Haberlerin Özetlerini Okuyanlar Tamamını Okuyanlardan Daha Özgüvenli

sosyal medya haber okuma

Yapılan yeni bir bilimsel çalışma, Facebook üzerinde yayınlanan haberlerin kısa açıklamalarını okuyanların, haberin tamamını okuyanlara göre konu hakkında daha özgüvenli olduklarını ortaya koydu.

York College’de Asistan Profesör olarak görev almakta olan makalenin başyazarı Nicolas Anspach, “Sosyal medya geleneksel medya türlerinden oldukça farklı. Geçtiğimiz on yılda izleyiciler, politik bilgi almak için TV’yi açmayı ya da bir gazete okumayı seçiyorlardı. Bugün ise Facebook ve Twitter yayınlarımıza göz atarken bu bilgileri yanlışlıkla alıyoruz. Dahası bu bilgiler arkadaşlarımızdan ve aile üyelerimizden geliyor. Bu yeni dinamiği büyüleyici buluyorum.” açıklaması yaptı.

Anspach ve arkadaşlarının yaptığı çalışmanın amacı ise sosyal medya üzerinde paylaşılan haberlerden alınan bilgileri ve bu bilgileri alanların davranışlarını ölçmekti. Araştırmada, 320 kişilik bir grup The Washington Post’tan genetiği değiştirilmiş gıdaların güvenliği hakkında bir makale okudu. 319 bir başka grup ise sahte bir Facebook Haber Akışı sayfasından dört farklı haberin başlığına ve kısa açıklamasına göz attı. İki grubun sağlamasının yapılması için ise konu hakkında haberi ya da açıklamaları okumayan 351 kişilik bir başka grup daha seçildi. Haberlerin okunmasından sonra konu ile ilgili katılımcılara altı farklı soru soruldu. Soruları cevaplayanların özgüvenleri test etmek adına kaç doğru yaptıklarını tahmin etmeleri de istendi.

Makalenin tamamını okuyan katılımcıların doğru sayıları, hiç haber okuyamayanların ortalama doğru sayılarından sadece 1 fazla çıktı. Araştırmanın en ilginç verisi ise sadece özet ve açıklama okuyan katılımcıların, diğer gruplara göre daha fazla doğru yaptıklarını düşünmeleriydi.

sosyal medya haber okuma araştırması

Haberi okuyamayanlar neden özgüvenli?

“Sosyal medyadaki küçük makale önizlemeleri bile bilgi almak için yeterli olabilir; ancak bu öğrenme ile sahte bir güven oluşur. Bazı bireyler (özellikle “içindeki sese” güvenenler) konuyu gerçekte olduğundan daha fazla öğrendiklerini düşünebiliyorlar.” diyen Nicolas Anspach, “Bu aşırı güven, artan siyasi katılım anlamına gelebilir; ancak sosyal medyanın seçmenlere tam bilgilendirilmiş seçimler yapabilmeleri için yeterli bilgi sağlayıp sağlamadığı konusunda endişeler devam ediyor. Deneyimizde öğrenmeyi test etmek için gerçek bilgileri kullandık. Buna rağmen, sosyal medya aracılığıyla paylaşılan çok fazla çöpün olduğunu bilmek önemlidir. Sosyal medyanın izleyicileri bilgilendirme kabiliyeti konusunda fazla heyecanlanmadan önce, yanlış bilgi verme potansiyelini de göz önünde bulundurmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Benzer başka bir çalışmada Anspach ve meslektaşları, insanların makale önizlemelerinde yer alan gerçek bilgiler üzerine yanlış biçimlendirilmiş sosyal medya yorumlarına inanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu bulmuşlardı.

Anspach, “Gelecekteki araştırmaların, izleyicilerin gerçeklere ve yanlış bilgilere nasıl farklı tepki verdiğini daha iyi anlamak için yaş veya dijital okuryazarlık gibi faktörleri göz önünde bulunduracağından şüpheleniyorum” ifadelerini de kullandı.

YORUMLAR