Bilime Göre Evcil Kedilerin Anavatanı Türkiye

Bilime Göre Evcil Kedilerin Anavatanı Türkiye
Can Erdil Şentürk
Can Erdil Şentürk teknoloji
YORUM YAZ

Kediler, hayatlarımıza renk katan ve evlerimizin baş köşesini kapan evcil hayvanlarımız. Eğer bir kedi sahibiyseniz kedilerin ne kadar rahatlarına ve bağımsızlıklarına düşkün olduklarını bilirsiniz. Çoğu zaman sizin kedinizin sahibi değil, kedinizin kainatın efendisi olduğunu hissedersiniz.

Evcil bir köpek size ihtiyacı olduğunu her zaman hissettirir, sıcak kanlı ve ilgi arsızıdır. Fakat bir evcil kedi sadece kendi istediği zaman size yanaşır, sadece istediği zaman, istediği bölgesini size sevdirir, sadece istediği yerde yatar ve sizin yerinizi işgal ederek orayı sahiplenmeye bayılır. Bu da kedileri evcilleştirmede ne derece başarılı olduğumuzu sorgulatmıyor değil. İşte bu durum da bilim adamlarının son araştırmalarının konusu olmuş.

Kedilerin özellikleri üzerine yapılan araştırmalar bilim adamlarını kedilerin anavatanı hakkında bulgular elde etmeye yönlendirmiş. Doğada yaşayan vahşi kediler ile insanlar arasında ilk yakınlaşmanın izleri 10.000 yıl öncesinde ülkemiz toprakları üzerinde keşfedilmiş. Söz konusu dönemde Türkiye topraklarında yaşayan ve tarımla uğraşan insanlar buğdayı depoyalabilmek için silolar inşa etmiş ve bu hareketleriyle fare gibi kemirgen hayvanları ve böcekleri köylerine yaklaştırmışlar. Kemirgenlerin ve böceklerin kedilerin doğal diyetinde olması, vahşi kedilerin de köylerdeki insanlarla etkilleşime girmesini sağlamış. Temel ihtiyaçlarını insanların yerleşim yerlerinden gidermenin daha kolay olduğunu keşfeden kediler bu sayede köylerin yeni sakinleri olmaya başlamış. Kedilerin fare ve böceklerin temizlenmesine katkıda bulunması nedeniyle insanların bu yakınlaşmayı hoş karşılaması da oldukça doğal bir durum. Yani her iki taraf için de her şey tamamen duygusalmış.

İşte günümüzde bu yakınlaşma halen temel kalıplarını koruyor ve yapılan genetik analizler de bu durumu doğruluyor. Benimle birlikte yaşayan kedim, ona yeteri kadar mama sunmama rağmen dışarıdan eve giren hamamböceklerini daha ben onları göremeden yakalıyor ve etkisiz hale getiriyor. Ben bu işi yapmaya kalkışsam koltuk ve dolap arkalarına, ulaşılması zor yerlere kolayca kaçan böceği yakalamam imkansız hale geliyor. Kedim ise ninja yeteneklerini konuşturarak olaya anında müdahale ediyor, her ne kadar onu durdurmaya, böceklere bulaşmamasını sağlamaya çalışsam da genetik kodlamasından ötürü binlerce yıl önce atalarının yaptığı gibi içgüdüsel olarak hedefe odaklanıyor.

Kedilerin ülkemiz topraklarında insanlarla birlikte yaşamaya başlamalarından itibaren insanların onların davranışlarını değiştirmeye yeltenmemesi de normal bir durum. Karşılıklı çıkar üstüne kurulu bu etkileşimde tarafların birbirlerinin hizmetlerinden memnun olduğu sürece birbirlerinin hayat şekillerine karışmadıkları varsayılabilir. Bu da günümüz kedilerinin neden başına buyruk evcil hayvanlar olduğuna ışık tutuyor.

Araştırmalar evcil kedilerin ülkemizden sonra piramitlerin inşa edilmesini takiben Mısır'a, Asya'ya, Afrika'ya ve Avrupa'ya yayıldığını gösteriyor. Bütün bu süreç boyunca kedilerin tekrar tekrar evcilleştirildiği de saptanmış. Tarihte kedilerin farklı genetik grupları keşfedildiği için bu genetik kodlara sahip kedilerin ayrı evcilleştirilme süreçlerine sahip olduğu tahmin ediliyor.

Özetle bilim, bizim aslında kedilerin anavatanlarında yaşayan misafirler olduğumuzu söylüyor. Çağlar geçtikçe ülkemizde birçok farklı medeniyet hüküm sürdü; fakat hiçbiri kediler kadar kalıcı olamadı. Yani kedilerin başına buyruk olmasının bir diğer sebebi de aslında bizim onların evlerinde yaşıyor oluşumuz.

Facebook'ta Kedi Sahipleri Üzgün, Köpek Sahipleri Neşeli

YORUMLAR