Sosyal Medya Arkadaşlıkları ve İlişkileri Nereye Koşuyor?

Sosyal medya da insan davranışları nasıl değişiyorsa, doğal olarak ilişki anlayışları da değişiyor. Bakın ikili ilişkilerde sosyal medyada neler oluyor?

Sosyal Medya Arkadaşlıkları ve İlişkileri Nereye Koşuyor?

Sosyal medya her zaman yakınlarımızla iletişimde bulunmak için kullanılmıyor. Çoğu zaman bu kanal yoluyla yeni ilişkilere yelken açanlar da olmuyor değil. Ancak sosyal medya üzerinden başlayan duygusal ilişkiler çoğu zaman başladığı gibi hızlı bitebiliyor. Sosyal medya üzerinde bir ilişki başlatmak, sürdürmek ve bitirmek için bazı taktikler olduğunu biliyor muydunuz? Aslında elbette bunlar kişilik, tarz ve nasıl bir ilişki arandığına göre değişebilecek kıstaslar ancak gelin bakın, istatistiklere göre sosyal medyada ilişkiler nasıl başlıyor ve bitiyorlar.

Sosyal medyada ilişkinin aslında belli bir etiği ve niteliği yok. Bundan kastım çiftlerin her hangi bir sebepten dolayı “çift olma” durumunu seçebiliyor olmaları. Ciddi ilişkilerden gecelik ilişkilere kadar pek çok zeminde bir “arkadaş” aramak söz konusu olabiliyor. Bu yüzden yaklaşım ve yöntemlerde farklılıklar gösterebiliyorlar.

Sosyal medyada bir ilişkiye başlamanın yolları

Arayış içinde olan bireyler için artık bir partner bulmanın en kolay yolunun sosyal medya olduğunu yadsıyamayız. Üstelik bu durumu destekleyen ek uygulamalar olduğunu da unutmamak lazım. Oysa bu uygulamalardan çok daha önce konuya özel web arkadaşlık siteleri de vardı. Ancak özellikle Facebook ve benzeri mecralar bu sitelerin biraz çaptan düşmesine yol açtı. Genel olarak “arkadaş bulma” uygulamalarından seçilen adayların daha derin bilgilerine ulaşmak için Facebook kullanılıyor. Bu da kullanıcılara (hem kadın hem erkek) oldukça büyük kolaylık sağlıyor. Sosyal medya profilleri aradığınız ya da arkadaş olmayı düşündüğünüz insanın yaşam tarzı, takıldığı mekanlar, profil resimleri, hoşlandığı şeyler hakkında o kullanıcının izin verdiği ölçüde bilgi sahibi olmayı kolaylaştırıyor. Böylelikle ortak ilgi alanı bulmak ya da ilk mesajda daha yaratıcı olmanın yolunu açabiliyor.

Sosyal medya arkadaşlıklarının ömrü

Doğal olarak kısa yazışmalarla başlayan iletişim tarafların birbirini çok derin anlamalarını sağlamıyor. Karşılıklı iletişimin bir randevuya dönüşmesi zaman alabiliyor. Tarafların körü körüne hiçbir davranış tarzını inceleyemeden giriştikleri bu çaba çoğunlukla hüsranla sonuçlansa da bunu tekrar tekrar denemekten de kullanıcılar vazgeçmiyor. Zaman içerisinde bu bir alışkanlık haline dönüştüğünde aynı anda pek çok kullanıcıyla "arkadaşlık" kurma saplantısı başlıyor ki, bu da aslında pisikolojik bazı arızaların başlangıcı olarak gösteriliyor. Sosyal medyanın kullanıcı yaşının da bu durumda önemi büyük. Henüz ergenlik çağında olan kullanıcılar ve yeni gençler bu gibi konularda daha serbest davranabiliyorlar. Çoğu zaman kullanıcılar birden fazla ilişki arayışını eş zamanlı olarak sürdürebiliyorlar. Ancak durum o kadar da güvenli olmayabiliyor. Bu noktada kullanıcıların hayatlarında tehlikeli bir etken olan biri sosyal medya tacizleri ortaya çıkıyor.

Sosyal medya tacizcileri veya “stalking”

Sosyal medyanın literatüründe "stalking"; birisi hakkındaki bilgiye şahsın isteği dışında ve ona hissettirmeden ulaşmak, daha sonra da ona takıntılı bir hale gelip şahsı rahatsız etmek olarak tanımlanıyor. Aslında işte tam da bu noktada birinci paragrafımıza geri dönüyoruz. Yani, “sosyal medyada bir ilişkiye başlamanın yolları” başlıklı paragrafımız bu mecrada arkadaş aramaya çalışırken istemeden ve fark ettirmeden insanları taciz ettiğimizi de işaret ediyor. Araştırmalara göre Facebook üzerindeki hesapların yüzde 65’i rahatça görüntülenebiliyor. Bu kullanıcıların da yüzde 30’u tacize maruz kalabiliyorlar. Hesapları inceleniyor ve doğrudan tanımadıkları insanlar tarafında iletişime zorlanabiliyorlar.

