“Oyun Bağımlılığı” Bir Akıl Hastalığı Olarak Değerlendirilecek

Dünya Sağlık Örgütü, “Oyun Tutkunluğunu” Bir Akıl Hastalığı Olarak Değerlendirecek

"Dijital sağlık" başlıklı konulara ağırlıklı olarak odaklanılan çağımızda, özellikle oyun bağımlılığı ciddi bir rahatsızlık olarak sınıflandırılıyor. DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü), “Oyun Bağımlılığını” önümüzdeki Pazartesi günü yayınlanacak olan Uluslararası Hastalık Sınıflandırması'nın (ICD) 11. baskısında yer alacak yeni bir akıl sağlığı bozukluğu durumu olarak ilan etmeye hazırlanıyor.

DSÖ’den Dr. Vladimir Poznyak, teşhis için gerekli üç ana özelliği şöyle sınıflandırdı;

  1. “Bir kişinin oyun oynarken diğer faaliyetlerinin önüne geçmesi ve hayatını sadece oyun odaklı devam ettirmeye meyilli olması,
  2. Kişinin bu davranışlarını kontrol edememesi ve bu dürtüyü engelleyebilecek yapıya sahip olamaması. Olumsuz sonuçların ortaya çıkması durumunda bile, bu davranışa devam etmesi ve alışkanlığını tırmandırması, kalıcı ve tekrar eden davranış bozukluğu yaratması,
  3. Üçüncü bir özellik de kişinin, aile, sosyal, eğitimsel veya mesleki işleyişinde önemli sıkıntı ve bozulmalara yol açması olarak sıralandı.

DSÖ, bu davranış bozukluğu kategorisinin oyun oynamak için çok fazla zaman harcayan herkese uygulanacak geçici bir terim olmadığını da vurgulamaya özen gösterdi. “Dünyanın dört bir yanında bulunan milyonlarca oyuncu, yoğun bir biçimde oyun oynasalar bile, “oyun tutkunluğundan” muzdarip insanlar olarak asla nitelendirilemez” diyen Poznyak, tasvir edilen durumun genel olarak yaygınlığının “çok düşük” olduğunu da sözlerine ekledi. Genel olarak bu durum ile ilgili olumsuz bir teşhis yapılmadan önce en az bir yıl boyunca bu sıkıntıdan muzdarip bireylerin kontrol ve takip edilmesinin elzem olduğunu da ifade etti.

Oysa dünyadaki birçok sağlık kurum ve kuruluşu, bu tip bir sınıflandırmaya çok da sıcak bakmıyorlar. Bazıları ise iddia edilenin aksine oyun bağımlısı gibi görünenlerin çoğunun bu durumu bir tedavi olarak bile kullanabildiğini, durumu anksiyete ya da depresyon ile baş edebilme mekanizması olarak değerlendirmekte ve bu yöntemin en uygun yanıt olduğunu savunuyorlar.

YORUMLAR