Aşıların Yan Etkileri: Aşıdan Korkmalı mısınız?

Son zamanlarda pek çok insanın aşılara karşı daha mesafeli olmaya başladığını görüyoruz. Peki ama aşıların yan etkileri neler ve onlardan korkmalı mısınız?

Aşıların Yan Etkileri: Aşıdan Korkmalı mısınız?

Aşıların Yan Etkileri: Aşıdan Korkmalı mısınız? - Bildiğiniz üzere aşılar, hastalıklarla mücadelede hayat kurtarıcı ve başarılı bir geçmişe sahip. Öte taraftan sayısı gittikçe artan bir grup insan, aşıların sağlığımızı korumak yerine tehlikeye attığını düşünüyor.

Bu konuda haklı olabilirsiniz çünkü internet alerjik reaksiyonlar, fiziksel engellilik ve hatta aşılardan sonra gerçekleşen ölüm haberleri ile dolu. Evet, aşıların yan etkisi olabilir. Yine de bir ön yargıya kapılmadan önce gelin, aşıların nasıl çalıştığına ve gerçek hayatta ne kadar tehlikeli olabileceklerine, ya da olamayacaklarına, daha yakından göz atalım.

Aşıların Yan Etkileri Neler?

Şu sıralar geliştirilmekte ve hatta uygulanmakta olan aşılarda sık sık görülen yan etkiler sırasıyla şu şekilde:

  • Enjeksiyon Bölgesinde Ağrı
  • Yorgunluk
  • Baş Ağrısı
  • Kas Ağrısı

Bu yan etkilerin haricinde ciddi advers reaksiyonlarının gelişme ihtimali yalnızca yüzde 0,5 olarak kayda geçiyor. Yani her iki yüz uygulamadan yalnızca birinde ciddi bir yan etki görme ihtimaliniz var ve bunların büyük bir kısmı da kolayca önlenebilir yan etkiler.

Aşılardaki Riskler

Bu durumu anlamak için, öncelikli olarak ufak bir kıyaslama yapmanız gerekiyor. Söz konusu şey SARS-CoV-2 olduğu için, burada bazı temel istatistiklerden yola çıkabiliriz.

Bildiğiniz üzere SARS-CoV-2'nin ölüm oranı altta yatan ek hastalıklara, çevresel koşullara ve sağlık sisteminin mevcut durumuna bağlı olarak yüzde 16 oranına kadar artabiliyor. Ayrıca hayatta kalıp hastalığı atlatan kişilerin kronik akciğer sorunları, kalp yetmezliği, körlük ve felç gibi ciddi komplikasyonlar geçirebildiğini de biliyoruz.

Bu şekilde de bitmiyor. Hastalığı orta ve ağır semptomlarla yenen kişilerin bağışıklık sistemi, yenilenmek için çok fazla zamana ihtiyaç duyacak şekilde hasar alıyor. Diğer hastalıkların vücudu etkileyebilmesi için ihtiyaç duyacağı zaman kadar zamana.

Ayrıca bir iki hafta ateş, öksürük ve boğaz ağrısı nedeni ile çok hoş zamanlar geçirmeyeceğinizi de kayda almak gerekiyor. 

Tamam, peki ya aşılar?

Mevcut aşıların ciddi advers reaksiyonu geliştirme ihtimali yalnızca yüzde 0,5 olarak kayda geçiyor. Bu reaksiyonların büyük kısmı, sağlık sistemi tarafından kolayca tedavi edilebiliyor ve hayatınızı kaybetmenize neden olmuyor. Yani aşılar, önledikleri virüse nazaran çok ama çok daha düşük oranda hasara yol açıyor.

mutasyona-koronavirus-asilari-ise-yaramayabilir

Aşılardan Korkmalı mısınız?

Bu konuya değinmeden hemen önce, bağışıklık sistemimizin nasıl çalıştığına göz atalım.

Hastalıklarla mücadelemizin en önemli ayağı olan bağışıklık sistemi, bünyesinde milyarlarca hücrenin yer aldığı minik ancak aynı zamanda devasa bir ordudur. Aslında her gün sayısız miktarda virüs ve bakteri saldırısına uğrarız ancak bunların önemli bir kısmı, siz farkında bile olmadan bağışıklık sisteminiz tarafından önlenir.

