Nükleer Patlama Korkusu: Baltık Denizi'nde Parçacık Sayısı Arttı

Baltık Denizi üzerinde olağandışı nükleer parçacık tespiti yaptıklarını açıklamışlardı. Nükleer patlama korkusu yaratan parçacık sayısı arttı açıklamaları sonasında, peşi sıra bilgilendirmeler geldi.

nükleer patlama korkusu

Geçtiğimiz Cuma günü İsveç'te kurulu olan nükleer ölçüm cihazları, Baltık Denizi üzerinde olağandışı nükleer parçacık tespiti yaptıklarını açıklamışlardı. Nükleer patlama korkusu yaratan parçacık sayısı arttı açıklamaları sonasında, peşi sıra bilgilendirmeler geldi.

Kapsamlı Nükleer Test-Yasaklama Anlaşması Örgütü (CTBTO), dünyanın dört bir yanına kurduğu çeşitli izleme sistemleri ile birlikte, çeşitli izleme görevleri yapıyordu. Başta sismik ve hidroakustik alıcılar yoluyla yapılan izleme görevleri, ülkelerin gizlice yaptıkları nükleer testleri kontrol etmek için hazırlanmıştı. Bu istasyonlar ayrıca, havadaki nükleer parçacık sayılarını ölçmek için kullanılıyordu. 

İsveç'te yer alan istasyonlardan bir tanesi, Cuma günü yaptığı açıklama ile Baltık Denizi üzerinde nükleer parçacık sayısı artışı tespit ettiğini duyurmuştu. Bu tespit sonrasında, havadaki parçacık artışının 1986 yılında yaşanan Çernobil Kazası ile benzerlik gösterdiği dile getirilmişti. Reuters'da yer alan haberde, konunun şimdilik tehlike arz etmediği aktarılmıştı.

1986 yılında o dönem SSCB'ye bağlı Ukrayna'da Çernobil Nükleer Santrali patlamış ve SSCB bunu uzun süre gizlemişti. Ortaya çıkan nükleer serpinti ise onlarca farklı ülkeye yayılmış, çeşitli sağlık sorunlarına yol açmıştı.

Nükleer Patlama Korkusu Sonrasında Rusya'dan Açıklama

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Moskova’nın Baltık Denizi'nde nükleer parçacıklae tespit edilmesiyle ilgili bilgi sahibi olmadığını söyledi. Peskov “Biz son derece gelişmiş radyasyon seviyesi ölçüm cihazlarına sahibiz ve herhangi bir alarm durumu söz konusu değil. Bu bilginin nereden geldiğini bilmiyoruz” dedi.

Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Örgütü’nün yaptığı açıklamada Baltık Denizi çevresinde Cs-134, Cs-137 ve Ru-1033 izotopları tespit edildiği, ancak bunların insan sağlığını tehdit edecek düzeyde olmadığı belirtilmişti.

Örgüt yöneticisi Lassina Zerbo, konuya ilişkin Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu nükleer parçacıkların geldiği tahmin edilen bölgeyi harita üzerinde göstermişti. Haritada Danimarka, Norveç, İsveç’in bir kısmı, Finlandiya ve Rusya’nın St. Petersburg şehri de yer aldı.

Yakın zaman önce nükleer enerji üretiminde Rusya'nın birinci sırada olduğu haberini sizlere aktarmıştık. Rus nükleer tesislerinin daha yoğun çalışmaya başlaması sonrasında, parçacık sayısının artmış olabileceği de yapılan tahminler arasındaydı.

YORUMLAR