Elinizi Ayağınızı Boşaltan, Eldivenle Bile Sevemeyeceğiniz Bilgisayar Oyunları

Elinizi Ayağınızı Boşaltan, Eldivenle Bile Sevemeyeceğiniz Bilgisayar Oyunları

NOT: Bu yazı içerisinde yer alan içerik ve görseller 18 yaşından küçük takipçilerimizin zihinsel ve bedensel gelişimlerini kötü etkileyebilme ihtimaline sahiptir. Bu nedenle yazımızı okumadan önce bu durumu göz önünde bulundurmanızı ve 18 yaşından küçükseniz okumaya devam etmemenizi tavsiye ederiz. Eğer bilgisayarlarımızda oyun oynamak istiyorsak birçok farklı seçeneğe sahibiz. Bazı oyuncular mangal gibi yüreklerine güvenerek korku oyunu seçeneklerine bir göz atayım diyorlar ve vakitlerini heyecan ve adrenalin dolu bir şekilde değerlendirerek eğlenmeye çalışıyorlar. Fakat her zaman evdeki hesap çarşıya uymuyor. 

Bir oyunun bizim sinirlerimizle oynaması, karşımıza pskolojimizi bozacak sahneler çıkarması sonucu elimizin ayağımızın ayarını denkleştiremiyor ve bir anda dengesizleşerek oyunlarda saçma hareketler yapmaya, ağzımızdan çok pis laflar dökmeye başlıyoruz. Üstelik bir oyunun bunu becerebilmesi için bir korku oyunu olmasına da gerek yok.

Oyunların bizde yarattığı psikolojik şoklar ucube şeklinde yaratıkların yanısıra kanlı, iğrenç, leş, pis, rezil, tiksindirici sahnelerden de kaynaklanabilmekte. İşte bu yazımızda bu tür sahnelere yer veren ve evladınız olsa eldivenle bile sevmeyeceğiniz, balkondan atıp yenisini yapmayı planlayacağınız çirkin ve kanlı oyunları listeleyeceğiz.

Eğer "bana komaz aslanım" derseniz bu oyunları denemek de size kalmış. Tutmayın küçük enişteyi der, yolumuza devam ederiz.

Surgeon Simulator

Surgeon Simulator simülasyon oyunlarının saçmalık sınırlarını bireysel olarak tecrübe etmemize imkan tanıyan bir ucube olarak tanımlanabilir. Bu değişik oyunda elinin ayarı olmayan bir cerrah olabilmemize imkan tanınıyor. Oyun boyunca farklı ameliyatları gerçekleştirmeye çalışıyoruz; bunun için de işkence araçlarını aratmayan bir ameliyat araçları koleksiyonuna sahibiz. Sadece kolumuzu yönettiğimiz oyunda çomak kullanır gibi hareket ederken ve hastalarımız bize bakışlarını doğrulturken pörç pörç sesleri eşliğinde operasyon gerçekleştiriyoruz. Beyin, göz ve diğer hassas organları ameliyat ederken büyük bir özgürlüğe sahibiz, yani kendi ameliyat stilimizi yaratabiliyoruz ve tıp literatürüne geçebiliyoruz.

Postal 2

Postal 2 hem içinizdeki vahşeti, hem de sevgiyi aynı anda ortaya çıkarabilen, bütün duyguları uçlarda yaşayarak kısa süre içerisinde sıyırmanızı mümkün kılan bir oyun olarak tanımlanabilir.

Postal 2 aslında oynanış olarak GTA serisinden çok da farklı değil. Oyunda amaçsızca etrafta dolaşarak çevredeki oyun karakterlerine bulaşabiliyorsunuz. Fakat oyunda kullandığınız silahlar işi pisleştiriyor. Alev silahınızla yayaları yaktıktan sonra onlara acıyıp idrarınızla alevlerini söndürmek ancak Postal 2'de görebileceğiniz bir durum. İdrarınızı aynı zamanda bir biyolojik silah olarak da kullanabilir, hoplaya zıplaya koşarken kutsal suyunuzu etrafa saçıp herkesin kusmaya başlamasını sağlayabilirsiniz.

