Dünyanın En Kötü 10 Oyunu

Dünyanın en kötü 10 oyunu bu listede. E.T., Superman 64 ve The Day Before kalitesizliğiyle oyun tarihine damga vuran yapımlar bu içerikte.

Akıllı Özetleme Bu içeriği saniyeler içinde ChatGPT ile özetleyin.

⚡ Önemli Bilgiler

  • Bugüne kadar çıkan oyunlar arasındaki en kötü 10 oyunu sizler için bir içerikte listeledik.
  • Listemizde 1982'de çıkıp oyun sektöründe korkunç bir krize neden olan E.T. the Extra-Terrestrial'dan tutun da 2023'te çıkan The Lord of the Rings: Gollum'a kadar pek çok yapım var.
  • Listemizde yer alan oyunlar teknik problemlerle, içerik konusundaki eksikliklerle, kötü grafikleri ve beğenilmeyen mekaniklerle bu içerikte yer aldı.

Bir önceki yazımızda dünyanın en iyi 10 oyununu listelemiştik.Şimdi ise dünyanın en kötü 10 oyununa göz atacağız. En kötü kavramı herkes için değişse de bariz fiyaskolardan dolayı bu listeyi yapmak çok zor olmadı. Listemizi hazırlarken, sadece metacritic puanlarını baz almadık. Grafikleri, bitmeden piyasaya sürülmeleri, düşük kullanıcı yorumları alanları, hikayesi ve fizik motorlarıyla en kötü oyunlar arasında girmeyi başarmış yapımları listemize dahil ettik. İşte bize göre dünyanın en kötü 10 oyunu!

Dünyanın En Kötü 10 Oyunu

1. E.T. the Extra-Terrestrial Neden Kötü Bir Oyun?

Atari 2600 için geliştirilen E.T, oyun tarihinin belki de en meşhur fiyaskolarından biridir. 1982 yılında bu popüler filmden yola çıkılarak bir oyun tasarlanmak istendi. Ancak geliştiriciye sadece 5 hafta gibi inanılmaz kısa bir süre verilmişti. Bu aceleci geliştirme süreci ise oyun tarihinin en kötü sonuçlarından birine yol açtı.

Oyun, oyuncunun E.T'yi bir çukurdan diğerine düşürdüğü ve oradan çıkarmanın neredeyse imkansız olduğu bir döngüye sıkıştığı bir yapım olarak piyasaya çıktı. Fizik motorunun yetersizliği de E.T.'yi kontrol etmeyi bir eziyete dönüştürüyordu. Ayrıca harita tasarımları birbirinin kopyasıydı ve oyuncuyu yönlendirecek hiçbir arayüz bulunmuyordu. 

Sonuç ise tam bir felaket. Oyunun satılmayan milyonlarca kartuşu Atari tarafından New Mexico çölündeki bir çöplüğe gömüldü. Hatta oyunun, 1 yıl sonra 1983 tarihinde oyun krizini bile tetiklediği iddia edilir. 

2. Superman 64 (1999) Neden Kötü Bir Oyun?

Eğer bir oyunda sadece bir halkadan diğerine uçuyorsanız, muhtemelen Superman 64 oynuyorsunuz demektir. 1999 yılında Nintendo 64 için çıkan bu oyun, süper kahraman oyunlarının yüz karası olarak da bilinir. 

Oyundaki en büyük sorun, Superman'in düşmanlarla dövüşmek yerine tüm oyunu sisli bir şehirde halkalardan geçerek geçirmesidir. Bu sis aslında konsolun yetersiz render kapasitesini ve düşük çizim mesafesini gizlemek için kullanılan ucuz bir numaraydı. Geliştiriciler teknik olarak çevre detaylarını yükleyemedikleri için haritayı bir sis bulutuyla kapatmayı tercih etmişler. 

Oyunun uçuş mekanbikleri de tamamen oyuncu düşmanıydı. Kontrollerdeki gecikme yüzünden halkları tutturmak imkansız hale geliyordu. Kamera açıları ise oyuncunun ne yaptığını görmesini engelliyordu. Sözün özü, Superman 64, bir süper kahraman oyunun nasıl olmaması gerektiğinin mükemmel bir örneğidir.

3. Big Rigs: Over Road Racing (2003) Neden Kötü Bir Oyun?

Fizik kurallarının tamamen ortadan kalktığı bir oyun mu istiyorsunuz? Big Rigs: Over Road Racing tam size göre. Fizik kurallarının kasti olarak sınırlandırıldığı Goat Simulator gibi oyunlar bulunsa da bu yapımdaki fizik kurallarının eksikliği tamamen teknik hatalara dayanıyordu. 