Eğer bir enfeksiyon ciddileşirse, akıllı hücreler bu enfeksiyonun kaynağı hakkında bilgi toplar ve antikorları aktifleştirir. Antikorlar, temelde güdümlü füzeye benzetilebilir çünkü enfeksiyonun kaynağı olan virüs ya da bakteri ile başa çıkmak için özel olarak üretilirler.

Öte taraftan bu sürecin tamamlanması genellikle birkaç gün sürer. Bu da, virüsün ya da bakterinin vücudumuza zarar verebilmesi için yeterli zamanı sağlar.

Covid-19 Görme Kaybı ile Sonuçlanabilir

Tahmin edebileceğiniz üzere vücudumuz, tehlikeli enfeksiyonlarla tekrar ve tekrar karşılaşmak istemez. Bu yüzden bağışıklık sistemimizin, kendisini daha güçlü kılabilmek adına geliştirdiği bir savunma yöntemi bulunuyor. Eğer vücudumuzu gerçekten yoracak ölçüde güçlü bir virüs ya da bakteri ile karşılaşırsak, bağışıklık sistemimiz otomatik olarak hafıza hücreleri yaratır.

Bu hücreler vücudumuzun bir yerlerinde derin bir uykuya yatar. Aynı düşman bir daha saldırdığında, uyuyan hafıza hücreleri uyanır ve koordineli bir saldırı için antikor üretimi emri verir. Bu yanıt o kadar hızlı gerçekleşir ki, aynı virüs ya da bakteri ile bir daha karşılaştığınızda sizi hasta edemez. (Ufak bir not olarak tabii ki mutasyonlar, işi değiştirir.)

Küçük çocukların sürekli hasta olmasının temel nedeni de budur. Henüz yeteri kadar hafıza hücreleri yoktur.

Aşı Ne İşe Yarar? Nasıl Çalışır?

Aşılar, bağışıklık sistemimizin bu harika mekanizmasını destekler.

Evet, hafıza hücreleri çok iyi bir şekilde işler ancak o hücreleri enfeksiyon yolu ile edinmek, hastalıkla yüz yüze gelmeniz gerektiği anlamına gelir. Bu da rahatsızlanmanıza ve hatta hayatınızı kaybedecek ölçüde derinden hasarlar almanıza neden olabilir.

Aşılar, hafıza hücrelerini üretmek ve bünyemize bağışıklık kazandırmak için uygulanan bir yöntemdir. Aşılarla birlikte virüsün ya da bakterinin tehlikesiz bir kısmı vücudumuza enjekte edilir ve bu sayede hafıza hücrelerinin bu düşmanı tanıması sağlanır.

Bilim insanları bunu yapmak için onları öldürebilir ya da parçalarına ayırabilir. Bağışıklık sistemimiz bu haldeki enfeksiyonlarla kolay bir şekilde başa çıkabilir. Öte taraftan bazı durumlarda vücudumuzun hafıza hücresi üretmesi için, onu çok daha fazla yormamız gerekir.

Canlı aşılar daha tehlikeli olabilir. Karşı saldırı yapabilen bir düşman, bağışıklık sistemimiz için daha büyük bir mücadele gerektirecektir. Bu kulağa kötü bir fikir gibi geliyor olabilir: 

Ya mikroplar kazanırsa? 

Tabii ki her şey düşünülüyor. Böyle bir olasılıktan kaçınmak adına gerçek mikrobun zayıf bir versiyonu laboratuvar ortamında üretilir.

Peki, bunlar aşının temel prensipleri idi: Vücudumuzun çok güçlü hastalıklara karşı bağışıklık kazanmasına yardımcı olurlar. Bazıları, grip virüsü gibi, o kadar sık mutasyona uğrar ki, her sene yeni bir aşıya ihtiyaç duyulur. Yine de çoğu aşı bizi seneler boyu ve hatta belki de ömür boyu koruyabilir.

YORUMLAR