Almanya'nın Skandal 'Arka Kapı' İsteği Mahremiyet Bağlamında Nasıl Değerlendirilmeli?

Avrupa'nın ve de dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan Almanya'nın adli bilişim üzerine çalıştığı yasa tasarının detayları ortaya çıkmaya başladı. Skandal olarak değerlendiribilecek yasa tasarısına göre Alman Devleti 'kolluk kuruluşlarının'  yasal takip yapabilmesi adına her donanım ve yazılımda arka kapı (backdoor) istiyor. Kısa zamanda parlamentoya sunulacak olan yasa tasarısının etkileri sadece Almanya ile sınırlı kalır mı, mahremiyet bağlamında tartışmalara neden olur mu? Sizler için analiz ettik.

Backdoor (Arka Kapı) Nedir?

Elektronik cihazlara veya yazılımlara yetkisiz erişim sağlanması şeklinde açıklanabilecek bir kavram olan backdoor (arka kapı), bilgisayar ve internet dünyasının korkulu rüyası. Hackerların, sistemlerde tespit ettiği zaafiyetleri kullanarak veya oltama yöntemiyle sistemlere enfekte ettiği yazılımlar yardımıyla bilgisayarları ve akıllı telefonları kontrol ve takip edebildikleri biliniyor. Trojan (truva atı) şeklinde terminolojiye giren arka kapı oluşturma girişimleri, internet ve ağ güvenliğinin deyim yerindeyse 'yumuşak karnı'.

Alman devleti bu işi biraz daha ileri taşıyarak cihaz ve yazılım üreticilerinin Alman polisi ve diğer kolluk kuvvetleri için özel bir arka kapı talep ediyor. Buna şifrelenmiş anlık mesaj gönderme servisleri (Whatsapp vb.) dahil!

Almanya'nın "Arka Kapı" Talebi İnsan Hakları ve Kişisel Mahremiyeti İhlal Ediyor Mu?

Bu konu Avrupa'nın insan hakları ve bilgi güvenliği bağlamında sergilediği iki yüzlü tavrın ve çifte standardın adeta bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Elbette her ülkenin iç güvenliğini ve asayişi sağlamak adına teknik takip ve gözetim yapma hakkı ve yetkisi bulunuyor. Fakat burada söz konusu olan talebin doğurduğu fiil alanı Almanya ile sınırlı kalmayacak küresel bir alanı kapsıyor.

Alman devletine Samsung cihazları özelinde bir arka kapı sunulduğunu varsayalım. Samsung ürünlerinin dünyanın dört bir yanına satıldığını düşündüğümüz zaman Alman yetkililerinin kendilerine sağlanan bu arka kapı hizmetini Almanya dışındaki kullanıcılarının mahremiyetini ihlal edip etmeyeceği konusu tehlikenin ne denli büyük olduğunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda Almanya'nın arka kapı talebi alenen devlet eliyle siber casusluk talep edilmesinden başka bir şey değil.

Öte yandan devletlere tanınanacak olan bu 'dijital imtiyazın' hackerlar ve diğer kötü niyetli üçüncü kişiler tarafında keşfedilebilme imkanı da küresel bir dijital tehlikenin diğer boyutu.

Donanım ve yazılım üreticilerinin Almanya'nın bu skandal talebine karşı nasıl bir tavır alacağı merak ediliyor.

YORUMLAR