Buna örnek vermemiz gerekirse, oyunda hiçbir şekilde çarpışma algılaması bulunmuyordu. Kamyonunuzla dağların, köprülerin veya evlerin içinden bir hayalet gibi geçebiliyordunuz. 

Fizik motorunun eksikliği sadece bununla da sınırlı değildi. Yer çekimi kavramı oyuna kodlanmadığı için 90 derecelik dik yamaçlara asla hız kaybetmeden tırmanabiliyordunuz. Haritanın dışına çıkmak veya sonsuz bir boşluğa düşmek ise oyun için son derece sıradan bir durumdu. 

Oyunun en komik yazılım hatalarından biri ise geri vites mekaniğiydi. Kamyonu geri vitese taktığınızda aracın hızı için kodlanmış  bir üst limit olmadığından dolayı saniyeler içinde ışık hızına ulaşabiliyordunuz.

Oyundaki diğer kamyonlar ise kelimenin tam anlamıyla çalışmıyordu. Yollar tanımlanmadığı için rakipler yarış başladığında başlangıç çizgisinde öylece bekliyordu. Yarışı bitirdiğinizde, ekranda beliren o dilbilgisi yönünden hatalı "You-re Winner!" yazısı ise oyunun kalitesizliğinin bir özeti gibiydi.

4. Ride to Hell: Retribution (2013) Neden Kötü Bir Oyun?

Ride to Hell: Retribution, 2013 yılında çıkan bir motosiklet çetesi oyunudur. Oyunun kötü olmasının temel sebebi ise piyasaya sürüldüğü yılın teknolojisinden tamemen kopuk olması. Şöyle açıklayalım; oyunun kaplama çözünürlükleri o kadar düşüktü ki grafikleri PS2 dönemindeki grafikleri benziyordu.

Oyundaki tek kötü olan şey elbette sadece düşük kaplama çözünürlükleri değil. Karakterlerin animasyon iskletleri de son derece hatalıydı. Karakterler konuşurken dudak senkronizasyonları tutmuyor, ara sahnelerde kolları ve bacakları garip açılardan bükülüyordu. Bu da oyunun atmosferini tamamen baltalıyordu. 

Sürüş dinamikleri de bir motosiklet oyunundan beklenmeyecek derecede kötüydü. Motoru sürerken tamemen görünmez bir ray üzerinden gidiyor gibi hissediyordunuz. Ayrıca motorun virajlarda kütük gibi dönmesi ve çalışmayan süpansiyon fiziği, oyunun sürüş bölümlerini işkenceye dönüştürüyordu. 

Oyunun dövüş sistemi ise sürüş dinamikleri kadar berbattı. Bir türlü tamamen algılamayan tuş basımları ve bitmek bilmeyen ara ekranlarla doluydu. Bu sebeplerden dolayı Ride to Hell: Retribution listemize girmeyi hak etti. 

5. Aliens: Colonial Marines (2013) Neden Kötü Bir Oyun?

Gearbox imzalı Aliens: Colonial Marines, oyun dünyasındaki sahte pazarlamanın en net örneklerinden biridir. Çıkışında önce oyun fuarlarında gösterilen şaşalı dinamik aydınlatma teknolojisi ve detaylı dokularıyla biz oyuncuları mest etmişti. Ancak oyunun son sürümünde hiçbir oyuncu bunlarla karşılaşmadı.

Oyunun en büyük fiyaskosu ise yapay zeka tarafındaydı. Dünyanın en korkutucu uzaylıları olması gereken Xenomorph'lar, oyuncular saldırmak yerine etrafta boş boş dolaşıyor, kendi etraflarında dönüyor veya duvarlara sıkışıp kalıyordu. 

Bu hatanın sebebi ise yıllar sonra ortaya çıktı. Yapay zekanın bu kadar hatalı çalışmasının sebebi, oyunun ayar dosyalarındaki tek bir harf hatasıydı. "Tether" olarak yazılması gerek kod, yanlış yazılmıştı. Bu tek harflik yazım hatası, düşmanların çevreyle olan yön bulma algısınının tamamen kapanmasına yol açmıştı. Bu kadar basit bir hatanın gözden geçirilmeden oyunun piyasaya sürülmesi, geliştirme sürecindeki ciddiyetsizliği gözler önüne sunuyor. 

