İnsanlar da Tıpkı Semenderler Gibi Vücutlarının Zarar Görmüş Bölgelerini Yenileyebiliyor

Semenderler, iki yaşamlı canlılar grubuna giren ve kaybettikleri uzuvlarını tekrar büyütebilme gibi kendilerini yenileme kapasiteleri bulunan canlılardır. Her ne kadar selemenderlerin bu özelliği insanlarda tam olarak yer almasa da yapılan bir araştırma, buna benzer bir durumun insanlarda da bulunduğunu ortaya çıkardı.

Science Advances’ta yayınlanan araştırmaya göre insan vücudu, yıpranmış ya da zarar görmüş kıkırdakları kendi kendine tamir edebiliyor. Bu süreç, tıpkı kaybettikleri uzuvlarını tekrar büyütebilen canlılardaki gibi işliyor. İnsan vücudunun böyle bir kapasitesinin bulunması ise tıbbi açıdan eklem sorunları yaşayan insanların derdine çare olmak için yeni tedaviler geliştirilmesinde işe yarayabilir.

Aksolotl ve zebra balığı gibi hayvanlar da vücutlarının farklı bölgelerinin yenilenmesini sağlayabiliyorlar. Özellikle aksolotllar; uzuvlarını, organlarını ve hatta beyinlerinin bazı bölümlerini yenileyebilmeleriyle ilgi çekiyorlar. İnsanlarda kaybedilen uzvun tekrar büyümesi gibi durumların gerçekleşmesi şimdilik olanaksız olsa da en azından eklem yerlerindeki kıkırdakların kendini tamir etmesi, tıbbi açıdan oldukça fayda sağlayacaktır.

Yapılan araştırmada kıkırdak proteinlerinin yaşının, içinde bulundukları bölge ile bağlantılı olarak değiştiği keşfedildi. Kolajen de dahil olmak üzere kıkırdak proteinlerinin bileklerde genç, dizlerde orta yaşlı ve kalçalarda ise yaşlı oldukları ortaya çıktı. Bunun önemli olmasının nedeni ise bu durumun uzuvlarını yenileyebilen hayvanlarda da görülebiliyor olması. Kendini yenileyebilen hayvanlarda doku tamiri daha çok kuyruk ve ayak ucu gibi uç bölgelerde daha aktif olarak gerçekleşiyor.

İnsanlarda bulunan bu yenileyici süreç, mikroRNA olarak bilinen molekül tarafından düzenleniyor. İnsanın evrimleşmesi süresince oldukça faydalı olduğu kanıtlanan bu moleküle pek çok hayvanda da rastlanabiliyor. MikroRNA, özellikle uzuvlarını yenileyebilen hayvanlarda daha aktif olduğu için önem taşıyor.

Araştırmayı yöneten isimlerden olan Virginia Kraus, yapılan bu keşif sayesinde ilerde kireçlenme sorunu yaşayan hastalar için ümit vadeden bir terapi yöntemi geliştirilebileceğini söylüyor. Hatta MikroRNA sayesinde ilerde insanlarda uzuvların yenilenmesi bile mümkün olabilir.