Son yıllarda yapay zekâ dünyasında yaşanan gelişmelere hepimiz tanıklık ediyoruz. Artık herhangi bir bilgiye ulaşmak için internet sitelerinde uzun uzun arama yapmak yerine doğrudan sohbet botlarını kullanıyoruz. İçerik üretimi, görsel ve video oluşturmadan sağlık ve finans alanına kadar pek çok konuda yapay zekâdan destek alıyoruz.
Bu durumsa bazı mesleklere olan ihtiyacı azaltmaya başladı. Örneğin eskiden bir kapak görseli hazırlamak için mutlaka bir grafik tasarımcıya ihtiyaç duyulurken bugün bu ihtiyaç büyük ölçüde azalmış durumda. Üstelik bu yalnızca grafik tasarım alanıyla sınırlı değil; yazılım, editörlük ve eğitim gibi birçok farklı sektörde de benzer bir dönüşüm yaşanıyor.
Bu nedenle özellikle teknoloji alanında çalışan kişiler, işsiz kalıp kalmayacaklarına dair ciddi bir endişe yaşıyor. Zira bazı büyük teknoloji devleri maalesef binlerce kişiyi işten çıkarttı ve bu durmayacak gibi görünüyor. Peki gerçekten işler tamamen yapay zekâya mı kalacak? OpenAI CEO’su Sam Altman, bu konudaki görüşlerini paylaştı.
Sam Altman'a Göre Yapay Zekâ İşleri Elimizden Alacak mı?
Yapay zekâ dünyasında sıkça duyduğumuz isimlerden Sam Altman, popüler sohbet botu ChatGPT’nin geliştiricisi olan OpenAI’ın CEO’su konumunda. Altman, kısa süre önce X hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımda, insanların yapay zekânın işlerini ellerinden alacağı konusunda aşırı karamsar olduğunu dile getirdi.
Altman’a göre yapay zekânın şu an için insanların yerini tamamen alması oldukça zor. Yani insanların bu konuda erkenden olumsuz düşünmeye başladığını ifade ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Claude sohbet botunun geliştiricisi Anthropic’in CEO’su Dario Amodei de yapay zekânın 6 ila 12 ay içinde yazılım dünyasında büyük bir değişime yol açabileceğini söylemişti. Bu açıklama ise yeni bir işsizlik dalgasının gelebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Ancak Altman, Amodei’nin bu görüşüne katılmıyor. Yapay zekânın insanlara olan ihtiyacı tamamen ortadan kaldırmayacağını, aksine iş dünyasında bir dönüşüm yaratacağını savunuyor. Bu nedenle Altman, insanların yapay zekâdan korkmak yerine ona uyum sağlamaya odaklanması gerektiğini belirtiyor.
Yapay Zekâ Nedeniyle İşten Çıkarmalar Artıyor mu?
Son birkaç yıl içinde birçok teknoloji şirketi, on binlerce çalışanını işten çıkardı. Nisan ayının başında Oracle yaklaşık 30 bin kişiyi işten çıkarırken, Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta da iş gücünün yüzde 10’una denk gelen yaklaşık 8 bin çalışanla yollarını ayırdı. Üstelik bunlar yalnızca kısa bir zaman diliminde yaşanan gelişmeler. Son birkaç yılda toplamda yaklaşık 100 bin kişinin işsiz kaldığı tahmin ediliyor.
Bu işten çıkarmaların büyük bir kısmının şirketlerin verimliliği artırma hedefi kapsamında gerçekleştiği belirtiliyor. Bu süreçte yapay zekânın da etkisi var. Ancak tek neden bu değil. 2019’un Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan COVID-19 pandemisiyle birlikte dünya büyük ölçüde dijitalleşti. Uzun süre evlere kapanılması teknoloji şirketlerine olan ihtiyacı ciddi ölçüde artırdı. Bu da firmaların hızlı bir şekilde büyüyerek binlerce yeni çalışan işe almasına yol açtı.
Ancak pandeminin 2023 yılında büyük ölçüde sona ermesi ve küresel acil durumun kaldırılmasıyla birlikte hayat yeniden normale dönmeye başladı. Eve kapanma sürecinin bitmesi, teknolojiye olan aşırı talebin de azalmasına neden oldu.
Haliyle pandemi döneminde alınan binlerce çalışana da artık ihtiyaç kalmadı. Dolayısıyla son yıllarda yaşanan işten çıkarmaların önemli bir kısmının pandemi dönemindeki aşırı büyümeden kaynaklandığı da düşünülüyor. Yani tek sebep yapay zekâ değil.
Yapay Zekâ İnsanların Yerini Alacak mı?
Yapay zekânın insanların yerini tamamen alıp almayacağı sorusu son dönemlerde en çok tartışılan konulardan biri. Mevcut tabloya bakıldığında ise bu şu an için mümkün görünmüyor. En azından şimdilik. Önemli isimlere göre yapay zekâ, tüm işleri devralmaktan ziyade iş yapış şekillerini köklü şekilde değiştirecek. Hatta bu dönüşüm şimdiden başlamış durumda.
Mesela çağrı merkezlerinde yapay zekâ oldukça yaygın hale geldi. Zira birçok işlem artık yapay zekâ tarafından yapılabiliyor. İnsan çalışanlar ise daha özel durumlarda devreye giriyor. Toplantı notları çıkarma, e-posta yazma, veri analiz etme gibi işler de büyük ölçüde otomatikleşti. Bu da çalışanların vakitlerini daha önemli işlere harcamasını sağlıyor.
Bu doğrultuda yapay zekânın insanların yerini tamamen alacağı yönünde endişelenmek yerine bu teknolojiyi bir araç olarak kullanarak ilerlemek çok daha mantıklı görünüyor. Nitekim büyük şirketler de artık "insan vs yapay zekâ" anlayışından uzaklaşıp "insan + yapay zekâ" modelini benimsiyor. Çünkü her şeyi yapay zekâya devretmek ne mümkün ne de sürdürülebilir.
Editörün Yorumu
Bir yazılımcı olarak son dönemlerde yapay zekâ dünyasında yaşanan ilerleme nedeniyle endişe duymadığımı söylersem yalan olur. Ancak yazılım geliştirme, yalnızca kod yazmaktan ibaret değil; problem çözme, analiz yapma ve doğru mimariyi kurma gibi birçok farklı beceri gerektiriyor. Bu nedenle bu alanda her zaman insana ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum.
Bu bakış açısıyla ben yapay zekâyı bir rakip olarak değil, bir yardımcı olarak görüyorum. Hatta herkese de böyle düşünmesini öneriyorum. Eğer siz de yapay zekâ nedeniyle işsiz kalma endişesi taşıyorsanız, onu bir tehdit olarak görmek yerine işinizi kolaylaştıran bir araç hâline getirmeye çalışın. Ayrıca yapay zekâdan destek alarak işinizin kapsamını genişletmeniz de size önemli avantaj sağlayacaktır.