Mortal Kombat Serisi

Mortal Kombat serisi çıktığı günden itibaren çizgisini bozmamış ender oyun serilerinden bir tanesi. Fatality kavramını hayatımıza sokan bu seride sonu ölüm olan dövüşlere katılarak rakiplerimizi eşek sudan gelene kadar pataklamaya, üzerine eşekler cennetine kısa yoldan gitmelerine yardımcı olmaya çalışıyorduk. Zaman geçtikçe fatalityler çeşitlendi, babality, brutality ve animality gibi çeşitli şekilleri de karşımıza çıktı. Serinin son oyunu Mortal Kombat X'te bu son vuruşlar daha da detaylı grafiklerle karşımıza çıktı. Bütün fatalitylerin ortak noktası ise etrafta uçuşan uzuvlardı.

Blood

İlk nesil FPS oyunlarından olan, yani günümüzde oynadığımız FPS oyunlarını yeni yetme statüsüne sokan Blood, DOS ortamında çalıştırdıktan sonra oyuncularda kabusların başlamasına neden olmuştu. Bir mezardan çıkarak başladığımız oyunun ses efektleri ve atmosferi o kadar iyiydi ki her attığınız adımda elinize ayağınıza bir titreme geliyordu. Nereden ne çıkacağını bilmezken çılgın sürprizler günümüzü şenlendiriyordu.

Blood'da ilk defa zombi kafasıyla Japon kale maçlar yapmaya başlamıştık. Kopal eller, bacaklar, duvara sümük gibi yapışan gözler sahaya atılan yabancı maddeler olarak nitelendirilebilirdi.

Dead Space

Listemizdeki oyunlar arasında Dead Space serisini baş köşeye oturtabiliriz. Hem psikolojinizle oynayan hem de gerçek korkuyu bize tattıran Dead Space oyunlarında karşımıza çok pis sahneler çıkmıştı. Mortal Kombat'taki fatalityleri alın, çılgın uzay yaratıklarıyla ve Surgeon Simulator'daki ameliyat sahneleriyle birleştirin, üzerine kusursuz bir korku hikayesini ekleyin. Gözü başı ayrı oynayan pis yaratıklardan kaçarken terkedilmiş uzay istasyonlarında karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyorduk. Bir yandan da karşımıza tek tük çıkan sağ kalmış mürettebat gördükleri şeyler nedeniyle karşımızda bıçakla boğazlarını keserek veya koridorlarda duvarlara kafalarını arka arkaya vurarak intihar etmeye çalışıyordu. Yaratıkların bizi yakaladıklarında sergiledikleri sevgi gösterileri de bir süre sosyal ilişkilerimizi düzene sokamamamıza neden olmuştu.

Carmageddon

Carmageddon zamanında vahşeti yarış deneyimiyle birleştirmiş, birçok ülkede yasaklanmış bir oyun. GTA serisinin ilk oyunu çıkmadan birkaç ay önce yayınlanan Carmageddon arabalı vahşet kavramını bilgisayar oyunlarına yerleştirmişti. Sonrasında GTA gibi oyunlar bu fikir üzerinden büyük prim yapmıştı.

Carmageddon'da bir yandan rakiplerimizle yarışıyor, kontrol noktalarını geçmeye çalışıyor, araçları parçalamaya çalışıyor, diğer yandan da yayaları ezerek kombolar yapmaya ve puanımızı artırmaya çalışıyorduk. Avrupa'da Carmageddon'un yeşil kan içeren versiyonları yayınlanarak oyuncuların vahşetten etkilenmemeleri amaçlanmıştı. Bu da fayda etmeyince oyunu temelli yasaklamışlardı.

Dying Light

Listemizde yeni nesil bir örnek olarak Dying Light'ı gösterebiliriz. Dying Light kafa, kol ve bacak kesme işini sanatsal bir havaya sokuyor. Oyunda düşmanlarımızın uzuvlarını bedenlerinden ağır çekimde ayırabiliyor, cesetleri sıralayarak üst üste ceset yığınları oluşturabiliyoruz. Gece olduğunda ise uzuvlarımızı kollama sırası bize geliyor. Gündüz aylak aylak dolaşan zombiler gece olunca açıkta bir yerimizi görmüş gibi çığırarak peşimizden koşturmaya başlıyorlar. İnsan kendini bir Justin Bieber gibi hissetmiyor değil.

Böbrek Sattıran, Yuvalara Ateş Salan Bilgisayar Oyunları

Bilgisayarlarımızın Kabusu, Evlerden Irak Olası Sıkıntılı Oyunlar

YORUMLAR