Dünyada Kanat Çırpan İlk Kuşu Bulmuş Olabiliriz

İlk kuş 1

Muhtemelen dünyanın en çok bilinen fosili Archaeopteryx’tir. İyi korunmuş tüyleriyle kendine hayran bırakmayı başaran fosil, uzun süredir keşfedilmiş ilk kuş fosili olarak adlandırılıyordu. Fakat Archaeopteryx’in gerçekten kuş olup olmadığına dair tartışmalar, bulunduğundan bu yana devam ediyordu. Kuşların dinozorların devamı olduğu uzun süredir biliniyor olsa da Archaeopteryx kuş muydu yoksa tüyleri olan bir dinozor mu?

Manchester Üniversitesi Paleontoloji Bölümü Üyesi John Nudds ve arkadaşları yaptıkları yeni araştırmayla önemli cevaplara eriştiler. Hastanelerde kullanılan X-ray cihazlarından on kat daha güçlü bir senkroton ile yeni bulunan Archaeopteryx fosilini inceleyen bilim insanları, taşlaşmış bölümlerin içerisinde yeni kemik parçaları buldular. Bulunan kemiklerle eldeki fosilin yeni bir Archaeopteryx türü olduğu anlaşılırken, buna Phantom Archaeopteryx adı verildi.

Archaeopteryx-1

(Bulunan sekizinci fosil)

İlk Archaeopteryx fosiliyse 1861 yılında Bavyera’da Jurassic döneminden kalan kireç taşlarının içinde bulunmuş ve iki yıl sonra Darwin’in Türlerin Kökeni kitabında ilk kez dünyaya tanıtılmıştı. Darwin fosil için "kuşlar ve dinozorlar arasındaki kayıp halka" tabirini kullanmıştı. Gerçekten kuşa benzeyen fosil, sadece kemiklerle birlikte ortaya çıkmamıştı: Dinozorun birkaç kemiğinin yanı sıra kuyruğunda bulunduğu tahmin edilen bir tüy parçası da günümüze kadar ulaşmayı başarmıştı. Tüyleri olmasına karşın Archaeopteryx birçok kertenkele özelliği de taşıyordu. Uzun kemikli bir kuyruk, sivri dişlerle dolu bir ağızla birlikte fosil, iki kuş ve kertenkelenin birleşimi gibi görünüyordu. 1876 yılında ikinci Archaeopteryx fosili keşfedilirken, türe dair bilgilerimiz çok sınırlı kaldı. Bugüne kadar sadece 12 örnek bulunabilirken, bulunan fosillerin de birçok parçaları eksikti.

150 yıllık araştırmalara ve çalışmalara rağmen hala bu öncül kuşa dair yeterli bilgiyi edinememiş, ne olduğuna bir türlü karar verememiştik. Fakat 2009’dan sonra bulunan yeni ve daha iyi korunmuş örnekler, Archaeopteryx’e dair araştırmaları hızlandırmayı başardı. 2011’de bulunan  ve “çirkin kuş” adı verilen fosil ise Archaeopteryx’in bütün kayıp parçalarını tamamlaması açısından oldukça önemliydi. Yeni bulunan fosil Grenoble’a getirilip, Avrupa Senkroton Radyasyon Merkezi’ne incelemeye tabi tutulunca, fosilin 150 milyon yıllık olduğu anlaşılmıştı.

Archaeopteryx-2

(Bulunan yeni fosil)

Kuşa daha yakın

Yapılan araştırmalarda yeni bulunan fosilin kafatası kemiklerinin birbirine kaynaşık olduğu görüldü. Yeni fosilin eski fosillerden bir diğer farkıysa lades kemiğinde, modern kuşlarda güçlü uçuş kasları sağlayan lades kemikleri gibi küçük bir topuz olduğu fark edildi. Bu özelliklerin hiçbiri eski Archaeopteryx fosillerinde görülmemişti. Korakoid adı verilen omuz kemerinde daha güçlü sinirlerin bulunması, yeni türün daha güçlü kanatları olduğunun kanıtıydı.

Fakat en büyük sürpriz, modern kuşlarda “carpo-metacarpus” olarak bilinen bilek kemiklerinin yeni bulunan fosilde de olmasıydı. Mezkur kemikler, kuşların kanatlarını aşağıya doğru hızlıca çırpmasını sağlıyor ve yerden yükselmeleri için önemli yardımları oluyordu. Eski Archaeopteryx fosillerinde daha çok dinozorlarda görülen esnek bilek gibi özellikler bulunurken, yeni Archaeopteryx ya da Phantom Archaeopteryx, daha çok kuşlara benzer özellikler içeriyordu.

Yapılan yeni keşifle birlikte Archaeopteryx’in kuşların ilk atası olduğuna dair elimizdeki kanıtların sayısı artarken, bilim dünyası bir başka önemli bilgiyi daha insanlıkla paylaşmış oldu.

YORUMLAR