Uzmanlar Uyardı: Çocuklarınızı Koronavirüs Kaygılarından Uzak Tutun

Uzmanlar, yeni tip koronavirüs (COVID-19) nedeniyle evde kalmaları gereken çocukların salgınla ilgili gereksiz kaygı uyandıracak konulardan uzak tutulmaları gerektiği uyarısında bulundu.

Uzmanlar, yeni tip koronavirüs (COVID-19) nedeniyle evde kalmaları gereken çocukların salgınla ilgili gereksiz kaygı uyandıracak konulardan uzak tutulmaları gerektiği uyarısında bulundu. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınından dolayı sosyal hayatta, bilinçsizce sergilenen davranışlardan en fazla etkilenecek bireylerin çocuklar olduğunu dile getiren uzmanlar, çocukların mutlaka rutin yaşama ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Çocukların rutin içerisinde belirli saatlerini uykuya, yemek yemeye ve ders çalışmaya ayırmaları gerektiğini belirten Uzman Çocuk Klinik Psikolog Sümeyye Aksoy Barış, "Yine bu rutin içerisinde esneme hareketleri, müzik açıp dans etmek, egzersiz yapmak gibi çocukların enerjilerini atmalarına yardımcı olacak, keyif alacakları faaliyetler olmalı" İfadelerini kullandı.

Barış, "Bu süreç içinde gücün çocukta olduğu, oyunu kendi istediği gibi rahatlıkla yönettiği ve kendini güvende hissettiği sembolik oyunlar oynanabilir. Örneğin, çocuk herhangi bir şeyi virüsmüş gibi oynayabilir ve oyun gereği onu alt edebilir. Böylece gücün kendisinde olduğunu hisseder. Bu süreç içerisinde çocuk yaşadığı stresi oyuna yansıtacak ve kendini ifade etme şansı bulacaktır" şeklinde konuştu.

Çocuğun Yaşına Uygun Bir Anlatımın Tercih Edilmesi Gerekiyor

"Neden evden dışarı çıkmıyoruz, gözle görülmeyen bir virüs nasıl oluyor da tüm dünyayı etkiliyor?" şeklindeki soruların çocuğun yaşına ve seviyesine göre cevaplandırılması gerektiğini belirten Barış, "Çocukları yaşlarına uygun ve ihtiyaç duydukları kadar bilgilendirmeliyiz. Çocuğun yaşı küçüldükçe, kısa, somut ve anlaşılır bilgi vermek yeterli olacaktır. Örneğin, çocuklara virüsün gribe benzer bir virüs olduğunu, sağlıklı beslendiğimiz ve hijyene dikkat ettiğimiz sürece bize zarar veremeyeceğini anlatabiliriz.

Ancak, çocuğun yaşı büyükse bilgilendirme biraz daha detaylandırılabilir. Bu konuda dikkat etmemiz gereken önemli noktalardan biri, özellikle sosyal medyada yayılan asılsız haberlerdir. Çocukların bilmesi gerekmeyen ölen kişi sayısı, yayılma oranı gibi bilgilerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Çocukların bunları bilmesinde hiçbir fayda olmayacağı gibi aksine çocuklarda kaygı yaratacaktır” şeklinde önerilerde bulundu.

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgına karşı alınacak önlemlerde çocuğun yaşına uygun bir anlatımın tercih edilmesi gerektiğini belirten Barış, "Örneğin, çocuklara 'Ellerini temizlerken sevdiğin bir şarkıyı birlikte söyleyelim mi? Böylece şarkı bitene kadar ellerindeki mikroplar da ölmüş olacaktır' ya da virüs temas yoluyla bulaştığı için 'Seninle bir oyun oynayalım. Bu oyunda el sıkışmak, sarılmak yok, bakalım kim daha uzun süre oyunu sürdürebilecek?' diyerek tedbirleri oyunlaştırabiliriz” dedi.

Çocukların yaşadıkları korku ve kaygıyı anlamanın ve onların duygularını kabul edip yanında olunduğunun hissettirilmesi gerektiğini vurgulayan Çocuk ve Ergen Psikolojisi üzerine çalışmalar yürüten Psikolog Ayşe Nur Tekçe, “Tıpkı günlük yaşamdaki gibi bir düzen oluşturmak, disiplini elden bırakmamak ve böylece sınırların aşılmasına izin vermemek, aile içi iletişimin sağlığını korumak için önemli olacaktır. Çocukların, özellikle sosyal medyada dönen haberlerden, sürekli koronavirüs’ün tehlikelerinden ve getirdiği olumsuzluklardan bahseden haber kanallarından uzak tutulmaları önemlidir” ifadelerini kullandı.

“Panik Havasından En Çok Etkileneceklerin Başında Çocuklar Geliyor”

Tekçe, "Tüm dünyanın eve çekilmesiyle oluşan panik havasından en çok etkileneceklerin başında çocuklar geliyor. Çocuklar birçok durumla ilgili nasıl hissedeceklerini ve nasıl davranacaklarını kendi anne babalarından öğreniyorlar. Onları gözlemliyor ve tehlikenin boyutunu belirliyorlar. Evde sürekli bu konuyu ve getirdiği tehlikeyi konuşan, umutsuz bir pencereden olayları yorumlayan, kaygı düzeyi yüksek anne, babaların çocukları da ne yazık ki bu durumdan en çok etkilenenler arasında oluyor. Onlar da endişeleniyor, güven duyguları sarsılıyor ve büyük bir korku yaşıyorlar” dedi.

Tekçe, “Günler geçip tehlike azalsa dahi onların bu süreçte yaşadığı olumsuz duygular, gelecekte başka sorunlara yol açabilir. Bu süreçte ebeveynler olarak dikkat etmemiz gereken konu, evde bir panik havası olmasını engellemek. Sürekli aynı konudan konuşmak, umutsuz davranmak, haber kanalları izlemek çocuklarımızda birçok ruhsal soruna sebep olabilir” şeklinde konuştu.

YORUMLAR