Dying Light, açık dünya tabanlı zombi oyunlarını sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken başarılı bir FPS oyunudur. Dead Island serisinin yapan Techland tarafından geliştirilen oyun, zombilerle dolu büyük bir şehirde hayatta kalmaya çalıştığımız aksiyon dolu bir deneyim sunuyor.
Dying Light, sahip olduğu parkur sistemi, gece-gündüz döngüsü, yakın dövüş mekanikleri ve açık dünya yapısıyla zombi oyunu severlerin keyifle indirip oynadıkları bir yapım olarak dikkat çekiyor..
Dying Light, Harran adlı kurgusal bir şehirde geçen açık dünya zombi oyunudur. Oyundaki Harran, ismini Türkiye’deki Harran’dan alsa da gerçek bölgeyle birebir bağlantılı değildir. Techland burada tamamen oyuna özel, geniş ve tehlikeli bir şehir tasarlamıştır.
Oyunda Harran’da patlak veren zombi salgını sırasında hayatta kalmaya çalışan bir karakteri kontrol ediyoruz. Ana karakterimiz ilk başta gizli bir görev için şehre sızsa da ilerleyen saatlerde yaşanan olaylar, görevini ve bağlı olduğu tarafı sorgulamasına neden oluyor.
Hikaye anlatımı sinematik sahnelerle destekleniyor. Oyundaki karakterler de sıradan yan figürler gibi hissettirmiyor. Bu yönüyle Dying Light, yalnızca zombi öldürmeye dayalı bir aksiyon oyunu olmaktan çıkıp daha güçlü bir atmosfer sunmayı başarıyor.
Dying Light’ın en güçlü taraflarından biri oynanışı. Oyunda binalara tırmanabiliyor, çatılar arasında koşabiliyor, zombilerden kaçabiliyor ve çevreyi parkur sistemiyle çok daha özgür şekilde kullanabiliyorsunuz. Açık dünya yapısı sayesinde görevleri istediğimiz zaman yapabiliyor, yan görevler ile oyunun dünyasında daha fazla fakir geçirebiliyoruz.
Şehirde dolaşırken rastgele olaylarla karşılaşabiliyor, hayatta kalanlara yardım edebiliyor, ek tecrübe puanı, para ve geliştirmeler kazanabiliyorsunuz. Oyunda gündüz ve gece arasında ciddi fark var. Gündüz saatlerinde şehir daha kontrol edilebilir durumdayken geceleri çok daha ölümcül yaratıklar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gece yapılan görevler çok daha gergin ve heyecanlı geçiyor.
Dying Light, nispeten eski bir oyun olsa da eşsiz bir oyun olduğunu söylemek mümkün. Parkur teması ile zombileri bir araya getirmeyi başaran yapım kesinlikle bir şansı hak ediyor. Özellikle Dead Island, Far Cry ve açık dünya aksiyon oyunlarını seviyorsanız Dying Light size tanıdık ama daha hareketli bir deneyim sunacaktır.
Oyunun parkur sistemi hala çok eğlenceli. Çatılar arasında koşmak, zombilerden kaçmak, güvenli bölgelere ulaşmaya çalışmak ve geceleri hayatta kalmak oyunun temposunu sürekli canlı tutuyor. Buna rağmen Dying Light’ın kusursuz bir oyun olduğunu söylemek doğru olmaz.
Özellikle çıkış döneminde optimizasyon tarafında bazı problemler yaşanmıştı. Bu yüzden oyunu indirmeden önce bilgisayarınızın sistem gereksinimlerini karşıladığından emin olmanızda fayda var.
Dying Light, özellikle açık dünya oyunlarını, zombi temalı yapımları ve hızlı tempolu FPS deneyimlerini seven oyuncular için uygun bir oyun. Eğer sürekli aksiyon istiyor, haritada özgürce dolaşmayı seviyor ve hayatta kalma gerilimini hissetmek istiyorsanız Dying Light sizi kolay kolay sıkmayacaktır.
Ancak daha gerçekçi, taktiksel ve yavaş tempolu bir zombi oyunu arıyorsanız Dying Light size fazla hareketli gelebilir. Bu oyun daha çok koşmaya, kaçmaya, tırmanmaya ve doğru anda savaşmaya odaklanıyor.