Keşke Bize Bunu Okulda Öğretselerdi Diyeceğiniz Hayata Dair 10 Önemli Konu

Keşke Bize Bunu Okulda Öğretselerdi Diyeceğiniz Hayata Dair 10 Önemli Konu

Öğretim sistemi güncel ve hayata dair bilgilere yönelseydi ne kadar keyifli olurdu değil mi? Her gün okula koşarak gideceğinizden eminim. Müfredat dediğimiz o kemikleşmiş antika altyapı küresel gelişmeyi, teknolojiyi ve hareketli ekonomiyi eğitimde temel alıp önemseseydi bugün okulda not peşinde değil daha çok bilgi peşinde koşuyor olurdu herkes.

Peki, alternatif bir eğitim sistemi nasıl olurdu? Eğer okul size gerçek hayatta işe yarayacak şeyler öğretmiş olsaydı hangi dersler müfredata dahil olabilirdi hiç düşündünüz mü? Ben birkaç tanesini buraya not alıyorum. Eğer sizin de aklınıza alternatif ve faydalı dersler gelirse siz de eklemekten çekinmeyin.

Bilgisayar ve bilişim teknolojileri (BT)

Ne yazık, çoğumuz bilgisayar kullanmaktan uzak öğretmenler tarafından eğitiliyoruz. Hatta bilgisayarı lanetleyen ve onu bir oyun makinesi olarak gören eğitimcilerin olduğunu da biliyoruz. Bunun suçunu da onları eğitenlere bağlamak lazım tabi. Neyse işin sorunsalı bir yana, okullarda bilgisayar teknolojileri güncel bir şekilde verilseydi, bugün öğrenciler dünyaya daha ufku açık bir şekilde bakabiliyor olacaklardı. Sadece oyun oynamayacak, ellerindeki cihazların sınırlarını keşfedebilecek hatta geliştirebileceklerdi.  Üstelik bu dalda yüksek öğretim istiyorlarsa daha hazır olabileceklerdi. Bilgisayar teknolojisi kademeli olarak programlamaya giriş derslerine kadar geliştirilse belki de Ar-Ge konusunda Türkiye bambaşka yerlerde olabilirdi. Orta öğretim sıralarında başlatılması gereken bu önemli ders nedense hala çok önemsenmiyor. 

Hızlı okuma teknikleri

"Okumak" bilgiye ulaşmada önemli araçlardan biri. Ancak artık söz konusu olan sadece "okumak" değil. Etkili ve hızlı okuma yöntemi kısa zamanda, çok fazla bilgi edinmeyi ve kavramayı sağlayan etkili bir öğrenme sistemi. Hızlı okuma hiçbir öğrenciyi birden bire dahi yapmaz ya da okuduğunu anında öğrenmesini sağlamaz. Ancak hızlı fikir edinmesini, kitabın ya da metnin ne ile alakalı olduğunun özümsemesini ve anlamasını sağlar. Bir konuyu anlamak, aynı metinlerin üzerinden defalarca geçerek ezberleme tekniğinden çok daha üstün bir metottur. Günümüzde kabul gören yanlış var, bu da hızlı okumanın anlamayı engellediğini düşünmek, oysa yavaş okuyarak anlama oranını düşürdüğümüz pek bilinmez. Bunu okulda öğretmeseler de siz kendi kendinize geliştirebilirsiniz. 

Zaman yönetimi teknikleri

Multi task (birden fazla işi aynı anda yapabilmek) çalışmak bir yetenek değil. Ancak zamanı iyi değerlendirmek için planlı çalışmayı öğrenmek ve öğretmek asla yanlış değil. Her öğrenci ilerde mezun olduğunda mutlaka bir yerlerde işe girecek. Ancak zamanı iyi yönetebilecek mi? Bunun temeli orta öğretimden sonra verilmeye başlanmalı ki üretim ve zaman birbiriyle paralel ilerleyebilsin. 

Para yönetimi

Sadece kazandığımız parayı kendimize harcayabiliyor olsaydık belki sorun yoktu. Ancak ilerde iş aile kurmaya ve pahalılıkla savaşmaya geldiğinde hepimiz kabul edelim ki, 5 rakamlı aylık maaşlara hemen sahip olamayacağız. Para yönetimi okullarda mutlaka okutulması gereken derslerden biri. Bu eğitim öğrencileri gerçek dünyaya bir tarih dersinden daha iyi hazırlayabilir diye düşünüyorum. 

