Akıllı Telefonlardaki Kamera Özellikleri Ne Anlama Geliyor?

Hızla gelişen akıllı telefonlardaki kamera özellikleri ne anlama geliyor? Bu rehberimizde merak edilen detaylara daha yakından göz atacağız.

Akıllı Telefonlardaki Kamera Özellikleri Ne Anlama Geliyor?

Akıllı Telefonlardaki Kamera Özellikleri Ne Anlama Geliyor? - Gündelik hayatımızda yanımızdan ayırmadığımız akıllı telefonlarımızın kameraları daha yetenekli hale geldikçe, teknik fotoğrafçılığın jargonu gitgide ön plana çıkmaya devam ediyor. Nitekim akıllı telefon üreticileri teknik özellikler hakkında övünmeye devam ettiği sürece, pek çok kişi tüm bu yaygaranın ne için koptuğunu merak etmeye devam edecektir.

Bu rehberimizde akıllı telefonların teknik özellik listesinde gördüğümüz bazı teknik detayların ne anlama geldiğini ve ne işe yaradığını daha detaylı olarak inceleyeceğiz.

Akıllı Telefonlardaki Kamera Özellikleri ve Anlamları!

Şimdi, akıllı telefonlarda denk geldiğimiz teknik detayların ne olduğuna ve ne anlama geldiğine daha yakından göz atalım.

1- Diyafram Açıklığı / f Değeri

Diyafram Açıklığı, denklanşör hızı ve ISO ile birlikte pozlama üçgeninin üç ayağından birisini oluşturur. Temelde merceğin önündeki deliğin ne kadar geniş olduğunu, dolayısı ile ne kadar ışığa izin verdiğini ifade eder. 

Denklanşör Hızı ışığın sensöre ne kadar süreyle çarpmasına izin verdiğini ölçerken, ISO ise sensörün ışığa karşı ne kadar hassas olduğunu belirtir.

Tabii burada ufak bir ayrım daha var. Denklanşör hızı bir saniyenin kesirleri olmak üzere sezgisel bir ölçüm sistemi üzerine kuruludur. Diyafram ise f/1.6 f/11 ya da f/22 gibi f-stop yolu ile ölçülür. Konuyu daha kafa karıştırıcı hale getirmek istersek diyafram doğrusal bir ölçeğe sahip değildir: f-stop ölçüleri logaritmiktir.

Başka bir deyişle f/4'ten f/2'e geçmek kameraya giren ışık miktarını iki katına değil, dört katına çıkartır. Işık miktarını iki katına çıkartmak için f/2.8'e geçmeniz gerekir. Kısaca özetlersek f değeri düşerse görüntüler daha parlak hale gelirken, yükselirse görüntüler daha karanlık hale gelir.

- f değeri düştükçe diyafram genişliği artar.

- Daha geniş diyafram, daha düşük ışıkta daha iyi fotoğraf çekebilmenize olanak sunar. 

- f-stop bir lensin gerçek odak uzaklığından hesaplanır. Örneğin iPhone 11 Pro'da yer alan telefoto lens f/2 diyafram açıklığında 52mm odak uzaklığına sahip bir sensör. Bu, ışığın 1 inç genişliğindeki delikten geçeceği anlamına gelir.

Gördüğünüz üzere işler şimdiden fazlası ile karıştı ancak akıllı telefonlarda zaten sabit diyaframlı lensler bulunduğu için, onları etkili bir şekilde kullanabilmek adına bunları tam olarak anlamanıza gerek yok. Yani otomatik ayarlarda denklanşör butonuna basmak yeterli olacaktır.

Ancak akıllı telefonunuzda profesyonel bir kamera yazılımı kullanacaksanız ya da daha kaliteli fotoğraflar çekmek istiyorsanız bunları bilmek avantajınıza olacaktır. Şimdi, bir sonraki madde ile devam edelim.

huawei-kendi-cip-fabrikasini-kuruyor-iddiasi

2- Çözünürlük / MP

Çözünürlük, insanların fotoğraflardan bahsederken sıklıkla kullandığı, ve bazen yanlış bir şekilde etrafa saçtığı, bir terimdir. Bu kavram, bir görüntüdeki piksel sayısı kadar siyah beyaz değil. 

Çok sayıda megapiksel içeren görüntüleri yüksek çözünürlüklü olarak adlandırmak uygun ancak bazen yanlış bir adımdır. Çözünürlük bir görüntüdeki piksel sayısının ötesine geçtiği için bunu piksel çözünürlüğü ya da piksel yoğunluğu olarak adlandırmak daha uygun olacaktır.

Teknoloji şirketleri reklamlarında ya da diğer pazarlama alanlarında büyük sayıları ve kulağa hoş gelen kelimeleri kullanmayı severler. Aynı şey, kamera üreticileri için de geçerlidir. 

Her dijital kamera sensöründe küçük, çok küçük, fotositler vardır. Bunların her biri, tek bir piksel için birer sensördür. Işık bir fotosite çarptığında o pikselin hangi renk olması gerektiğini belirler. 

Açıkçası yüksek çözünürlüklü bir görüntü elde etmek için çok sayıda fotosite ihtiyacınız vardır. Örneğin bir milyon fotosit, size bir milyon piksel ya da bir megapiksel verecektir. Bu, 20 MP bir kamera ile yirmi milyon fotosite sahip görüntülerin çekildiği anlamına gelir.

Teknoloji son birkaç yılda her zamankinden daha fazla yol kat etti ve bir sensöre her zamankinden çok daha fazla fotositi sığdırmaya imkan verdi. Yine de bunun artıları ve eksileri vardı.

