Dark Messiah of Might & Magic (windows)

Dark Messiah of Might & Magic

Dark Messiah of Might & Magic
DENEME SÜRÜMÜ
0  
0  
0  
0  
0  
kullanıcı
Tamindir
Tamindir
YORUM YAZ

Aksiyon severlere Dark Messiah of Might & Magic

Moda, her daim hayatımızda. Sadece giysilerimizi değil; yiyeceğimiz yemeği, gideceğimiz yerleri, gireceğimiz stres biçimini, beğenilerimizi, nefret ettiklerimizi ve hatta söylenilenlere göre, gireceğimiz hastalıkları bile belirler olmuş. E moda bu kadar hayatımızın içerisindeyken ve biz de oyun dünyası içerisindeyken tabii ki oyunlarında kendine has modaları oluyor. Oyun dünyasının son dönemlerdeki modası ise eski ve hit olmuş oyunları, kısacası klasikleri başka bir görünüme sokup tekrar hayat vermeleri. Bunun en güncel iki örneği Commandos ve Desperados. Bu iki oyun da eskiden aynı tarz oyunlar olmasına rağmen birbilerinden farklıydı. Artık çok daha fazla farklılar. Bildiğiniz üzere Commandos, FPS olayına girdi. Desperados ise 3D olup hafiften TPS tarafına geçti. Malesef ki bu gerçekleştirilen değişimlerden herkes memnun olamadı ve klasik olarak "eskiden hacı" lafları dolaşmaya başladı.

3DO'nun kapanması ardından boşta kalan HoMM serisini Ubisoft, babacan bir tavırla sahiplenerek satın almıştı. (hem de 3 milyon dolar gibi hayli makul bir fiyata – Olcay) Ve ardından kısa zaman önce Heroes V Might & Magic ile karşımıza çıktı. Bu oyun hala çoğu kişiyi meşgul ederken, Ubisoft durmadı ve bahsettiğimiz tarz değişikliğini gerçekleştirerek, ikinci bir Might & Magic oyunu ile karşımıza çıkmadan önce, demosunu bize sundu.

Heroes V'in kokpit görünümü

Yayınlanmış olan ekran görüntüleri ve E3 videoları sayesinde DMmm'in FPS olacağını biliyorduk. Açıkçası Might & Magic dünyasına böyle bir perspektiften bakmak beni, herkes gibi heyecanlandırmıştı. Yıllar yılı tepeden bakmaya alıştığımız HoMM serisi birden birincil görüş açısına indi ve oynanış baştan aşağı değişti.

Kısa bir giriş videosundan sonra, demoya başlıyoruz ve ustamızın isteğini gerçekleştirmek için yollara düşüyoruz. Evet, biz bir öğrenciyiz ve kaybolan çok değerli bir kristalin peşindeyiz. Oynadığımız ilk bölüm bir alıştırma bölümü. Arkamızda sürekli bize yardımcı olacak usta Phenrig'in sesiyle alıştırma turumuza başlıyoruz. "Şunu bul, buraya tak" görevlerinden sonra elimize bir silah tutuşturuluyor ve fantastik dünyanın ebedi kötü adamları ile olan savaşımız ufaktan başlıyor.

Source'a ne giyse yakışır

Bilindiği üzere DMmm Half-Life 2'nin güzel ve maharetli motoru, Source'u kullanıyor. Bu da, açıkçası DMmm en büyük kozu; çünkü Source'un marifetlerini ve neler yapabilceğini artık bilemeyen yok. Source, sadece grafiklere değil, oynanışa da direk etki ediyor. DMmm'in kontrolleri oldukça kolay; ileriye oldukça hızlı gidebilirken, geriye, sağa ve sola bu adar hızlı gidemiyorsunuz. Bu başlarda garip gelse de oyunun gerçekçiliğine iyi etki ediyor.

Kahramanımızın bir öğrenci olduğunundan bahsetmiştik, tabiii ki tembel bir öğrenciyi yönetmiyoruz. Yıllar yılı aldığı eğitimlerden sonra iyice pişmiş ve artık verilen görevlerin üstesinden kalkmaya hazır hale gelmiş, bir öğrenci kontrolümüzün altında. Bunu, daha kılıcımızı elimize aldığımız anda farkediyoruz. Demoda kılıç, yay ve ikiz bıçaklar olmak üzere üç adet silah kullanabiliyoruz. Bunların yanı sıra tabii ki olmazsa olmazlardan büyülerimiz de emrimize amade. İlk başlarda sadece gece görmemizi sağlayan büyüye sahipken bölüm sonlarında kazandığımız yetenek puanları ile büyülerimiz çeşitlik kazanıyor. Yetenek puanlarına değinmişken buradan devam edelim. DMmm yetenek puanlarınızı bize bölüm içinde değil, bölüm sonlarında veriyor. Bunu için karakterimizin seviyesini bölüm aralarında yükseltebiliyoruz. Bize verilen puanları harcayacağımız üç kısım bulunuyor. Combat, Magic ve Misc olarak ayrılmış olan kategorilerde; Combat ile dövüş ve silah kullanma yeteneklerimizi, Magic ile büyülerimizi, Misc ile de dayanıklılık, zeka gibi karakteristik özellikleri geliştirebiliyoruz.

YORUMLAR