Monitörler Gerçekten Sağlığa Zararlı mı Yoksa Bu Bir Efsane mi?

Monitörler Gerçekten Sağlığa Zararlı mı Yoksa Bu Bir Efsane mi?

Günümüzün büyük bir kısmının artık ekranlar karşısında geçtiği bir gerçek. Hem bilgisayar başında hem de akıllı telefon, tablet gibi taşınabilir cihazlar karşısında geçirdiğimiz bu vakit, elbette ekranların bizlere verdiği zarara dair akıllara soru işaretleri getiriyor. Ancak bahsedilen bu zararların büyük bir kısmının birer efsane olması ve dilden dile dolaşması, ortadaki dezenformasyonun da giderek artmasına neden oluyor. Sizler için monitörlere ve ekranlara dair bilinen tüm efsanelerin aslında birer yalan olduklarını kanıtlamaya çalışacağız.

Karanlık Odada Monitör Kullanmak Gözleri Bozar

Pek çoğumuz hem annelerimizden hem de tanıdıklarımızdan bunu duymuşuzdur. Hatta bu söylentiyi o kadar ciddiye alıyoruz ki, neredeyse hiç bir zaman karanlık bir odada monitör kullanmıyor, odanın ışığını açık tutuyoruz. Ancak yapılan araştırmalar ve göz doktorlarının bilgilendirmelerine göre monitöre karanlık bir yerde bakmanın herhangi bir göz bozucu etkisi yok.

Ancak bu iş tamamen zararsız da değil. Zira karanlık bir odada monitöre bakanların, gözlerini daha az kırptıkları ve bunun da göz kurumasına neden olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor. Dolayısıyla kısa bir süre sonra gözde kızarma, şişlik, acıma ve ağrılar ortaya çıkabiliyor, bunun çok uzun süre devam etmesi halinde bu rahatsızlıklar başka rahatsızlıklara evrilebiliyor. Dolayısıyla bu durum gözleriniz için iyi değil ancak direkt olarak göz bozukluğuna sebep olduğunu söylemek de mümkün değil.

Ekrana Çok Yakın Durmak da Gözleri Bozar

Aslında bu efsanenin ortaya çıkmasının bir sebebi var. 1900'lü yılların ortalarında üretilen televizyonlar, şu anda güvenli kabul edilen sınırların 100.000 katına kadar radyasyon salınımı yapıyorlardı ve insanları ekranın dibinde durmaktan uzak tutabilmek için yakından bakmanın gözleri bozduğu efsanesi bizzat üreticiler tarafından halka yayılmış. Böylelikle TV izleyenlerin radyasyondan uzak kalmaları sağlanmış.

Lakin ekranın yakınında durmanın en büyük etkisi, doğru oturuş pozisyonuna sahip olmamaktan dolayı sağlık sorunlarının oluşması. Çok yakından ekrana bakarken boynumuzun, omzumuzun ve diğer bölgelerimizin duruş pozisyonu yanlış oluyor ve bu ilerleyen zamanlarda çeşitli fiziksel rahatsızlıklara sebep oluyor. Ekrana uzaktan da yakından da baksanız çok uzun sürelerle gözünüzü ayırmamanız hali hazırda göz kuruması, ağrılar, kızarma gibi etkiler yaratsa da bunların göz bozukluğu ile direkt ilgisi yok.

Monitörler Uzun Vadede İlla ki Göz Bozukluğuna Sebep Olurlar

Şu anda her gün ekran kullananların gözlerinin bozulacağı ya da kör olacaklarına dair bir kanıt mevcut değil. Çok uzun süreyle tek bir noktaya bakmanın göz kaslarının koordinasyonunda sorunlar yarattığı belirtiliyor ancak bunun bile somut bir kanıtı yok.

Ekrana çok uzun zaman bakmak az önceki maddelerde de bahsettiğimiz gibi göz kuruluğu gibi sonuçlar doğurabiliyor ancak bunlar biraz daha geçici rahatsızlıklar denilebilir.