Bir sensör ne kadar megapiksele sahipse, oluşturabileceği görüntü de o denli büyük olur. Bu, özellikle net ayrıntılar isteyenler için iyidir. Öte taraftan bu, düşük ışık performansını kötü etkiler. Sensör boyutu değişmediği için 20 MP ve 50 MP kameraların her biri, aynı miktarda ışık alacaktır. Bu durumda 20 MP sensördeki fotositlerin her biri, 50 MP sensördekinden iki kat daha fazla ışık alır.

Tabii yüksek megapiksel, büyük dosya boyutu anlamına da geliyor. Örneğin DSLR ile çekilen 20 MP'lik görüntü genellikle 25 MB yer kaplar ancak 50 MP'lik görüntü 60 MB yer kaplar. Bu hem daha fazla depolama alanına ihtiyaç duyduğunuz, hem de bunları verimli bir şekilde düzenleyebilmek adına daha fazla işlem gücünün gerektiği anlamına gelir.

3- Odak Uzaklığı

Fotoğrafta odak uzaklığını, lenslerin birincil tanımlayıcısı olarak kullanırız. Objektif sonsuza odaklanırken, arka düğüm noktası ile lensin odak noktası arasındaki mesafedir. Neredeyse her zaman mm cinsinden hesaplanır. 

Tüm bunlar fazlası ile karmaşık görünüyorsa, endişelenmeyin. Temelde iyi fotoğraflar çekebilmek için odak uzunluğunun nasıl ölçüldüğüne derince hakim olmanız gerekmez.

Lensleri tanımlarken odak uzaklığını kullanmanın en önemli nedeni, o lensin görüş alanını tanımlamaktır. Bazı istisnalar olmasına karşın lensler genellikle 14 mm ile 600 mm arasında odak uzunluğuna sahip olur. Uzaklık ne kadar kısa olursa, görüş alanı o kadar geniş olur. Tersi şekilde uzaklık ne kadar uzunsa, görüş alanı o kadar dar olur. 

Kısaca bahsetmek gerekirse insan gözünün odak uzaklığı 40 mm ila 58 mm arasındadır. Bu, normal odak uzaklığı olarak adlandırılır. Direkt olarak ölçmesi zor çünkü kamera lensleri gözlerimizin mükemmel bir kopyası değil.

- Odak uzaklığı normal odak uzaklığından daha kısa olan herhangi bir lens, geniş açılı lens olarak adlandırılır. Görüntüdeki nesneler, gözünüzle gördüğünüzden daha küçük görünecektir.

- Odak uzaklığı normal odak uzaklığından daha uzun olan herhangi bir lens, telefoto lens olarak adlandırılır. Görüntüdeki nesneler, gözünüzle gördüğünüzden daha büyük görünecektir.

4- Sensör Boyutu

Temel noktada kamera sensörleri, farklı boyutlara sahiptirler. Örneğin akıllı telefonda yer alan bir sensör, DSLR kameradakinden çok daha küçük olacaktır. 

Sensör Boyutu, adından da anlayacağınız üzere gerçekten sensörün fiziksel boyutunu söyler. Genel bağlamda sensör boyutu büyüdükçe kalite artar ancak aradaki fark her zaman bu kadar berrak değildir.

Çok özel koşullarda çekimler yapmadığınız sürece aradaki farkı net olarak anlamanız kolay olmayacaktır.

5- Optik Zoom / Dijital Zoom

Zoom ya da Yakınlaştırma, reklam kampanyalarında duyduğunuzun aksine bir miktar daha karmaşıktır.

Aslında yakınlaştırma diye bir şey yok desek. Neyse kafa karıştırmayalım. 

Kısa anlamı ile mercek büyüme, odak uzaklığının ve sonuçta ortaya çıkan görüş alanının bir fonksiyonudur.

Odak uzaklığı daha küçük olan bir sensör, yukarıda da anlattığımız gibi, daha küçük bir görüş alanına sahiptir. Bu, uzaktaki nesnelerin daha kısa odak uzaklığına sahip bir mercekle göründüklerinden daha yakın, daha büyük görünmesini sağlar.

Zoom, genellikle kompakt kameralarla popüler hale geldi. Başlangıçta bir merceğin en kısa ve en uzun odak uzunlukları arasındaki orandı. Yani 10 mm - 100 mm lens 10x yakınlaştırma anlamına gelirken, 25 mm - 100 mm lens 4x yakınlaştırma anlamına geliyordu.

Ancak akıllı telefon üreticileri bu terimi biraz daha farklı kullanıyor. Örneğin iPhone 11 Pro'da 1x zoom, ana görüş alanı olarak kabul edilir. Eğer geniş açıya geçmek isterseniz bu, 0,5x zoom olarak isimlendiriliyor.

Optik Zoom bir merceğin fiziksel özelliklerinin uzaktaki nesneyi gerçekten büyütmesidir. Örneğin bir teleskop da optik zoom teknolojisinden faydalanır. Aya bir teleskoptan bakarsanız daha büyük görünür ancak kalitede kayıp yoktur.

Daha öncesinde de bahsettiğimiz gibi yakınlaştırma puslu ve belirsiz bir kavramdır. Dijital Zoom, bu belirsizlikten tam olarak yararlanır. Temelde dijital zoom, bir görüntüyü kırpar ve daha yakın görünmesini sağlar. Optik Zoom'dan ayrı olarak burada fiziksel bir olay yoktur ve hali ile görüntü kalitesinde kayıplar yaşanır.

Yani Optik  Zoom görüntüyü kayıpsız büyütürken, Dijital Zoom görüntü kalitesini düşürür. Yakınlaştırma artıkça, görüntü kalitesi aynı oranda düşer.

YORUMLAR