Uzmanlar, Bekarlığın Yalnızlığa Etkisini Araştırdı

Uzmanlar, bekarlığın yalnızlığa etkisinin olup olmadığının öğrenilmesine ışık tuttu. Peki, bekarlığın gerçekten de yalnızlıkla bağlantısı var mı? İşte detaylar!

Son yapılan bir araştırma, bekarlığın yalnızlığa etkisinin olup olmadığını gözler önüne serdi. Bu araştırma, bazı kişilerin bekarlığı evliliğe giden yolda bir durak değil, mutlu bir son hedef olarak gördüğünü ortaya çıkardı. Uzmanlar söz konusu kişilerin romantik ilişkiler yerine daha güçlü sosyal çevre geliştirdiğini, kendine duyduğu güvenin çok daha yüksek olduğunu ve daha çok arkadaşlık kurduğunu belirtti.

Bekarlığın Yalnızlığa Etkisi Var mı?

Uzmanlar, bekar kişilerin yalnızlık duygusunu hayattan keyif alma yöntemine çevirmenin bazı yollarının bulunduğunu belirtti. Araştırmanın yazarı olan Kudüs İbrani Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Elyakim Kislev, bekarlığın yalnızlık veya başarısızlık anlamına gelmediğini, bekar kişilerin bu durumdan aslında çok daha fazla avantaj elde ettiğini bildirdi.

Kislev, yalnız hissetmekten kurtulmak için bu duygunun nedenini saptamanın önemini vurguladı çünkü kronik yalnızlık ile yalnızlık duygusu arasında birtakım farklar bulunuyor.

Amerikan Psikoloji Derneğine göre devamlı yalnızlık, uzun süre boyunca sürekliliğini koruyan yalnızlık ya da sosyal tecrit olarak tanımlarken zihinsel ve fiziksel sağlığı etkiliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin New Jersey eyaletindeki Ağ Terapisi Merkezinin yöneticisi Dr. Indra Cidambi bu durumun uykusuzluk, psikolojik hastalık gibi sorunların miktarını arttırabileceğini ifade etti.

Uzmanlar, yalnızlık duygusunun kişinin istediği ile kurduğu sosyal ilişki farkından doğabileceğini de belirtti. Dr. Cidambi, konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri kullandı:

"Tek olmak, insanı yalnızlaştırmaz. Tek olma algısı, insanı yalnızlaştırır."

Evli insanların da mutsuz olabildiğinin kanıtlandığını belirten Kislev, "Evli kişilerin, eşlerine bağlı oldukları ve diğer ilişkileri arka plana attıkları için evliliklerinde yalnız ve duygusal yönden mahrum kalabilecekleri defalarca kanıtlandı" ifadelerini kullandı. Kislev'e göre çoğu insan yalnızlığın tek kalmayla ilgili olduğunu düşünerek ilişki istiyor ancak ona göre yalnız hissetmeye karşı tek etkili çözüm başka birinde değil kişinin içinde.

Kislev söz konusu araştırmada ABD Nüfus Sayım Bürosu ve Avrupa Toplumsal Anketi verilerini inceledi. ABD ve Avrupa'da yaşları 30 ila 78 arasında değişen çeşitli cinsel yönelimlerden 140'tan fazla bekar ile röportaj gerçekleştirdi. Mutlu bekarlar ile mutsuz bekarlar arasındaki farkın bu kişilerin bekar olmak ile ilgili kalıplaşmış düşünceleri ne kadar kabul ettiği ile bağlantılı olduğu öğrenildi.

Bu durumdan rahatsızlık duyan kişilerin büyük bir kısmının doğru kişiyi bulamama ve benzeri nedenlerden ötürü mutsuz olduğu ortaya çıktı. Mutlu olanlarınsa sorumlulukları üstlenen, evlilik yetine sosyal ilişkilere ağırlık veren ve bekarlıktan keyif duyan kişilerden oluştuğu gün yüzüne çıktı. Bazı mutlu bekarlar ayrıca seyahat ederek, yeni hobilerle uğraşarak tek başına olmayı daha eğlenceli hale getirdiğini söyledi.

YORUMLAR