İkinci Elde En Zor Satılan Arabalar!
Sürekli değişen ekonomik koşullar nedeniyle otomobil satın alırken nasıl satacağımızı da düşünüyoruz. Bu yüzden satılması en zor arabaları bir araya getirdik.
⚡ Önemli Bilgiler
- Türkiye'de bazı otomobiller sahip oldukları sorunlar ya da sadece yapılan algılar nedeniyle uzun süre ilan sitelerinde bekliyor.
- Station-wagon ve MPV modeller Türk insanı tarafından bir türlü benimsenmedi.
- İlk nesil elektrikli modeller en az bakılan ikinci el araçlar arasında yer alıyor.
Ülkemizde otomobil satın almak kadar satabilmek de bir o kadar önemli. Sürekli değişen ekonomik koşullar nedeniyle otomobil satın alırken bile nasıl satabileceğimizi düşünüyoruz. Bazı otomobilleri satmak ise oldukça zor. Biz de satılması en zor otomobilleri bir araya getirdik.
İkinci Elde Satılması En Zor Arabalar
Bu listeyi hazırlarken tek tek model söylemek yerine araçları gruplandırmayı tercih ettik. Kafanızda daha iyi oturması açısından bu gruplandırmaya giren bazı araçları da listeye ekledik. Ancak saydığımız araçlar dışında da bu listeye dahil olabilecek birçok otomobil olduğunu belirtmek gerek.
1. Ülkemizden Çekilen veya Üretimi Biten Markalar
Bazı markalar maalesef ülkemizde satış yapmayı durduruyor ya da genel anlamda üretimlerini durduruyorlar. Bu araçlar genellikle ikinci elde "kelepir" fiyatlara satılır. Ancak yedek parça tedarik süresi, kaporta aksamının zor bulunması ve usta çekinceleri nedeniyle bu araçları satmanın oldukça zor olduğunu söyleyebiliriz.
- Chevrolet Modelleri: Tasarımı ve fiyat/performans oranıyla ilk bakışta çekici gelse de General Motors’un Avrupa pazarından çekilmesi ve bilinen motor/şanzıman hassasiyetleri nedeniyle Chevrolet imzalı araçlar genellikle ilanda en uzun süre kalanlar arasında yer alıyor.
- Rover (200 / 400 / 75 Serisi): Ünlü İngiliz markası bir zamanlar iddialı bir konumda olsa da artık üretim yapmıyor. Sahip oldukları özelliklere karşın uygun fiyatları ile öne çıksa da yedek parça ağı kısıtlıdır ve usta sayısı her geçen gün azalmaktadır.
- Tata (Indica / Indigo) - Geely (Echo / Emgrand): Düşük fiyatları öne çıksalar da artık markaların ülkemizde olmaması, malzeme kalitesi ve güvenlik çekinceleri yüzünden bu araçlar da maalesef en zor satılan modeller arasında yer alıyor.
2. "Kronik Sorunlu" Olarak Adı Çıkan Modeller
Forum sitelerinde ve sanayide hakkında çok fazla olumsuz yorum yapılan araçlar, alıcılarda ciddi bir güvensizlik oluşturur. Yapılan yorumların doğru ya da yanlış olmasına bakılmaksızın bu modellerin ikinci elleri oldukça yavaştır.
- Alfa Romeo 156 / 147 (Selespeed Şanzımanlılar): Uygun fiyatlı ve şık bir otomobil arayanların iilk tercihi hiç kuşkusuz Alfa Romeo modelleri oluyor. Ancak sşk tasarımları ve performanslarına rağmen, sahip oldukları Selespeed robotize manuel şanzıman sisteminin yaşattığı arızalar bu araçları en büyük düşmanı. Bu modellerin manuel viteslileri ise her zaman çok daha fazla tercih ediiyor.
- Erken Dönem Otomatik Otomatik Şanzımanlar (AL4 Şanzıman): Fransız grubunun 4 ileri tork konvertörlü AL4 şanzımanı, ısınma ve selenoid valf sorunlarıyla öne çıkıyor. Günümüzde bu sorunlar sıkça konuşulduğu için otomatik vites arayan alıcılar genellikle bu kombinasyondan kaçıyorlar.
3. "Cebimi Yakar" Dedirten Yaşlı Premium Modeller
Çoğumuz yeni bir B segment hatchback yerine 15-20 yaşındaki premium modellere bakmışızdır. Tasarımları, konforu ve sundukları özellikler ise sahiplerini özel hissettiren bu modeller ikinci elin en büyük "fiyat/risk" unsurlarından bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Çoğu kişi yaşanacak olası sorunlar ve yakıt masrafı nedeniyle bu tür araçlardan mümkün olduğunca uzak duruyor.
