Sayın Donald Trump, 'Temiz Kömür' Diye Bir Şey Yok!

Sayın Donald Trump, 'Temiz Kömür' Diye Bir Şey Yok!
Yağız Sarman
Yağız Sarman - | proje
YORUM YAZ

Göreve geldiğinden bu yana tartışmalı kararlara imza atan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, “Temiz Enerji Planı” projesi kapsamında imzaladığı idari kararnamede kullandığı “Temiz Kömür” söylemiyle yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Peki, Başkan Trump’ın ifade ettiği “Temiz Kömür” gerçekten var mı?

Reuters’ın haberine göre “Temiz Kömür” terimi tezat bir söylemden ibaret. Bir miktar kömürü saatler boyunca çamaşır suyuyla çalkalasanız da o kömür yakıldığında mutlaka havaya belirli oranda karbon salar. Aksini iddia etmek de dürüstlükten uzak olarak ifade edilebilir.

Ancak Donald Trump’ın kullandığı “Temiz Kömür” ifadesi kamuoyunun belirli bir kesiminde kendine yer buldu. Başkan, Temiz Enerji Planı kapsamındaki kararnameyi imzaladığı sırada, kömüre karşı başlatılan savaşa son verildiğini ve temiz kömürün var olduğunu ifade ederken, masanın etrafında bulunan kömür madencileri de Trump’ın bu ifadelerini uzun bir süre alkışladı.

Trump’ın “Temiz Kömür” söyleminin gerçeği yansıttığını söylemek zor, ancak bu söylem yeni bir ifade olmamakla beraber azımsanmayacak derecede de destekçisi var. “Temiz Kömür” ifadesi reklamcılar ve politikacılar tarafından on yıla yakın bir süredir kullanılan örtücü bir söylem. Bu ifade ilk olarak 2008 yılında R&R Partners adlı reklam ajansı tarafından yaratıldı ve bugünlere kadar varlığını sürdürdü. Bu arada söz konusu reklam ajansının Las Vegas’la özdeşleşmiş olan “Burada olan burada kalır” sloganının yaratıcısı olduğunu belirtelim. “Temiz Kömür” ifadesinin yıllardır ABD’nin ve dünyanın önde gelen kömür şirketleri tarafından kullanıldığı ve reklamlarına da 35 milyon dolar civarında yatırım yapıldığı saptanmış.

“Temiz Kömür” söyleminin aslında kömür madeni şirketlerinin yarattığı bir savunma mekanizması olduğu söylenebilir. 2008 yılında karbon salımı karşıtı devlet politikalarının ve çevreci kamu tartışmalarının başlaması ile beraber “temiz kömür” ifadesi dev kömür şirketlerinin bir tezi olarak doğdu.

Aslına bakarsanız “temiz kömür” terimi tamamen altı boş bir söylem de değil. Birçok maden şirketi kömürün yakılması aşamasında ortaya çıkan karbon emisyonunun etkisini düşüren yöntemler üzerinde çalışıyorve sonuç veren yöntemlerin de var olduğu görünüyor. Bilinen ve geçerliliği kanıtlanan tek yöntem, CCS adı verilen karbon depolama ve ayırma yöntemi. Amerikan şirketlerinin favorisi olan bu yöntem ile kömürden açığa çıkan karbondioksit havada yakalanıp derin tuz, gaz ya da yağ rezervuarlarında depolanıyor. Böylelikle karbonun ayrılıp güvenli yerlerde depolandığı belirtiliyor.

Ancak ABD Fosil Enerji Ofisi’nin açıklamasına göre karbon depolama (CCS) yöntemi maliyet-fayda analizi yapıldığında etkin bir yöntem değil. Çünkü bu yöntem için yüksek miktarda elektrik enerjisi gerekiyor ve sürekli uygulandığı takdirde enerji masrafını yüzde 80 oranına kadar yükseltebiliyor. Hesaplamalara göre, bu dünya genelinde enerji verimliliğinin yüzde 20-30 dolaylarında düşmesi anlamına geliyor.

Günümüzde verimli CCS projelerinin var olduğu ve başarılı deneyler gerçekleştirildiği biliniyor. Ancak bu projelerin hayata geçmesi için daha kat edilecek uzun bir yol olduğu aşikar. Bugün için konuşmak gerekirse, dünyada kömürün yakılmasıyla açığa çıkan karbondioksitin tamamen ayrıştırılıp depolandığı bir teknoloji uygulanmıyor. Yani Başkan Trump’ı üzecek olsa da “Temiz Kömür” ifadesi gerçeği yansıtmıyor.

Donald Trump Sonunda Kendine Bir iPhone Aldı

Trump'ın Kararından Sonra Teknoloji Devleri Endişeli

YORUMLAR