Monitörler Diyabet ve Depresyona Sebep Oluyor

Uzmanların medyada yayınladıkları makaleler, herşeyi basit bir sebebe dayandırmak üzerine kurulu ve son senelerde yeni günah keçimiz bilgisayarlar ve akıllı telefonlar olduklar. Bu cihazları kullananların depresyone girdikleri, diyabet hastası oldukları ve obezite ile boğuştukları zaman zaman medyada açıklanıyor.

Ancak işi esası, son yirmi yılda yaşanan hayat tarzı değişiminin bütününden kaynaklanıyor. Hareketli bir yaşam tarzından daha hareketsiz bir büro hayatına doğru ilerleyişimiz, tüm sağlık problemlerimizin esas sebebi. Yani bilgisayar olmayan bir masada da bütün gün oturursanız kilo almaya başlar ve bu kilodan kaynaklı ruhsal ya da fiziksel sorunlarla boğuşmaya başlarsınız. Uzmanlar bu sorunun üstesinden gelmek için günlük sporun aksatılmaması gerektiğini ve sandalyede saatlerce oturmamayı öneriyorlar.

Monitörler Kanser Sebebidirler

Monitörler ve kanser arasındaki ilişkiyi kanıtlamaya çalışan araştırmalar, genellikle korelasyonun her zaman doğru sebeplendirmeye sebep olmayabileceğini unutuyorlar. Ekranı çok kullananların daha çok kanser olduklarına dair araştırmalar mevcut ancak bu araştırmalar monitör kullanımı haricindeki hayat tarzı farklılıklarını maalesef gözardı ediyor ve tam anlamıyla eşit gruplar üzerinde araştırma yapmıyorlar.

Halbuki son yıllarda kanser vakalarının daha sık ortaya çıkmasının bazı sebepleri var:

  • Hazır ürünler tüketiyor, işlenmiş gıdalarla besleniyoruz.
  • Hareketsiz yaşam tarzı kanser olasılığını arttırıyor.
  • Daha uzun yaşıyoruz, daha uzun bir yaşam daha fazla kanser riskini beraberinde getiriyor.

Dolayısıyla ekranların tek başına kanser sebebi olduklarını söylemek imkansız. Ancak ekrana bütün gün kilitleniyor ve yerinizden hiç kalkmıyorsanız kansere bir adım daha yakınsınız fakat bu kanserin kaynağı monitör değil hareketsizlik.

Ekran Işığı Uyku Kalitesini Düşürüyor

Aslında ekran ışığı gerçekten de uyku kalitesini düşürüyor ancak bu durum sadece ekranlara özel bir şey değil. Günlük hayatımızda devamlı olarak yapay ışıklara maruz kalıyoruz ve yapay ışıklandırmalar uyku kalitemizin düşmesinin esas sebebidirler. Tabii ki ekranların yaydığı yapay ışık da bunların tuzu biberi oluyor.

Yapılan araştırmalar, yapay ışıklar içerisinde özellikle de beyaz ve mavi renkli ışıkların melatonin seviyemizi düşürdüğünü gösteriyor ve bu hormonun seviyesinin düşmesi ise uykumuzun gelmesine engel olarak hayat kalitemizi aşağı çekiyor. Bilgisayar ekranlarından gelen mavi ışınları engelleyen bazı gözlükler mevcut ve F.lux gibi uygulamalar ise ekranın ışığını daha turuncu sarı kırmızı tonlarına çekerek kullanıcıları bu ışınlardan korumaya çalışıyorlar.

Tüm bu maddelerimiz içerisinde sonuncusunun belli bir doğruluk payı olduğu kesin. Ancak odalarımızdaki yapay ışıklandırmaların dahi hayat kalitemizin düşmesine sebep olduğunu unutmamalı.

YORUMLAR