6. Sonic the Hedgehog (Sonic '06) Neden Kötü Bir Oyun?

Serinin 15. yılına özel olarak hazırlanan Sonic the Hedgehog, aceleye getirilmiş projelerin ne kadar büyük fiyaskoya sebep olabileceğini gösterir.  Oyundaki temel problem, fizik motorunun kararsız olması. Bu sebeple Sonic, sürekli haritanın dışına çıkıyor veya kaplamaların içerisine sıkışıyordu. Oyunun yükleme ekranları da fizik motoru kadar can sıkıcıydı. Basit bir metin kutusunun okumak için bile dakilarlarca süren siyah ekranı bakmak zorunda kalıyorduk. Oyunun kamera açılarıda oyuncu kontorolünden tamamen bağımsızdı.

Mesela, çok hızlı refleksler gerektiren bir sahnede, aniden ters dönen veya duvarın arkasında kalan kamera yüzünde gelişigüzel bir şekilde ilerlemek zorunda kalıyorduk. Aynı zamanda karakterin zıplama mekaniği ve yön kontrolleri de sisteme gecikmeli olarak iletiliyordu. Bu oyun uzun bekleme süreleri ve teknik hatalarıyla çizgi filmlerinden hayranı olduğumuz Sonic'e yapılan en büyük saygısızlıklardan biri. 

7. Plumbers Don't Wear Ties (1993) Neden Kötü Bir Oyun?

Plumbers Don't Wear Ties, teknik anlamda bir oyun muydu? Bunu söylememiz gerçekten zor. Peki neden? 3DO konsolu için piyasaya sürülen bu oyun, temelde kötü çekilmiş fotoğrafların art arda gösterildiği interaktif bir slayt gösterisine benziyordu.

Oyunun içinde gerçek zamanlı işlenen hiçbir grafik yoktu. Hareketli sahneler bile yok denecek kadar azdı. Sadece ekrana gelen tuhaf fotoğraflara bakıp, arayüzden anlamsız diyalog seçeneklerini işaretliyordunuz.

Oyunun ses kayıtları da son derece amatördü ve arka plan gürültüleriyle doluydu. Menü tasarımı ve kullanıcı arayüzü de o kadar karmaşıktı ki hikayede nasıl ilerleyeceğinizi anlamak için çaba sarf etmeniz gerekiyordu.

Plumbers Don't Wear Ties, oyundan ziyade bir slayt gösterisine benzemesi sebebiyle aslında bu listede olmamalıydı. Ancak bir oyun olarak piyasaya sürülmesi ve oyunculara "ne oynuyorum ben?" hissiyatı yaşatmasından dolayı dünyanın en kötü oyunlarından biri olmayı hak ettiğini düşünüyoruz.

8. Warcraft III: Reforged (2020) Neden Kötü Bir Oyun?

Warcraft III: Reforged, Blizzard'ın efsanevi strateji oyununu modernleştirme vaadiyle sunulan bir projeydi. Tanıtımlarda gururla gösterilen yenilenmiş oyun içi sinematikler ve modern arayüz, oyunun çıkış sürümünde tamemen ortadan kaybolmuştu.

Oyundaki hayal kırıklığı, sadece grafiklerle sınırlı değildi. Geliştirici ekip, orijinal Warcraft III istemcisini de zorla bu yeni sürümde güncelledi. Bu durum, oyuncuların yıllardır kullandığı eski versiyonun tamamen silinmesine yol açtı. 

Özel klan sistemleri, resmi turnuva altyapısı ve bölgesel liderlik tabloları gibi oyunun bel kemiği olan çevrimiçi özellikler bu yeni oyunda sistemden çıkarıldı. Ayrıca oyunun performans optimizasyonu da oldukça sorunluydu. Üst düzey ekran kartlarında bile FPS sorunları yaşanıyordu.

Tüm bu hatalar ve diğer saymakla bitiremeyeceğiz sorunlar sebebiyle, Warcraft III: Reforged, klasik bir başyapıtın maalesef nasıl bir teknik bir fiyaskoya dönüştürülebileceğini en iyi kanıtıdır. 

9. The Lord of the Rings: Gollum (2023) Neden Kötü Bir Oyun?

The Lord of the Rings fanı ve onunla ilgili her içeriği tüketen biri olarak, Gollum oyunu duyurulduğunda oldukça heyacanlanmıştım. Bir de oyunda Unreal Engine motoru kullanılacağının açıklanmasından sonra, tamam efsane bir oyun geliyor demiştim. Taa ki oyunu indirip, oynamaya başlayıncaya kadar.

