot, "9 santimetre kalınlığındaki titanyum gövde, içinde bulunduğum en küçük araçtı. Ancak bir Soyuz'dan daha geniş hissettiriyor çünkü içinde daha az insan ve malzeme var. Yani aslında kendinizi çok rahat hissediyorsunuz" dedi ve şöyle devam etti:

"Dijital bir mezura aldım ve denizaltı derinliklere inerken 6 milimetreye kadar küçüldü. Basınç o kadar fazlaydı ki, su altında iletişim kurmak için yapılmış akustik telefonlar bile bu derinliklerde zar zor çalıştı. Bu muazzam derinliklerde suyun yoğunluğu gittikçe artıyor. Başlangıçta alçalma hızımız saniyede birkaç metreydi, ancak dibe indiğimizde saniyede yarım metreden daha az ilerleyebildik."

YORUMLAR