Kendi kendine yetebilme

Elbette dünyanın bir Zombi istilası yaşama olasılığı yok. Ancak kendi kendine yetebilme yani hepimizin PC oyunlarından bildiği “Survival” teknikleri mutlaka okullarda detaylı olarak okutulmalı. Bu ders yön bulma, yiyecek bulma ve doğadaki yiyecek kaynaklarını tanıma, kendini savunabilme ve daha fazlasını içermeli. Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu, sel ve yangın felaketleri yaşadığını düşünecek olursak bu ders ciddiye alınmayacak bir ders değil. 

Karşılıklı anlaşabilme teknikleri

Lütfen eğri oturup doğru konuşalım. Karşımızdaki insanlarla nasıl anlaşacağımızı pek bilmiyoruz. Her an sinir katsayısı yüksek ve damarı atan bir milletiz. Oysa karşımızdakini anlama ve karşılık verme tekniklerini bilmek bizi bu yaftadan kurtarabilir. Çünkü şöyle bir dakika düşünecek olsak hayatımızın hemen her anı karşımızdaki ile anlaşabilmek üzerine kurulu. 

Temel öz savunma

Hiç birimizin Karate Kid olmasına gerek yok ama dünya da çok güvenli bir yer değil. Gazetelerde yer alan haberlerde bireylere yönelik suç dalgasının ne kadar arttığına dikkat ediyor musunuz? Beden eğitimi derslerinin bir dalı bence kendini savunabilme tekniklerine ayrılmalı diye düşünmeden edemiyorum her haber okuduğumda.  

Akıl sağlığı ve meditasyon teknikleri

Beden eğitimi haftada bir de olsa vücut sağlığı üzerine biraz egzersiz yapmamızı sağlıyor. Ancak okulda kafayı yememek mümkün mü? Aslında düzenli olarak meditasyon ve zihin sağlığı üzerine gidilse mümkün olabilir. Gerçek hayatta akıl sağlığımızı zorlayacak pek çok etken var. Bunların irdelenerek çaresinin nasıl uygulanabileceğini öğrensek fena mı olurdu?

Yaratıcılık ve azim

Şu etrafımızda gördüğümüz her şey bir zamanlar birinin hayaliydi. O isimlerini bilmediğimiz insanlar bize bugün kullandığımız pek çok objeyi armağan ettiler. Nasıl mı? Hayal ederek ve bunu gerçekleştirmek için azmederek. Okullarda hayali geniş ve yaratıcı insanların neler başardığını ve hayal etmenin bir sınırı olmadığı gibi ayıp da olmadığını öğrenebilmenin insana vereceği öz güveni düşünebiliyor musunuz? Bunun da bir eğitimi olmalı. Sonuç olarak insanın DNA'sında yaratıcılık var.

İş başvurusu yapmak ve iş görüşmesinin incelikleri

En önemlisini sona sakladım. Bizi gerçek dünyaya bu dersten daha fazla hangi ders hazırlayabilir ki? Tüm öğrenciler bir gün mezun olup iş hayatına atılacaklar. Ancak biliyorum ki deneme yanılma yoluyla türlü hatalar yapıyor ve çalışabilecekleri işleri daha iş görüşmesi ya da CV gönderme aşamasında kaybediyorlar. Bunu okul sıralarında engelleyebilmek mümkünken eğitim sistemi neden bir adım atmıyor acaba?

Son söz

Artık dimağımıza yerleşmiş olan "ben öğrendiğimi gerçek hayatta nerede kullanacağım ki?" sorusunu tamamen ortadan kaldıracak alternatif bir eğitim sistemi umarım bir gün bir yerlerde başlatılır. Yoksa bu ezbercilikle nesiller boyu aynı kitapların yenilenememiş sürümlerini okumaya devam edeceğiz. Eğitim sistemindeki ezberci yaklaşım ve bazı öğretmenlerin “ben işime bakarım” ya da “benden sonra tufan” yaklaşımı bitmedikçe bizi hayata hazırlayacak hiçbir gerçek ders görebilmemiz şimdilik mümkün görünmüyor.  

Bu noktada şu anlaşılmasın, "tüm dersler lüzumsuz ve bir işe yaramaz" şeklinde bir argümanım yok. Ancak eğitimin nasıl iyi olabileceğine dair her türlü fikri savunmaya hakkım olduğunu düşünüyorum. 

Tüm bu düşüncelerimde idealist, öğrencisine güvenen ancak "tedrisat kurbanı" olmuş değerli hocalarımızı tenzi ederim. Tüm öğrenci okuyucularıma ve öğretmenlerime de başarılı bir yeni öğretim yılı dilerim. Gerçi geçen yıldan farklı olmayacaktır ama benim hala biraz umudum var.

Okullar Başlamadan Çantanıza Koymanız Gereken 1.000 Liradan Ucuz Teknolojik Ürünler

Çocuklar İçin Google Harita Uygulaması Google Maps Kids Yolda

YORUMLAR