Öncellikle oyunun karakter modelleri o kadar orantısızdı ki yılların Gollum'u bambaşka bir şeye dönüşmüştü. Ayrıca oyunun gizlilik mekanikleri de çalışmıyordu. Mesela bir düşman sizi kalın taş duvarların arkasında bile Superman gibi görebiliyordu. 

Oyun içi performans da çileden çıkarıyordu. Oyun ya sürekli çöküyor ya takılıyor ya da sürekli kayıt dosyaları bozuluyordu. Tüm bu eksiklikler benim gibi LOTR hayranları için büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. En sonuncusu ise The Rings of Power.

10. The Day Before (2023) Neden Kötü Bir Oyun?

Bu oyun sadece kötü bir oyun değil, oyun sektörünün en büyük dolandırıcılık vakalarından biri. The Day Before, yıllarca son teknoloji harikası, muazzam grafikli MMO hayatta kalma oyunu olarak pazarlandı ve istek listelerinde birinci sıraya yükseldi.

Ancak oyun erken erişimde piyasaya sürüldüğünde, tüm bu abartıların hazır oyun motoru kütüphanelerinden satın alınana hazır harita parçalarının özensizce birleştirilmesinden ibaret olduğu ortaya çıktı. 

Oyundaki tek problem bu da değildi. Oyun çıkar çıkmaz sunucu altyapısı çöküşü. Aynı zamanda oyunda envanter arayüzünü açtığınızda oyun çöküyor ve karakterler harita kaplamalarının altına düşüyordu.

The Day Before çıkışından dört gün sonra, oyunun geliştiricisi stüdyosu aniden kapandığını duyurdu. Steam, ise oyuncuları mağdur etmemek adına oyunu mağazadan kalıcı olarak sildi ve para iadesi gerçekleştirdi.

Bonus: Erzurum Neden Kötü Bir Oyun?

Yerli oyun sektörümüzün en tartışamalı yapımlarından biri olan Erzurum, bir potansiyeli nasıl heba edebileceğinizin en net kanıtıdır. Hayatta kalma türündeki bir oyun, ülkemizde çıkış yaptığı dönemde büyük bir beklenti yaratmıştı. Ancak sonuç, teknik bir enkaz. 

Oyunun en çok eleştirilen noktası, hazır oyun motoru kütüphanelerinden alınan materyallerin son derece baştan savma kullanılmasıydı. Çevre tasarımları, binalar, sobalar ve hatta cami modelleri bile hiç optimizasyon işleminden geçirilmeden doğrudan haritaya eklenmişti. 

Geliştiriciler bu vasat bölüm tasarımları, oyun performansını da yerle bir etti. En yüksek donanımlara sahip olan oyuncular bile, ani FPS düşüşleri ve takılma gibi sorunlar yaşadı. 

Oyun, oynanış açısından ise ünlü hayatta kalma oyunu The Long Dark'ın sığ bir kopyasından öteye gidemedi. Çatışma mekaniklerini vasatlığı, karakter animasyonlarının özensizliğiyle Erzurum sadece haritada saatlerce anlamsızca yürümek dışında hiçbir şey yapmadığınız bir oyun oldu.

Editörün Yorumu

Belirtmekte fayda var ki oyunlar da bir tür sanat eseridir ve sanat doğası gereği özneldir. Yani benim beğenmediğim ve bu listeye dahil ettiğim bir oyun sizin harika vakit geçirdiğiniz ya da potansiyeli olduğunu düşündüğünüz bir yapım olabilir. Peki sizin bu listede olması gerektiğini düşündüğünüz bir yapım var mı? Yorumlar kısmında benimle paylaşın ki listemizi güncellediğimizde bunu ekleyebilelim. Ayrıca dünyanın en iyi 10 oyununu listemize de göz atmayı unutmayın.

Oyun Editörü

Afyon Kocatepe Üniversitesi'nden mezun tarih öğretmeni ve aynı zamanda tutkulu bir oyuncu. Mesleğiyle hobisini birleştirerek oyunları farklı bir gözle değerlendiriyor. Tarihsel temalar, hikaye odaklı RPG'ler ve strateji oyunları tam onun alanı. Oyunları sadece eğlence aracı değil, kültürel bir anlatım biçimi olarak görüyor. Tamindir'de bu bakış açısıyla rehberler ve incelemeler yazıyor.