Öte yandan Facebook kullanan gençlerin yüzde 85’i eski sevgilisinin profilini düzenli olarak kontrol ederken, bu meraklı tayfanın yüzde 74’ü de eski sevgililerinin yeni sevgilisini inceliyor. Bu da "stalking" tanımına oldukça uyuyor. Sosyal medya tacizi ya da “stalking” olaylarının yüzde 3’ü Twitter üzerinde gerçekleşirken Facebook taciz oranı yüzde 18 olarak belirlenmiş. Elbette bu tacize uğradığını beyan edenlerden oluşan araştırmanın sonuçları. Bunu itiraf etmek istemeyenler olduğunu da düşünürsek oranlar daha da artabilir.

“Stalk” yaparak sosyal ilişkiye zorlamak

Aslında genel olarak herkesin yaptığı bir yöntem, özünde sosyal taciz olarak değerlendirilebilir. Bu yöntemin algoritması ise şöyle çalışıyor; diyelim ki bir kafeye gittiniz ve bir kişi (kadın ya da erkek için yöntem fark etmiyor) dikkatinizi çekti. İlk olarak bu kişinin bir cep telefonu olup olmadığı kontrol ediliyor. Eğer varsa Foursquare ya da Swarm uygulamasından mekanda "check in" yapılıyor. Daha sonra aynı mekandan bu işlemi gerçekleştirenler arasında bu kişi araştırılıyor. Eğer yapmışsa buradan hareketle Twitter ve Facebook hesabına ulaşılıyor. Hesaplardan herhangi biri kullanılarak kişi takibe alınıyor ve arkadaşlık istekleri gönderiliyor.

Sosyal medya ilişkilerinin karakteristiği

Sosyal medya ilişkilerinde farklı etkenler de var. Kişiye özel olmalarından dolayı evlilik dışı partner arama oranı çok fazla. Yani her arkadaşlık girişimi bir "eş" arama mantığıyla yapılmıyor. Bunun yanı sıra evli kullanıcılarında sosyal medyayı "gecelik kaçamaklar" olarak değerlendirdiği hepimizce malum. Facebook üzerinde evli olup "partner" arayanların oranı kadınlarda ve erkelerde farklı olsa da kullanıcı yüzdesi olarak yüzde 16 olarak belirlenmiş. Tabii bu ortaya çıkan vakaların yüzdesi. Bu oranın mutlaka karanlıkta kalan tarafı olduğunu da düşünmek yanlış olmaz. Sosyal medya ilişkileri karşılıklı beklentilerin tanımladığı kadar sürüyorlar.  Yani kısa, uzun, sürekli olarak değişiyorlar. Ancak yapılan araştırmalara göre duygusal ilişkilerin ömrü çok uzun olmuyor, cinsel yakınlaşmalar ise genel olarak 2 ya da 3 hafta bile süremiyorlar.

SEN BİR STALKER MISIN?

Sosyal medyada ilişki sonlandırma teknikleri

Elbette sosyal medya ilişkilerinin çok uzun sürdürülmesini tercih etmeyenler olabiliyor. Hatta böyle düşünen kişiler oldukça fazla. Bu noktada kullanıcılar (kadın - erkek fark etmiyor) aniden sırra kadem basmayı tercih ediyor. Durum şöyle gelişiyor, zaten sağlam temeller üzerine oturtulamamış bir ilişkiden kurulmak için doğrudan engelleme yöntemi çok yaygın. Bildiğiniz gibi telefonlarda, Facebook’ta, anında mesajlaşma uygulamalarında istediğiniz herkesi iki saniyede "bloke etmek" mümkün. Özellikle engellediğiniz kişi hakkınızda sınırlı bilgiye sahipse bu önlemin ardından size tekrar ulaşması mümkün olmuyor. Zaten sosyal medya ilişkileri kısa süreli olacak şekilde planlanıyorsa çiftler birbirleriyle ev adresi, iş yeri vb. benzeri detayları da paylaşmıyor ya da yanlış bilgi verebiliyorlar.

Son söz

Sonuç olarak, sosyal medya ilişkileri artık günlük hayatın bir parçası. Bu konu hakkında sayfalarca yazı da yazılabilir ancak üzerinden şöyle bir geçmek de insanı düşünceye sevk etmiyor değil. Gerçek olan şu ki sosyal medya da insan davranışları nasıl değişiyorsa, doğal olarak ilişki anlayışları da değişiyor. Ancak bunun ne kadar iyiye doğru gittiğini tartışmak ise kişiye göre değişen, subjektif bir durum.