Düşük Işıkta Kaliteli Fotoğraf Çekmenin Altın Kuralları

Bulutlu bir günde veya akşamın güzel bir manzarasında kaliteli, anlamlı fotoğraflar çekebilmek fotoğrafseverlerin vazgeçilmez arzuları arasında. İlave bir ışık kaynağının olmadığı durumlarda kaliteli fotoğraflar çekebilmenin altın kurallarını yazımızda sizler için açıklıyoruz.

Düşük Işıkta Kaliteli Fotoğraf Nasıl Çekilir?

Sanatsal bir perspektifle gerçek fotoğrafçılığı icra etmenin ancak profesyonel makinelerle mümkün olacağını bu yazımızda tüm detaylarıyla anlatmıştık. Yazımızda anlatacağımız detayların akıllı telefonların kameralarında bulunmadığını görünce bizlere hak vereceğinizi umuyoruz.

Yazımızdaki anlatacağımız ayarlamaları yapabilmek için DSLR makinenizin M (Manuel) modda olması gerekmektedir.

ISO'yu Olabildiğince Yükseltin!

Düşük ışıkta ve karanlık ortamlarda yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri ISO'yu yükseltmektir hiç şüphesiz. "Işk hassasiyeti" olarak tarif edebileceğimiz bu değer fotoğraf makinelerinin marka ve modeline göre farklı farklı aralıklarda olabilmektedir.

Bu yüzdendir ki düşük ışıkta çekim yapmayı seviyorsanız yüksek ISO değeri sunan makineleri tercih etmelisiniz. Bu ayarı yükselttikçe sensör yüzeyi ışığa daha fazla duyarlı olacağı için karanlık bir ortamda dahi olsak sanki gün ışımışcasına sonuçlar alabilmeniz mümkündür. Bu büyük kolaylığın elbette bir bedeli olacak. ISO değerini artırdıkça fotoğraflarınızda gren denilen kumlanmaların olacağını ve hassasiyet arttığı için en küçük el titremesinin dahi fotoğrafta hissedilebileceğini unutmamak gerekiyor.

Diyaframı Olabilceğinde Açın!

Objektiften giren ışık miktarını belirleyen diyaframların bir diğer adıyla f değerini olabildiğince açmayı, diğer bir ifadeyle en küçük sayısal değere getirerek (Ör: 2.8) daha aydınlık bir fotoğraf deneyimi yakalayabilirsiniz. Gece çekimi meraklılarının lens seçimlerinde 1.8 veya 2.8 f değeri olan modelleri tercih etmeleri daha mantıklı olacaktır.

Poz Süresini (Enstantane) Artırın

Herkesin anlayabileceği şekilde bir fotoğrafın oluşum sürecini yeniden kısaca özetlemek bilgilerimizi tazelemek adına iyi olacaktır. Fotoğraf makinemizin deklanşörüne bastığımızda görüntü sensörü önündeki perde hızla açılır kapanır ve kadrajımız sensör yüzeyinde dijital bir iz oluşturur. Enstantane ayarımız bize perdenin açılıp kapanma hızını kontrol etme imkanı sunar.

Perde ne kadar hızlı açılıp kapanırsa yakalanan görüntü o denli anlık olur. (Koşan insanlar, hızla giden arabalar, suyun damlacıkları gibi görüntüler bu yolla elde edilir.) Perdenin açılıp kapanma hızı ne kadar uzarsa sensör yüzeyine düşen ışık miktarı bir o kadar artar daha detaylı daha keskin bir fotoğraf elde edilmiş olur. Düşük ışıklı ortamlarda, gece manzalaralarında poz süresini artırarak oldukça başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Poz süresi ayarlamasında ki B modu ise deyim yerindeyse bu işlemin nirvanasıdır. Uzun pozlama işlevini gören B modunda deklanşörden elimizi çekene kadar pozlama işlemi sürer ve bu sayede çok fantastik kareler elde etmek mümkündür.

Sensörün uzun süre çalışması bir takım yıpranmaları beraberinde getireceğinden deneyim sahibi olmayan kullanıcılarının bu modu kullanırken hassas davranmaları gerekmektedir.

İfade ettiğimiz üzere her kolaylığın bir bedeli var! Fotoğraflarımızı daha fazla pozlayarak ışık dezavatanjını aşabiliriz ancak perde uzun süre açık kaldığı için en küçük titreşim dahi fotoğrafınızı bulanıklaştırmaya yetecektir. Bu yüzden bu modu kullanırken lensinizin VR (titreşim engelleme) özelliğini mutlaka açmalısınız. Eğer lensiniz bu özelliği desteklemiyorsa mutlaka tripod kullanmalı ve de mümkünse deklanşöre dokunmadan uzaktan kumanda ile çekim yapmalısınız.

YORUMLAR