Trafik Sigortasında Yeni Dönem: Değer Kaybı Tartışması Bitiyor!
Araç değer kaybı, onarım süreçleri ve yedek parça kullanımını kapsayan zorunlu trafik sigortası düzenlemesi önümüzdeki ay yürürlüğe giriyor.
⚡ Önemli Bilgiler
- Araç hasarı başvurusunda bulunmuş kişiler aynı zamanda değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak
- Sigorta şirketleri hasar gören parçaları orijinaliyle değiştirmek zorunda kalacak.
- Ağır hasarlı araçlar trafikten çekilmek zorunda kalacak.
Resmi Gazete'de yayımlanan son düzenleme ile zorunlu trafik sigortasında önemli değişikliklere gidildi. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan bildiri yayımlandı. Araç değer kaybı, onarım süreçleri ve yedek parça kullanımını kapsayan düzenleme 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giriyor.
Kaza Sonrası Değer Kaybı Nasıl Karşılanacak?
Açıklanan yeni kararlardaki en dikkat çekici uygulama değer kaybı tarafında yaşanacak. Yapılan değişiklikle birlikte sigorta teminatı kapsamında yapılacak olan başvurular araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını beraber kapsayacak. Bundan böyle araç hasarı başvurusunda bulunmuş kişiler aynı zamanda değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak.
Sigorta şirketi, hesaplanan hasar bedelinin yanı sıra değer kaybını da birlikte hesaplayarak araç sahiplerine ödeyecek. Böylelikle araç sahipleri araçlarının değer kaybı için ayrı bir dava açmak zorunda kalmayacak. 1 Nisan'da pilot bölge olarak seçilen Bursa ve Ordu'da başlayan bu uygulama, 1 Temmuz 2026 itibarıyla 81 ile yayılacak.
Bilindiği gibi önceden eksperler sadece araçlarda meydana gelen maddi hasarları hesaplıyordu. Daha sonrasında ise vatandaşlar mahkemeye başvurarak araçlarının değer kaybını talep ediyordu. Aylarca sürebilen bu süreç, araç sahipleri için mağduriyet oluştururken, mahkemelerde de yoğunluğun artmasına neden oluyordu. Alınan bu karar ile her iki sorunun da önüne geçilmiş oldu.
Sigorta Şirketleri Orijnal Parça Kullanmak Zorunda mı?
Trafik sigortası tarafından karşılanan onarımlarda sigorta şirketleri maliyetleri düşürmek amacıyla yan sanayi parçaları sık sık araçlarda kullanıyordu. Ancak yeni kural ile birlikte bu durumda değişti. Artık sigorta şirketleri hasar gören parçanın onarılamadığı durumlarda orijinaliyle değiştirmek durumunda kalacak.
Orijinal parçanın temin edilemediği durumlarda ise araç sahiplerinin onayına başvurulacak. Orijinal parçanın temin edilemediğinin kanıtlanması ve araç sahiplerinin onay vermesinin ardından şirketler yan sanayi ya da eş değer parça kullanabilecek. Hasar gören parça orijinal olmadığında ise eş değer parça kullanılabilecek. Ayrıca bu işlemler sonucunda araçta bir değer artışı olduğunda bu meblağ, tazminat tutarından düşülemeyecek.
Ağır Hasarlı Araçlar Trafiğe Çıkabilecek mi?
Yeni düzenlemede önemli bir değişiklik de ağır hasarlı araçlar konusunda oldu. Buna göre kazaya karışan aracın eksper raporu ile ağır hasarlı olduğunun tespit edilmesi durumunda aracın trafikten çekilmesi zorunlu olacak. Aracı trafikten çekildiğine yönelik tescil belgesi olmadan sigorta şirketleri ödeme yapmayacak.
Bu gelişme ile birlikte 1 Temmuz'dan itibaren ağır hasarlı araçlar trafikten kaldırılacak. Bu tarihten sonra ağır hasarlı olarak nitelendirilen araçların yedek parça olarak kullanıması planlanıyor. Mevcut ağır hasar kayıtlı araçlar için ise bu durumun geçerli olmadığını hatırlatalım.
Editörün Yorumu
Yeni düzenleme ile araç sahiplerine büyük kolaylık sağlanıyor. Değer kaybı bedelini almak için aylarca uğraşan kişiler ve hatta değer kaybı uygulamasını bilmeyen birçok kişi yeni düzenlemeler ile biraz olsun rahatlayacaktır. Umarız değer kaybı bedellerinin ödenme süreci de bundan böyle çok daha kısa sürer.
Ayrıca orijinal parça kullanım zorunluluğu da oldukça önemli bir diğer detay olarak karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz dönemde yan sanayi ürünlerle mağdur edilen araç kullanıcıları, bundan böyle aynı sıkıntıyı yaşamayacaklar gibi görünüyor. Ağır hasarlı araçların bundan böyle trafikte yer almayacak olması da can güvenliği bakımında oldukça önemli. Direnç ile kandırılan hava yastıklı araçların dolaştığı ülkemizde bu kararı da oldukça yerinde buluyorum.