Sosyal Medyanın Beslenme Alışkanlıkları Üzerindeki Etkisi Araştırıldı!

Sosyal medyanın beslenme alışkanlıkları üzerindeki etkisini paylaşan Cancer Research UK özellikle gençlerin karşı karşıya olduğu büyük bir sorunu ele aldı.

Cancer Research UK, günümüzün genç kitlesini oluşturan kesimin karşı karşıya olduğu abur cubur reklamlarının miktarını ve bu kapsama giren reklamların genç kitle üzerinde yarattığı etkinin tehlike boyutunu açığa çıkarmak için 11 ila 19 yaşlarındaki hedef kitleyi içeren bir araştırma gerçekleştirdi. Sosyal medyanın beslenme alışkanlıkları üzerindeki etkisine odaklanılan bu araştırmanın sonucunda durumun vahameti gözler önüne serildi.

Sosyal Medya, Beslenme Alışkanlıklarını Nasıl Etkiliyor?

Cancer Research UK, uluslararası alanda dünyanın en büyük bağımsız kanser araştırma kuruluşudur. Kuruluşun ekibi tarafından gerçekleştirilen araştırma, insanların sahip olduğu herhangi bir besini düzenli tüketme gibi alışkanlıkların kanserle nasıl bir bağlantısının olduğunu gösterme amacı taşıyor. Nobel ödüllü ekip üyeleri tarafından yapılan araştırma temelde tamoksifen gibi birden fazla kemoterapi ilacının keşfini içeren geniş kapsamlı çalışmanın yalnızca küçük bir bölümünü içeriyor.

Birleşik Krallık’ta 3.394 katılımcının katkısıyla yürütülen çalışma için kasım ayı içerisinde görüntülenen abur cubur reklamları kullanıldı. Araştırmanın sonuçları ise birçok insanın endişelenmesine sebebiyet verdi. Reklamların kaynaklarının sorgulandığı çalışmanın sonucunda insanların %88’inin “özel teklifler” ile karşılaştığı sonucuna varıldı. Nüfusun %86’sının sosyal medya platformlarındaki reklamlarla, %84’ünün televizyondaki reklamlarla, %57’sinin ise dergi ve gazetelerdeki reklamlarla karşılaştığı sonucuna varılan çalışma, bireylerin neden sağlıksız beslenmek gibi bir alışkanlığa sahip olduğunu açık bir şekilde gösteriyor.

Fast food besin kaynaklarının insan hayatına sağladığı pratiklik, ebeveynlerin çocukların beslenme düzenini kontrol etmesini oldukça güç bir hale getirebilir. Yeni tip koronavirüsle beraber sağlıklı bir beslenme düzeninin önemi tekrardan gün yüzüne çıkıyor. Gençlerin ve çocukların sahip olduğu bu tür alışkanlıkları değiştirmekte ebeveynler güçlük çekebilir ancak depresyon, anksiyete gibi sorunların yanı sıra zayıf bir bağışıklığa neden olduğu bilinen söz konusu zararlı alışkanlıkların meydana getirdiği sağlık sorunlarının her zaman göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Abur cuburların gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin ilk kez bir tartışma konusu olmuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin eski First Lady’si Michelle Obama, obezite salgının gençler üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için bu yöndeki tüm kampanyaların öncüsü oldu. Bu kampanyalardan en önemlisi olan “Let’s Move!”, insanları fiziksel faaliyetler gerçekleştirmeye ve sağlıklı beslenmeye teşvik etti.

Daha yakın zamanlarda verilebilecek bir örnek, Department of Health and Social Care’ın (DHSC) initernetteki abur cubur reklamlarını tamamen yasaklanmasını amaçladığı danışma programıdır. 22 Aralık’ta sonuçlanması planlanan görüşme reklam ajanslarının karşıtlığı ile karşılaştı. Bu ajanslar, bu tür bir yasağın çok kısıtlayıcı olacağını ve böylesine çok yönlü bir konunun ele alınması için çok daha fazla bulguya ihtiyaç olduğunu savundu.

YORUMLAR