17. Yüzyıldan Kalma Mühürlü Mektup Açılmadan Okundu

17. yüzyıldan kalan mühürlü mektup açılmadan okundu. Sanal açılım olarak değerlendirilen bu teknikte X-ışınları kullanıldı.

17. yüzyıldan kalan mühürlü mektup açılmadan okundu. 1697'den bu yana açılmamış bir dizi mektup ilk kez X-ışını teknolojisi kullanılarak incelendi. Araştırmacılar tarafından 'sanal açılım' olarak değerlendirilen bu teknik, tarihi belgelerin incelenmesinde dönüm noktası olabilir.

Uluslararası bir araştırma ekibi Rönesans Avrupa'sından açılmamış bir mektubu, mührünü kırmadan veya herhangi bir şekilde zarar vermeden okudu. Dünyada bir ilk olarak gerçekleştirilen bu teknikte X-ışınları kullanıldı.

Nature Communications'da yayınlanan araştırma, mektubu sanal bir şekilde açmak için X-ışını tarayıcısının, 300 yıl boyunca açılmayan ve karmaşık bir şekilde katlanmış mektubun içeriğini okumasına nasıl izin verdiğini anlatıyor.

Londra Queen Mary Üniversitesi'nin geliştirilen hassas X-ışını mikrotomografi tarayıcısı, 17. yüzyıldan kalma posta sandığından açılmamış bir grup mektubu taramak için kullanıldı.

Bu mektupları gönderenler, 'mektup kilidi' olarak bilinen tekniği kullanarak mektupları kapatmışlardı. Mektup kilidi, modern zarflar kullanılmadan önce güvenli iletişim için yaygın bir uygulamaydı. Eski güvenlik teknikleri ile modern dijital kriptografi arasındaki bağlantı olarak kabul edilmekte.

300 yıllık mühürlü mektup açılmadan nasıl okundu?

Şimdiye kadar bu mektup paketleri yalnızca kesilerek inceleniyor ve okunuyordu. Ancak bu, tarihi belgelere zarar veriyordu. İngiliz ekip ise mektupların içeriğini, kağıda zarar vermeden incelemeyi başardı. Normalde medikal olarak dişleri incelemek için geliştirilen bu tarayıcı hakkında Profesör Graham Davis şunları söyledi:

"X-ışını tarayıcımızı, paha biçilmez olan dişlerin mineral içeriğini haritalamak için tasarladık. Ancak bu yüksek hassasiyet, kağıt ve parşömen içindeki belirli mürekkep türlerinin çözülmesini de mümkün kıldı. Dişlere bakmak için tasarlanmış bir tarayıcının bizi bu kadar ileri götürdüğünü düşünmek inanılmaz.

X-ışınını geçmiş mektuplar için kullanabildik. Tarama teknolojisi, tıbbi tarayıcılara benzer, ancak çok daha yoğun X-ışınları kullanıyor. Bu harfleri yazmak için kullanılan mürekkepteki metalin en küçük izlerini bile görebiliyoruz."

Üniversitenin X-ışını tarayıcısı, 31 Temmuz 1697 tarihli bir mektubun içeriğini ortaya çıkardı. Mektupta Fransız tüccarın kişisel bir yazışmasının yer aldığı gözlemlendi. Yazışma, Avrupa tarihinin çalkantılı bir döneminde sıradan insanların yaşamları ve endişeleri hakkında fikir veriyor.

Araştırmacılar, sanal açılma yönteminin ve katlama tekniklerinin sınıflandırılmasının, fiziksel kriptografinin tarihsel versiyonunu daha fazla anlaşılmasına ve kültürel mirasların korunmasına yardımcı olacağını düşünüyor.

YORUMLAR