Instagram Facebook’tan Daha mı İç Karartıcı: Instagram Özçekim Raporu

Instagram Facebook’tan Daha mı İç Karartıcı: Instagram Özçekim Raporu

Facebook'ta durum paylaşmak ile Instagram'da fotoğraf paylaşmak arasında fark olmadığını düşünenler biraz yanılıyorlar. Instagram insanların yaşam standartlarını daha cesur ortaya koydukları bir mecra. Bu biraz kıskançlığı da körüklüyor. 

Sosyal medyada ait olduğumuz sınıfı belirlemek adına isteyerek ya da istem dışı pek çok hareket yapıyoruz. Yediğimiz yemekleri, bulunduğumuz mekanları, satın aldığımız eşyaları ve sahip olduğumuz takipçileri paylaşmak, egomuzu körüklemek adına yaptığımız davranışlardan başka bir şey değil aslında. 

Bu durumun sosyal medya psikolojisinde tanımı; pasif tüketim. Arkadaşlarımızı ve paylaştığımız her şeyi kendi sosyal statümüz adına tüketiyor ve bunun farkına varmıyoruz. Bu paylaşımlar sosyal ağlarda dost ve düşman kazanmamıza yol açıyor. Sosyal ağ kıskançlığı doğuruyor. 

Bu noktada Instagram önemli bir rol oynuyor ve pasif tüketimi ve sosyal kıskançlığı fazlasıyla körükleyebilen bir sosyal ağ olarak tanımlanıyor, davranış bilimciler tarafından da yakından inceleniyor. 

Özçekim ve Instagram

Özçekimin (selfie) bir psikolojik rahatsızlık olduğu ve bunun Instagram ile birlikte hızla yayıldığı son günlerde sosyolog ve psikologların gündeminde. Amerikan Psikiyatri Birliği konuyla ilgili olarak bir de rapor yayınladı. Bu rapor özçekimi tamamen psikolojik bir sorun olarak tanımlıyor ve bulaşıcı olduğunu savunuyor. Instagram’da bu hastalığın tek taşıyıcısı

Rapora göre; özçekim bir hastalık. Aynı zamanda sosyal medya kullanıcılarının kendine karşı saygı yokluğunu telafi etmek için sürekli tekrarlayarak, resimlerini sosyal ağlarda paylaşma isteği yaratan obsesif-kompulsif bir bozukluk.

Rapor bu hastalığın üç aşaması olduğunu saptadı

İlk aşama - zaman zaman yapılan özçekimler: İnsanlar günde en az üç kere kendi fotoğraflarını çekiyor ancak sosyal ağlarda bunları paylaşmıyorlar.

İkinci aşama - akut durum: İnsanlar en az üç kere çekilen bu fotoğraflarını sosyal ağlarda paylaşmaya başlıyorlar.

Üçüncü aşama – kronik durum: Kendini çekip resimlerini internette paylaşmak için sürekli ve kontrol edilemeyen bir istek duyuluyor ve günde en az altı defa özçekim fotoğraflar Instagram’da ve benzer ağlarda paylaşılıyor.

Durum bu kadar ciddiye doğru giderken esasa önemli olan bunun bir çaresinin ya da tedavisinin önerilememiş olması. 

Instagram'ın hayatımıza girmesiyle beraber özçekim alışkanlığı inanılmaz bir boyut kazandı. Ona inanıp, güvenip ona para yatırıyoruz. Instagram'da özçekim yapıp paylaşan kullanıcılara kendileri ile barışık olmak yetmiyor artık. Başkalarının da bu fotoğrafları beğenerek, kullanıcının ne kadar çekici, yakışıklı ya da güzel olduğunu onaylaması gerekiyor.

Özçekimin durdurulamaz yayılışı

Özçekim tutkusu, sadece ergenlik çağında ya da 18-24 yas aralığına sahip insanlarla sınırlı da değil. Siyasetçiler, televizyoncular, sporcular, kulüpler, milletvekilleri, başbakanlar, cumhurbaşkanları ve pop kültür sanatçıları da adeta gençlerle yarışırcasına selfie çekip Instagram, Twitter ve Facebook’da paylaşmaya devam ediyorlar. Aralarından yüzbinlerce takipçi alan Kim Kardashian ve Beyoncé gibi Instagram ikonaları da doğuyor. 

Sorun şu ki; artık Norbert Elias'ın 'Utanma uygarlık ile ortaya çıktı' tezinden oldukça uzaktayız. Günümüz uygar insanı daha da çıplaklaşıyor ve kendi sınıfını ve benliğini başka insanlara empoze etmek için sosyal ağları kullanıyor. 

Instagram Son On Yılın En Değerli Yatırımı

300 Milyon İnsan Instagram Kullanıyor!

Facebook, Home Uygulamasına Instagram, Flickr, Pinterest ve Tumblr'ı Ekledi

Instagram'ın Yasakladığı İlginç Hashtag'ler Listelendi

Instagram'daki Sahte Hesaplar Kapatılıyor

YORUMLAR