- BMW 5 Serisi (E60-E39) - Mercedes-Benz E-Class (W210-W211): Bu modeller her ne kadar çekici görünseler de özellikle bakımsız örnekleri size aldığınız fiyattan daha fazlasına mal olabilir. Olası bir motor/şanzıman rektefiyesi veya elektronik arıza maliyeti korkusu bu araçlara olan ilgiyi önemli ölçüde azaltıyor.
- İlk Nesil Land Rover Freelander - Range Rover Vogue – Porsche Cayenne: Tıpkı Meredes-Benz ve BMW gibi premium modellerde olduğu gibi eski lüks SUV modeller de tüketicinin en büyük korkularından. Sahibi olduğu kişiye büyük bir prestiji de beraberinde getiren bu modeller yakıt masraflarının yanı sıra motor, süspansiyon, 4x4 sistemi ve bakımları ile ciddi bütçe gerektiriyor.
4. Türkiye Pazarında Tutulmayan Gövde Tipine Sahip Modeller
Türkiye otomobil pazarı uzun yıllar boyunca sedan cenneti olarak görüldü. Bu durum SUV modellerin gelmesi ile bir miktar kırılmış olsa da Türk insanı maalesef station-wagon araçlara bir türlü ilgi göstermedi. Avrupalı tüketicinin aksine, pratikliğiyle öne çıkan aile araçları Türkiye'de hak ettiği ilgiyi maalesef görmüyor.
- Station Wagon Modeller (Renault Megane SW, Peugeot 308 SW, Ford Focus SW): Sıfır kilometre hâllerinde olduğu ikinci elde sedan karoserleri kapış kapış satılan bu modelleri station-wagon versiyonları maalesef aynı ilgiyi görmüyor. İnsanımız araç ararken station-wagon karoserleri aklına bile getirmiyor. Oysa yavaş piyasaları nedeniyle sedan modellere göre çok daha uygun bir station-wagon bulmak mümkün.
- MPV'ler (Renault Grand Scenic, Citroen C4 Picasso / Grand Picasso): Bir dönemin yıldızı olan MPV modeller, SUV araçların yükselişi ile birlikte resmen ülkemizde unutulmuş durumda. Geniş iç hacim ve sundukları konfora rağmen station-wagon modellerin kaderini yaşayan bu araçların da satışı ikinci elde oldukça yavaş.
5. Yaşlanmış İlk Nesil Elektrikli Modeller
Günümüzde elektrikli otomobiller artık teknolojik anlamda önemli bir aşama kaydetmiş durumdalar. Elektrikli araç teknolojisinin henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda üretilen modellerin ise yüzüne bakılmıyor. Eski teknolojileri ve düşük batarya kapasiteleri yüzünden bu modeller ikinci elde belki de satılması en zor araç grubu olabilir.
- Birinci Nesil Renault Zoe (22 kWh - 41 kWh): Batarya sağlık durumu (SOH) zamanla düşen ve gerçek kullanım menzili şehir içinde artık 100-150 km seviyelerine gerileyen ilk nesil elektrikli araçları ikinci elde satmak neredeyse imkansıza yakın. Elektrikli otomobillere ikinci eldeki bakış açısını da düşündüğümüzde bu araçları tercih etmek pek kolay görünmüyor.
- Birinci Nesil BMW i3: Elektrikli olmasının yanı sıra tasarımı ile dikkat çeken BMW i3 modeli de yine Renault Zoe ile aynı kaderi yaşıyor. Sunduğu menzil değeri ile artık kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılama konusunda zorluk yaşayan modelin alıcı kitlesi oldukça dar.
Editörün Yorumu
İlan sitelerinde genellikle uygun fiyatları ile dikkat çeken bu modeller sahip oldukları sorunlar, yedek parça sıkıntıları, yakıt maliyetleri ya da sadece ülkemizde yapılan algılar nedeniyle bu durumdalar. Yukarıdaki listeye dahil olabilecek bir araç almayı planlıyorsanız, bunu bir yatırım aracı olarak değil uzun yıllar binmeyi hedefleyerek almalısınız. Özellikle baktığınız aracın station-wagon versiyonu varsa mutlaka onların da fiyatına bakmanızı öneririm.